Tüm Duyurular

    Kısa çalışma süresi hangi  kararla ve ne kadar süreyle uzatılmıştır?

    30 Haziran 2020 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/6/2020 tarihli ve 2706 sayılı Karar ile yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle daha önce uygulanan kısa çalışma süresi bir ay uzatılmıştır.

    Kısa Çalışma süresi hangi  işyerlerinde uzatılmıştır?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) kısa çalışma başvurusunda bulunmuş ve bu uygulamadan yararlanmış olan işyerlerinde kısa çalışma süresi bir ay uzatılmıştır.

    Kısa çalışma süresi hangi  işçiler için uzatılmıştır?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) kısa çalışma başvurusunda bulunmuş işyerlerinde daha önceaynı gerekçeyle uygulanmışkısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için ve aynı şartları (haftalık kısa çalışma süresi) aşmamak kaydıyla uzatılan kısa çalışma döneminde de yararlanılabilecektir.

    Örneğin bir işyerinde A, B ve C isimli üç işçi için Mart, Nisan ve Mayıs aylarında haftalık kısa çalışma süresi 30/45 oranında bildirim yapılmak suretiyle yararlanılmış ise aynı kişiler için aynı kısa çalışma süresince 1 Temmuz 2020 den itibaren bir ay daha yararlanılabilecektir.Bu süreyi azaltmak isteyen işverenler güncelleme talebinde bulunabilecektir.

    Kısa çalışma uzatma işlemi hangi  dönemler için yapılacaktır?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle daha önce uygulanan kısa çalışma süresi 30/6/2020 tarihinden önce (bu tarih dahil) sona ermiş olan işyerlerinde 1/7/2020 tarihi itibarıyla, devam edenler ise kısa çalışma bitiş tarihi itibarıylabir ay süreyle işyerinde kısa çalışma uygulanabilecektir.

    Örneğin kısa çalışma süresi 20/5/2020 tarihinde sona ermiş işyerinde kısa çalışma uzatma işlemi 1/7/2020 tarihi itibarıyla bir ay süre için yapılmış olacaktır. Kısa çalışma süresi 10/8/2020 tarihinde sona erecek işyerinde ise 11/8/2020 tarihinden itibaren bir ay süreyle uzatma işlemi yapılacaktır.

     

    Kısa çalışmanın uzatıldığı  dönem için başvuru yapılacak mıdır?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) kısa çalışma başvurusunda bulunmuş işyerlerinde daha önce yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle uygulanmış kısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için ve aynı şartları (haftalık kısa çalışma süresi) aşmamak kaydıyla kısa çalışma uzatma işlemi otomatik olarak İŞKUR tarafından yapılacaktır.

    Hem işverenlerin ve hem de işçilerin uzatma işleminin yapılması için  başvuru yapmalarına gerek bulunmamaktadır.

     

    Uzatılan kısa çalışma  döneminde işveren yeni bir işçi ilave edebilecek midir?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) kısa çalışma başvurusunda bulunmuş işyerlerinde daha önce yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle uygulanmış kısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için ve aynı şartları (haftalık kısa çalışma süresi) aşmamak kaydıyla kısa çalışma uzatma işleminden yararlanılabilecektir.

    İşverenlerce Kovid-19 gerekçesiyle daha önce kısa çalışma uygulamasından yararlanmış işçilerin dışında yeni bir işçi ilave edilmesi veya daha önce yararlanılan haftalık kısa çalışma süresinin artırılması imkanı bulunmamaktadır.

    Daha önce uygulanan kısa  çalışma döneminde Yasaya aykırı bir şekilde işçi çıkartılan ve bu nedenle kısa  çalışma uygulaması durdurulmuş işyerlerinde kısa çalışma süresi uzatılacak  mıdır?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle uygulanan kısa çalışmadan yararlanabilmek için 4857/25-II kapsamı dışında bir gerekçeyle işveren tarafından işçi çıkartılmamış olması gerekir. Bu hükme aykırı işçi çıkartılmış olması nedeniyle kısa çalışma uygulaması durdurulan işyerlerinde uzatma işlemi yapılamayacaktır.

    Yeni bir hak sahipliği  olmadığı için kalan işsizlik ödeneği süresince kısa çalışma uygulamasından yararlananlar  uzatılan dönemde da yararlanabilecekler midir?

     

    Kısa çalışma ödeneği süresi işsizlik ödeneği süresinden mahsup edilmeyeceği için kalan işsizlik ödeneği süresini aşmamak kaydıyla bu işçiler de kısa çalışma uygulamasından yararlanabilecektir.

    Daha önce uygulanan kısa  çalışma döneminde işten çıkan veya emekli olanlar da uzatılan kısa çalışma  uygulamasından yararlanabilecek midir?

    Hayır

    Kısa çalışmanın uzatıldığı  dönemde ilk bir haftalık süre için kısa çalışma ödeneği ödenecek midir?

     

    Kısa çalışmanın uzatıldığı dönemde ilk bir haftalık süre için kısa çalışma ödeneği ödenebilecektir.

    Uzatılan dönem için yeni bir  uygunluk tespiti yapılacak mıdır?

    Kısa çalışma uygulamasının uzatıldığı bir aylık dönem için İş müfettişlerince yeni bir uygunluk tespiti yapılmayacaktır.

    Uzatma işleminden yararlanmak  istemeyen işverenlerin ne yapması gerekir?

    Kısa çalışma süresinin uzatılmasından yararlanmak istemeyen işverenler bu durumu bağlı olduğu İŞKUR birimine yazılı veya elektronik ortamda en seri şekilde bildirmesi gerekir.

    Kısa çalışma ödeneğinden  yararlanılan süre işsizlik ödeneği süresinden mahsup edilecek midir?

    Yeni koronavirüs(Covid-19) nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle uygulanmış olan dönemin tamamında (ilk üç ay ve uzatılan bir ay) ödenen kısa çalışma ödeneği süresi hak edilmiş işsizlik ödeneği süresinden mahsup edilmeyecektir.

    Kısa çalışmanın uzatıldığı  dönemde işçilerin prim ödeme süreleri bakımından hak kazanma şartlarını sağlayıp  sağlamadığı kontrolü yapılacak mıdır?

     

    Kısa çalışmanın uzatıldığı dönemde işçilerin prim ödeme süreleri bakımından hak kazanma şartlarını sağlayıp sağlamadığına ilişkin yeni bir kontrol yapılmayacaktır. Daha önce Kovid-19 gerekçeli yapılan kısa çalışma uygulamasından yararlanan işçiler için uzatma işlemi yapılacaktır.

    Kısa çalışmanın uzatıldığı  dönemde ne kadar kısa çalışma ödeneği ödenecektir?

     

    Kısa çalışmanın uzatıldığı dönemde de gün başına, daha önce Kovid-19 gerekçesiyle uygulanan kısa çalışma ödeneği döneminde ödenen günlük tutar kadar ödeme yapılacaktır.

    Kısa çalışma ödeneği ne zaman  ödenecektir?

     

    Kısa çalışmanın uzatıldığı döneme ilişkin ödemeler de ödemenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın beşinde yapılacaktır.

    Ödeme tarihini öne çekmeye Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı yetkilidir.

    Kısa çalışmanın uzatıldığı  dönemde genel sağlık sigortası primleri ödenecek midir?

     

    Evet

    Uzatılan kısa çalışma  döneminde nakdi ücret desteğinden yararlanılabilecek midir?

    Nakdi ücret desteğinden yararlanabilmek için kısa çalışma ödeneğine hak kazanılmamış olması gerekir. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneği ödenen dönem için nakdi ücret desteği ödenmesi imkanı bulunmamaktadır.

    İşyerinde fiilen kısa çalışma  uygulanmamasına rağmen işçilere kısa çalışma ödeneği ödendiğinin tespit  edilmesi halinde ne olacaktır?

     

    İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmektedir.


    30 Haziran 2020 tarih ve 31171 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2706 ve 2707 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları ile Kısa Çalışma Ödeneği, Nakdi Ücret Desteği ve İşçi Çıkarma Yasağı 1 ay uzatılmıştır.

    2706 sayılı Cumhurbaşkanı kararını görüntülemek için tıklayınız

    2707 sayılı Cumhurbaşkanı kararını görüntülemek için tıklayınız

    Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen süre 30.09.2020 tarihine ertelenmiştir.

    VERBİS’E KAYIT SÜRELERİNİN UZATILMASI HAKKINDA DUYURU

    Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini gösteren Covid-19 virüs salgını nedeniyle bazı işyerlerinin fiziksel olarak kapalı olduğu veya uzaktan / dönüşümlü çalışma modeli uygulandığı, bu nedenle veri sorumlularınca kişisel veri işleme envanteri hazırlama çalışmalarının yapılamadığı ve Veri Sorumluları Siciline (Sicil) kayıt yükümlülüğünün süresinde yerine getirilemediği gerekçesiyle Sicile kayıt sürelerinin uzatılmasına ilişkin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile muhtelif sektör temsilcileri tarafından Kuruma intikal ettirilen taleplerin değerlendirilmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/06/2020 tarihli ve 2020/482 sayılı Kararı ile;

    • Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 30.09.2020 tarihine,
    • Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilançosu 25 milyon TL’ den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.03.2021 tarihine,
    • Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.03.2021 tarihine,

    kadar uzatılmasına,

    • Anılan kararın Kurum internet sayfasında duyurulması ve Resmi Gazete’de yayımlanmasına

    oybirliği ile karar verilmiştir.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    İlgili KVKK Duyurusunu görüntülemek için tıklayınız


    Muhasebeciler Etik İkilemde Kaldıklarında Hangi Yöne Gidecekler? Örnek Olay-1 görüntülemek için; https://trmb.app/E4hf

    Temel İlkeler ile Uyuma Yönelik Tehditler Nelerdir? Örnek Olay-2 görüntülemek için; https://trmb.app/E4hh

    Tehditleri Değerlendirmede Üçüncü Taraf Testi Nasıl Uygulanır? Örnek Olay-3 görüntülemek için; https://trmb.app/E4hj

    Tehditleri Ele Almada Nasıl Bir Yol İzleriz? Örnek Olay-4 görüntülemek için; https://trmb.app/E4hl

    Bağımsızlık, Örnek Olay-5 (IESBA Etik Kurallar) görüntülemek için; https://trmb.app/E4lt



    İçişleri Bakanlığı’nın Genelgesine göre;

    20 Haziran C.tesi 09.00-15.00

    27 Haziran C.tesi 09.30-15.00

    28 Haziran Pazar 09.30-18.30 saatleri arasında tüm vatandaşlar için sokağa çıkma yasağı uygulanacaktır.

    Ancak Genelgenin 9-t fıkrası gereği Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ile çalışanları bu uygulamadan muaf tutulmuşlardır.

    İlgili Genelgeyi görüntülemek için tıklayınız

    Mücbir Sebep Kapsamında olmayan Kurumlar Vergisi Mükelleflerinden e-DEFTER BERATLARINI aylık gönderme tercihinde bulunanlar için ŞUBAT-2020, Üç Aylık Gönderme tercihinde bulunanlar içinse OCAK-ŞUBAT-MART/2020 dönemlerine ait olanları 19 Haziran 2020’ye (yarın) kadar sisteme yüklemeleri gerekmektedir. 2020 e-Defter Berat Gönderme Takvimi aşağıda belirtilmiştir.


    5786 sayılı Yasa ile değişik 3568 sayılı Yasa ve 19 Ağustos 2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre,düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yapılacaktır.

    Katılımcılar, Sınava Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri sınavdan 1 hafta önce http://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    2020/2 Dönemi, SMMM Sınav Tarihleri : 26-27 Eylül 2020

    İlk kez katılacaklar için başvuru tarihleri: 15.06.2020 - 20.07.2020

    Tekrar katılacaklar için başvuru tarihleri: 20.08.2020 - 07.09.2020

    İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların, 20.07.2020 tarihi itibariyle stajlarını fiilen tamamlamış olmaları (Stajdan sayılan hizmetler, stajdan sayılan kurslar v.b.) gereklidir.

    İlk kez sınava katılmak için TEOS üzerinden başvuru yapacak adaylardan başvuru sırasında; sınav koşullarını sağladıklarını ve daha sonra TESMER tarafından duyurulacak tarihler arasında, staj ve sınava ilişkin evraklarını serbest muhasebeci mali müşavirlik sınav dosyası ile bağlı oldukları Odalara teslim edeceklerine ilişkin taahhütname istenecektir.

    Daha önce sınav başvuru onaylanmış, sınav süresi devam eden adaylardan tekrar sınava girmek isteyenlerin ise TEOS üzerinden başvuru yapmaları yeterlidir.

    SMMM Sınavına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    04 Temmuz  - 13 Temmuz 2020 tarihlerinde yapılacak olan 2020-1 Dönem YMM Sınavı ile ilgili duyuruya aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    Katılımcılar, Sınav Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı, süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınava Giriş Belgeleri, sınavdan bir hafta önce htttp://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.


    5786 sayılı Yasa ile değişik 3568 sayılı Yasa ve 19 Ağustos 2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre,düzenlenen Yeminli Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara'da yapılacaktır.

    Katılımcılar, Sınava Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri sınavdan 1 hafta önce http://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    2020/2 Dönemi, YMM Sınav Tarihleri : 19-28 Eylül 2020

    İlk kez katılacaklar için başvuru tarihleri: 15.06.2020 - 20.07.2020

    Tekrar katılacaklar için başvuru tarihleri: 15.08.2020 - 31.08.2020

    İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların, 20.07.2020 tarihi itibariyle sınava katılım için gerekli olan hizmet sürelerini fiilen tamamlamış olmaları  gereklidir.

    Sınav başvuruları ön başvuru şeklinde TESMER Otomasyon (TEOS) üzerinden alınacaktır

    İlk kez sınava katılacak adayların TEOS üzerinden ön başvuru yaptıktan sonra bu belgenin yazıcı çıktısını, sınav başvuru dosyası ile birlikte PTT veya kargo yolu ile TÜRMOB başkanlığına göndermeleri gerekmektedir.

    Sınav süresi devam eden adaylardan tekrar sınava ve tekrar sınava katılacak adayların ise TEOS üzerinden başvuru yapmaları yeterlidir.

    YMM Sınavına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    ÖNEMLİ DUYURU (GİB’den yapılan açıklama)

    518 sayılı VUK Genel Tebliğin 5 inci maddesinde yer alan 65 YAŞ ÜZERİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI nedeniyle mücbir sebep kabul edilen ve süresinde verilmeyen dönemlere ait beyanname ve bildirimler sokağa çıkma kısıtlamasının sona erdiği 1/6/2020 tarihini takip eden 15 inci gün olan 16/6/2020 günü sonuna kadar verilecek, bu beyanname ve bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergiler de aynı sürede ödenecektir.

    İlgili TÜRMOB Yazısını Görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili GİB duyurusunu görüntülemek için tıklayınız

    Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 518)’i görüntülemek için tıklayınız.

    − 5510 sayılı Kanunun Ek 17’nci maddesi kapsamında 2018/Mart ayı/dönemi ve öncesine ilişkin yasal süresi içinde (1/6/2018 ve öncesi) teşvikten yararlanma veya teşvik değişikliği talebinde bulunan işverenlerin, bu başvurularına ilişkin iptal/asıl/ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini, en geç 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih d ahil) “e-SGK / İşveren/E-Bildirge V2 / Aylık Prim Hizmet Belgesi Girişi” ekranları vasıtasıyla SGK’ ya göndermeleri gerekmektedir.

    − 2018/Nisan ayı ve sonrasına ilişkin olmak üzere geriye yönelik teşvikten yararlanma veya teşvik değişikliği için;

    Altı aylık yasal süre içinde SGK’ ya başvurduğu halde talepte bulunduğu aylara ilişkin asıl/ek/iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini 1/6/2020 tarihi itibariyle halen sisteme yüklemeyen işverenlerin, söz konusu asıl/ek/iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini, en geç 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) sisteme yüklenmesi gerekmektedir

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2020/125) görüntülemek için tıklayınız.

    1- Mücbir Sebep Kapsamında Olmayan Kurumlar Vergisi Mükelleflerinde, Aylık berat gönderme tercihinde bulunanlar için Şubat/2020 ile üç aylık tercihte bulunanlar için ise Ocak-Şubat-Mart/2020 dönemlerine ait e-defter beratları 19 Haziran 2020 tarihine uzatılmıştır. (Tüm Mükellefler için uzamış oldu)

    2- Bilindiği gibi Gelir Vergisi Mükellefleri ile Mücbir Sebep Kapsamındaki Kurumlar Vergisi mükelleflerinin bu dönemlere ait e-defter beratları 518 sayılı tebliğ ile 27/07/2020 tarihine ertelenmişti.

    3- Mücbir Sebep Kapsamında olmayan Kurumlar Vergisi Mükellefleri Aralık-2019 ve Ocak-2020 dönemlerine ait e-defter beratlarını 01 Haziran 2020 tarihine kadar göndermeleri gerekmektedir.



    Tarih:28/05/2020

    Sayı:VUK-131/2020-10


    T.C.

    HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

     

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/131

    Konusu:  Elektronik defter (e-Defter) uygulamasına dâhil olan ve 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebep halleri kapsamında yer almayan mükellefler tarafından 31 Mayıs 2020 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken, aylık tercihte bulunan mükellefler için Şubat/2020 ile üç aylık tercihte bulunan mükelleflerin Ocak-Şubat-Mart/2020 dönemleri e-Defterlerinin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması.

    Tarihi: 28/05/2020

    Sayısı: VUK-131/2020-10

     

    1. Giriş:

    Başkanlığımıza iletilen talepler doğrultusunda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 242 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak, elektronik defter (e-Defter) uygulamasına dâhil olan ve 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebep halleri kapsamında olmayan mükellefler tarafından, 31 Mayıs 2020 günü  (bu günün hafta sonu olması nedeniyle 1 Haziran 2020 günü) sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken, aylık tercihte bulunan mükellefler için Şubat/2020 ile üç aylık tercihte bulunan mükelleflerin Ocak-Şubat-Mart/2020 dönemleri e-Defterlerinin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması:

    e-Defter uygulamasına dâhil olan ve 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebepler kapsamında olmayan mükellefler tarafından, 31 Mayıs 2020 günü  (bu günün hafta sonu olması nedeniyle 1 Haziran 2020 günü) sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken, aylık tercihte bulunan mükellefler için Şubat/2020 ile üç aylık tercihte bulunan mükelleflerin Ocak-Şubat-Mart/2020 dönemleri e-Defterlerinin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 19 Haziran 2020 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

    Bekir BAYRAKDAR

    Gelir İdaresi Başkanı





    E-smm HAKKINDA

    E-İMZA SÜRECİ DEVAM EDEN SERBEST MESLEK ERBAPLARI e-SMM UYGULAMASINA İNTERAKTİF VERGİ DAİRESİ UYGULAMASI ÜZERİNDEN BAŞVURU YAPILABİLECEĞİNE DAİR GİB DUYURUSU YAYINLANMIŞTIR.

    İlgili GİB duyurusunu görüntülemek için tıklayınız.

    DUYURUYA GÖRE:

    1- e-smm başvuruları mükellefin portal üzerinden kendisi veya entegretör firma aracılığı ile 1 Haziran 2020 tarihine kadar yapılması gerekiyor.

    2- 1 Haziran 2020 tarihine kadar e-imzaya başvurmamış veya başvurduğu halde gelmemiş olanlar bu tarihi kadar (ivd.gib.gov.tr) uygulamasında yer verilen “Elektronik Serbest Meslek Makbuzu Başvuru Talebi” bölümünden yapabileceklerdir.

    3- 1 Temmuz 2020 tarihine kadar her halükarda e-imzanın temin edilip, bu tarihten itibaren makbuzların e-smm olarak düzenlemesi zorunlu olacaktır.

    4- 1 Haziran-30 Haziran arasında e-smm kullanmaya başlanılmadıysa Serbest Meslek Makbuzları kağıt ortamında kesilebilecektir.

    e-Belge Başvurusunu Tamamlamayan Meslek Mensupları, Haziran Ayının Sonuna Kadar Serbest Meslek Makbuzlarını Kağıt Ortamında Düzenleyebilirler.

    e-SMM uygulaması, 01.06.2020 tarihinden itibaren serbest meslek faaliyeti gerçekleştirilen mükellefler için zorunlu olarak başlayacaktır. Yaşadığımız salgın sürecindeki kısıtlamalar nedeniyle özellikle e-İmza temini sürecinde bazı zorluklar yaşanmaktadır. 

    Ancak 509 sayılı VUK Genel Tebliğinde;•

    e-Belge uygulamalarına dâhil olan mükelleflerin, uygulamaya dâhil oldukları tarihin içinde bulunduğu ayın (e- Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamaları için 7’nci günün) sonuna kadar, söz konusu belgeleri kâğıt ortamda da düzenlemeye devam edebilecekleri,

    •Aynı işlem için e-Belge veya kâğıt ortamdaki belgelerinden sadece birinin düzenlenmesi gerektiği,

    •e-Belge uygulamalarına dahil olunan tarihin ait olduğu ayın sonundan (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamaları için 7’nci günden) itibaren, belgelerin e-Belge olarak düzenlenmesinin zorunlu olduğu ve kağıt ortamda belge düzenlenmesi halinde Kanunda yazılı cezaların tatbik edileceği, belirtilmiştir. Buna göre serbest meslek faaliyetinde bulunan mükelleflerin 30/06/2020 tarihinde kadar serbest meslek makbuzlarını kağıt ortamında düzenlemeleri mümkündür. Halen yapmamış olanlar için Haziran ayı sonuna kadar e-SMM başvurularının tamamlanması hususunu önemle hatırlatırız.

    22.05.2020


    Güncellenmiş 2020 Yılı Sınav Takvimini Görüntülemek İçin Tıklayınız

    Yeni koronavirüs salgını nedeniyle ertelenen 2020/1. Dönem YMM ve SMMM Sınav tarihleri belirlenerek, 2020 Yılı Sınav Takvimi güncellenmiştir.

    Bilindiği üzere, 14 – 15 Mart 2020 tarihlerinde yapılacak olan 2020/1. dönem Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavı’nın ve 4 – 13 Nisan 2020 tarihlerini kapsayan günlerde yapılacak olan 2020/1. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’nın yapılması yeni koronavirüs salgını nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmiştir.

    Yapılması ertelenen sınavların, 2020 yılı içerisinde yapılabilmesini sağlamak ve mevzuatta düzenlendiği şekli ile bir yılda tüm sınavları yapabilmek üzere, Yönetim Kurulumuzun 20/05/2020 tarih ve 19 sayılı kararı ile 2020 yılı sınav takvimi ekte yer alan şekilde yeniden düzenlenmiştir.

    Bu çerçevede;

    1. 2020/1. dönem Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavı, 11-12 Temmuz 2020 tarihlerinde yapılacak ve bu sınava daha önce sınava girme hakkı kesinleşen adaylar katılabilecektir. Adaylar,başvurularında tercih ettikleri sınav konularında ya da sınav illerinde değişiklik yapamayacak ve sınav başvurularını geri çekemeyeceklerdir.

    2. 2020/1. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı, 4-13 Temmuz 2020 tarihlerini kapsayan günlerde yapılacak ve bu sınava daha önce sınava girme hakkı kesinleşen adaylar katılabilecektir.Adaylar, başvurularında tercih ettikleri sınav konularında değişiklik yapamayacak ve sınav başvurularını geri çekemeyeceklerdir.

    3. 18 Temmuz 2020 tarihinde yapılacak olan 2020/2. dönem Staja Giriş Sınavı başvuruları ve 26 –27 Eylül 2020 tarihlerinde yapılacak olan 2020/2. dönem Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavı başvuruları, TESMER Otomasyon Sistemi (TEOS) üzerinden online olarak alınacak,adaylardan başvuruları sırasında taahhütname istenecek ve adayların yaşamın normal akışına dönmesinden itibaren TESMER tarafından duyurulacak tarihler arasında, staj ve sınava ilişkin evraklarını kayıtlı oldukları Odalara sunacaklardır.

    4. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Staja Giriş Sınavları 2020/2. dönem sınavından başlamak üzere Ankara ve İstanbul illerinin yanı sıra İzmir ilinde de yapılacaktır.


    TÜRMOB e-Dönüşüm Asistan Uygulaması ve Uygulama Yönlendirme Kılavuzu

    e-Dönüşüm Teknik Asistanı ile e-dönüşüm başvuru ve uygulamaları için gerekli tüm mali mühür, java gibi gerekli driverların otomatik kurulumu ve uygulama kılavuzu ile otomatik yönlendirmeler yapılmaktadır. Sayfa Meslek mensuplarının e-Dönüşüm Danışmanı olacak niteliktedir

    TÜRMOB e-Dönüşüm Kılavuz Uygulama sayfasını görüntülemek için tıklayınız

    TÜRMOB e-Dönüşüm Asistanını buradan indirebilirsiniz. 

    TÜRMOB Asistan Uygulaması Genel Kullanım videosunu görüntülemek için tıklayınız. | (Java, TÜRMOB e-İmza, Mali Mühür, e-Beyanname)


    TÜRMOB e-Dönüşüm asistan içeriği
    İçerik
    Açıklama
    Mali Mühür ve Java Kurumları
    ilekamusm.gov.tr adresinden almış olduğunuz mali mühür ve işletim sisteminize uygun Java kurulumları yapılmaktadır.
    TÜRMOB e-İmza ve Java Kurulumları
    ilewww.turmobeimza.com.tr adresinden almış olduğunuz e-İmza ve işletim sisteminize uygun Java kurulumları yapılmaktadır.
    GIB İmzalama Aracını Çalıştır
    Bildiğiniz üzere GIB İmzalama aracı Java desteği bulunmayan chrome tabanlı tarayıcılar ile e-defter, e-fatura vb. portal ekranlarında çalışma ve başvuru işlemlerini gerçekleştirmeyi sağlamaktadır.
    e-Beyanname Programı İndir
    İle ebeyanname.gib.gov.tr adresindeki ebeyanname programını bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
    Java Kurulumları
    İle bilgisayar işletim sisteminize uygun Java kurulumlarını gerçekleştirebilirsiniz.
    Akisp11.dll
    ile başvuru sırasında ihtiyaç duyulan (e imza ya da mali mührün sertifikasının okunamadığı durumlarda ilgili dosya çalıştırıldığında sistminzide gerekli ayarlamalar otomatik yapılmaktadır.


    e-İmzanızı anında odamızdan teslim alabilirsiniz

    TÜRMOB'un e-imza projesi kapsamında, odamız ile Elektronik Bilgi Güvenliği A.Ş. ( e-güven) arasında anlaşma imzalanmıştır.

    Anlaşma gereği e-imza almak isteyen meslek mensubu , aday meslek mensubu ve TÜRMOB üyesi olmayan gerçek kişiler (avukat, doktor, veteriner hekim gibi),

     www.turmobeimza.com.tr web sayfasından online başvuru ve ödemelerini gerçekleştirdikten sonra, odamıza bizzat kendileri gelerek hiç zaman kaybetmeden e-imzalarını teslim alabileceklerdir.

    TÜRMOB üyesi olmayan gerçek kişilerin başvuru sonrası sertifika sözleşmesini doldurarak odamıza teslim etmeleri gerekmektedir.

    Not: Yasa gereği e-imzanın kişinin kendisine teslim edilmesi zorunlu olduğundan başkası adına teslim alınması mümkün değildir.




    Ekteki İçişleri Bakanlığının Genelgesi ile 23-24-25-26 Mayıs 2020 tarihlerinde uygulanacak sokağa çıkma yasağından, genelgenin 3-v bendi ile SMMM meslek mensupları ile yanlarında çalışanlar muaf tutulmuşlardır.

    İlgili genelgeyi görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2020/117) görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET :

    1- 509 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği uyarınca serbest meslek kazancı elde edenlerden

    a) 1 Şubat 2020 tarihi itibarıyla faaliyetine devam etmekte olanlar 1 Haziran 2020 tarihinde,

    b) 1 Şubat 2020 tarihinden (bu tarih dâhil) itibaren faaliyete başlamış olanlar ise işe başladıkları ayı izleyen 3’üncü ayın sonuna,kadar e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına dahil olmak ve bu tarihlerden itibaren e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlemek zorundadırlar. 

    Mükellefler, e-Serbest Meslek Makbuzu Uygulamasından; e-İmza araçları ya da Kamu Sertifikasyon Merkezi’nden mali mühür temin etmek suretiyle, söz konusu Tebliğde açıklanan üç yöntemden kendilerine uygun olanı seçerek faydalanabilirler.

    2- 2019 hesap dönemine ait Kurumlar Vergisi beyannamelerinin 1 Haziran 2020 Pazartesi günü sonuna kadar verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin de aynı süre içerisinde ödenmesi gerekmektedir.

    3-2020 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin 28 Mayıs 2020 Perşembe günü sonuna kadar verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin de aynı süre içerisinde ödenmesi gerekmektedir. 

    4- 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebepler kapsamında olmayan kurumlar vergisi mükelleflerinin;

    ⎯ Aralık/2019, Ocak/2020 ve Şubat/2020 dönemlerine ait e Defterlerini 1 Haziran 2020 Pazartesi günü sonuna kadar,

    ⎯ Mart/2020 dönemlerine ait e-Defterlerini 30 Haziran 2020 Salı günü sonuna kadar,oluşturmaları ve imzalamaları gerekmektedir.

    5- Vergi levhalarının 01 Haziran 2020 günü sonuna kadar internet vergi dairesinden yazdırılması gerekmektedir


    Eskişehir Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, vatandaşların herhangi bir nedenle evlerinden ayrıldıkları andan itibaren evlerine tekrar geri dönünceye kadar maske takmalarının ikinci bir düzenlemeye kadar zorunlu hale getirildiği bildirildi.

    Açıklamada, vatandaşların alan, meydan, sokak ve iş yerlerinde maskesiz bulunmalarına izin verilmeyeceği, karara uymayanlara idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir.

    Sokağa çıkma yasağı kapsamından muaf tutulan meslektaşlarımızın ve personellerinin maskesiz olarak dışarı çıkmamalarını önemle belirtiriz.

    Odamızdan ücretsiz Maske ve Siperlik dağıtımı, 09.00-15.00 saatleri arası devam edecektir

    İŞKUR’dan kısa çalışma ödeneği alan mükelleflerin Nisan ayına ait Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi verilirken beyanname onaylanmadan önce SGK bildirgesindeki eksik günleri ile İŞKUR sisteminde KÇÖ olarak ödeme yapılan günlerin karşılaştırılması (kontrol edilmesi) daha sonraki süreçlerdeki düzeltme yapılması zorunluluğunun önüne geçecektir.

    İşkur işveren sistemindeki Kısa Çalışa Ödeneği Gerçekleşen Ödeme Raporunu https://esube.iskur.gov.tr/ adresinden işveren şifresi ile girerek kontrol edebilirsiniz.


    e-Dönüşüm Teknik Asistanı ile e-dönüşüm başvuru ve uygulamaları için gerekli tüm mali mühür, java gibi gerekli driverların otomatik kurulumu ve uygulama kılavuzu ile otomatik yönlendirmeler yapılmaktadır. Sayfa Meslek mensuplarının e-Dönüşüm Danışmanı olacak niteliktedir

    TÜRMOB e-Dönüşüm Kılavuz Uygulama sayfasını görüntülemek için tıklayınız

    TÜRMOB e-Dönüşüm Asistanını buradan indirebilirsiniz. 

    TÜRMOB Asistan Uygulaması Genel Kullanım videosunu görüntülemek için tıklayınız. | (Java, TÜRMOB e-İmza, Mali Mühür, e-Beyanname)


    TÜRMOB e-Dönüşüm asistan içeriği
    İçerik
    Açıklama
    Mali Mühür ve Java Kurumları
    ile kamusm.gov.tr  adresinden almış olduğunuz mali mühür ve işletim sisteminize uygun Java kurulumları yapılmaktadır.
    TÜRMOB e-İmza ve Java Kurulumları
    ile www.turmobeimza.com.tr  adresinden almış olduğunuz e-İmza ve işletim sisteminize uygun Java kurulumları yapılmaktadır.
    GIB İmzalama Aracını Çalıştır
    Bildiğiniz üzere GIB İmzalama aracı Java desteği bulunmayan chrome tabanlı tarayıcılar ile e-defter, e-fatura vb. portal ekranlarında çalışma ve başvuru işlemlerini gerçekleştirmeyi sağlamaktadır.
    e-Beyanname Programı İndir
    İle ebeyanname.gib.gov.tr adresindeki ebeyanname programını bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
    Java Kurulumları
    İle bilgisayar işletim sisteminize uygun Java kurulumlarını gerçekleştirebilirsiniz.
    Akisp11.dll
    ile başvuru sırasında ihtiyaç duyulan (e imza ya da mali mührün sertifikasının okunamadığı durumlarda ilgili dosya çalıştırıldığında sistminzide gerekli ayarlamalar otomatik yapılmaktadır.

    Sokağa çıkma yasağı muafiyet genelgesi” nda yaşanan belirsizlikler nedeniyle, Bakanlıkla yapılan görüşmelerde 65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan meslek mensupları için kısıtlamanın yurt genelinde devam ettiği, Genelge ile getirilen muafiyetin bu durum da olan meslek mensuplarını kapsamadığı belirtilmiştir.

    İçişleri Bakanlığının Genelgesi uyarınca meslek mensuplarının sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerde yapılan kontrollerde mesleki kimliklerini göstermeleri yeterli olup ayrıca bir izin belgesi almalarına gerek bulunmamaktadır.Meslek mensuplarının yanlarında çalışanlar için ise meslek mensuplarının aşağıdaki yazıyı düzenlemeleri, çalışanların bu yazı ile birlikte SGK İşe giriş bildirgelerini yanlarında bulundurmaları gerekmektedir

    Çalışanlara düzenlenecek yazı için tıklayınız

    TÜRMOB un ilgili yazısını görüntülemek için tıklayınız.

    Sokağa çıkma yasağı muafiyet genelgesi” nda yaşanan belirsizlikler nedeniyle, Bakanlıkla yapılan görüşmelerde 65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan meslek mensupları için kısıtlamanın yurt genelinde devam ettiği, Genelge ile getirilen muafiyetin bu durum da olan meslek mensuplarını kapsamadığı belirtilmiştir.

    İçişleri Bakanlığının Genelgesi uyarınca meslek mensuplarının sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerde yapılan kontrollerde mesleki kimliklerini göstermeleri yeterli olup ayrıca bir izin belgesi almalarına gerek bulunmamaktadır.Meslek mensuplarının yanlarında çalışanlar için ise meslek mensuplarının aşağıdaki yazıyı düzenlemeleri, çalışanların bu yazı ile birlikte SGK İşe giriş bildirgelerini yanlarında bulundurmaları gerekmektedir

    Çalışanlara düzenlenecek yazı için tıklayınız

    TÜRMOB un ilgili yazısını görüntülemek için tıklayınız.

    İçişleri Bakanlığı tarafından Valiliklere gönderilen son genelge ile Mali Müşavir meslektaşlarımız ve yanlarında çalışanlar 31 Mayıs tarihine kadar sokağa çıkma yasağından muaf tutulacaklardır. Yeni genelgeye göre Meslektaşlarımızın ay sonuna kadar sokağa çıkma yasağı olan günlerde işyerlerine gitmelerinde bir engel yoktur. Belirtilen günler için herhangi bir makamdan izin alınması zorunlu değildir, yanlarında bunları tevsik edici belgeleri bulundurmaları yeterlidir. (Vergi levhası, faaliyet belgesi, işe giriş bildirgesi vs). Uygulamada alınacak yeni kararlar ve gelişmeler olması halinde sizlere buradan ayrıca duyurulacaktır.

    İçişleri Bakanlığının ilgili genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

      

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/130

     

    Konusu: 18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması.

    Tarihi: 12/5/2020

    Sayısı: VUK-130/ 2020-9

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler ve sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması nedeniyle, Vergi Usul Kanununun mükerrer 28 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak 18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

    18 Mayıs 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 28 Mayıs 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır. Söz konusu uzatma, ilgili geçici vergi dönemi itibarıyla beyanname verme tarihi 18 Mayıs 2020 günü sonu olan özel hesap dönemine sahip mükellefleri de kapsayacaktır.

    Duyurulur.

     

    Bekir BAYRAKDAR  

    Gelir İdaresi Başkanı

     

    ÖZET

    510 sayılı Kanunun Ek 17’nci maddesi kapsamında 2018/Mart ayı/dönemi ve öncesine ilişkin yasal süresi içinde (1/6/2018 ve öncesi) teşvikten yararlanma veya teşvik değişikliği talebinde bulunan işverenlerin, bu başvurularına ilişkin iptal/asıl/ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini en geç 31/5/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) “e-SGK / İşveren/E-Bildirge V2 / Aylık Prim Hizmet Belgesi Girişi” ekranları vasıtasıyla SGK’ ya göndermeleri gerekmektedir. 31/5/2020 tarihinden sonra“e-SGK /İşveren/E-Bildirge V2 / Aylık Prim Hizmet Belgesi Girişi”ekran vasıtasıyla SGK’ ya gönderilecek iptal/asıl/ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgeleri/muhtasar ve prim hizmet beyannameleri işleme alınmayacaktır.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2020/112) görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET

    Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde değişiklik yapılarak Mücbir Sebep Döneminde KDV İade Uygulaması hakkında düzenleme yapıldı.

    1.Mücbir sebep kapsamında olsun veya olmasın,mükelleflerin KDV iade talebinde bulunabilmeleri için, söz konusu vergiye ilişkin beyannamelerin verilmesi ve bu beyannamelerde iadesi talep edilen KDV tutarının gösterilmesi gerekmektedir.

    2.İade talepleri nakden veya mahsuben yapılabilecektir.

    3.Yapılan kontroller sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından nakden ve mahsuben iade talepleri genel esaslara göre yerine getirilecektir.

    4. Buna karşılık alt mükelleflerin mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba - Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara ilişkin olarak ise belirli oranlarda teminat gösterilerek iade yapılabilecektir.

    5.Mahsuben iade taleplerinde KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba - Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara is abet eden kısmın mahsuben iadesi;

    ⎯HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %12,5’i oranında,

    ⎯İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %25’i oranında,

    ⎯HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranmayan iade taleplerinde % 50’si oranında, YMMraporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranan iade taleplerinde ise bu tutarın %120’si oranında teminat verilmesi halinde yerine getirilir.

    6. Nakden iade taleplerinde KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba - Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın nakden iadesi;

    ⎯HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %30’u oranında,

    ⎯İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %60’ı oranında,

    ⎯HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %120’si oranında teminat verilmesi halinde yerine getirilecektir

    7. KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda, yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara isabet eden nakden iade talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilecektir.

    518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4’üncü maddesinde yer alan KDV beyannamelerinin (uzayan) verilme tarihinin dolmasını müteakip bu bölümde yer alan düzenlemelerden yararlanılan iade taleplerine ilişkin olarak KDVİRA sistemi tarafından yeniden sorgulama yapılarak rapor üretilir ve mükelleflerin mücbir sebep kapsamındaki dönemlere ilişkin nakden ve mahsuben iade talepleri bu raporlar dikkate alınarak vergi dairelerince genel hükümler çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2020/110) görüntülemek için tıklayınız.









    ÖZET

    1) 15/3/2020 tarihinden sonra 4447 sayılı Kanunun 51’inci maddesi kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve aynı Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile işverenler tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere günlük 39,24 TL, aylık 1.177,2 TL nakdi ücret desteği verilecektir.

    2) Nakdi ücret desteğinden yararlanılabilmesi için ücretsiz izne ayrılan işçilere ilişkin aylık bildirimler,“https://uyg.sgk.gov.tr/IsverenSistemi” internet adresinden ücretsiz iznin verildiği ayı takip eden ayın 3’üne kadar işverence yapılmalıdır.

    3) 15/03/2020 tarihinden sonra iş sözleşmesi feshedilen ancak işsizlik ödeneği başvurusuna rağmen bu ödeneğe hak kazanamayan işsizlerin nakdi ücret desteği ödemeleri, ayrıca başvuru yapmalarına gerek bulunmaksızın İŞKUR tarafından re’sen gerçekleştirilir.

    4) Nakdi ücret desteğinden yararlanabilmek için;

    − 17/4/2020 tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin bulunduğu işveren tarafından 4857 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi uyarınca ücretsiz izne ayrılmak,

    − Kısa çalışma ödeneğinden yararlanmamak,

    − Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak,

    − SGK’ya 01, 04, 05, 06, 12, 14, 20, 29, 32, 35, 39, 52, 53, 54 veya 55 no.lu belge türlerinden bildirilmiş olmak,

    − Veya 15/3/2020 tarihinden sonra 4447 sayılı Kanunun 51’inci maddesi kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve yine aynı Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamamak,

    Şartlarının oluşması gerekmektedir.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2020/107) görüntülemek için tıklayınız.


    24 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken Şubat ve 27 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken Mart dönemine ait KDV Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 28 Nisan 2020 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır. 


    Tarih:21/04/2020

    Sayı:VUK-129/ 2020-8

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

      VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/129

    Konusu: 24 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Şubat ve 27 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mart (vergilendirme dönemi üç aylık olan mükelleflerin 2020/Ocak-Şubat-Mart dönemi dâhil) dönemine ait Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması.

    Tarihi: 21/4/2020

    Sayısı: VUK-129/ 2020-8

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler ve sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması nedeniyle, Vergi Usul Kanununun 17 ve mükerrer 28 inci maddelerindeki yetkiye dayanılarak 24 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Şubat ve 27 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mart (vergilendirme dönemi üç aylık olan mükelleflerin 2020/Ocak-Şubat-Mart dönemi dâhil) dönemine ait Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

    24 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Şubat ve 27 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mart (vergilendirme dönemi üç aylık olan mükelleflerin 2020/Ocak-Şubat-Mart dönemi dâhil) dönemine ait Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 28 Nisan 2020 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

    Bekir BAYRAKDAR

    Gelir İdaresi Başkanı





    Vergi Usul Kanunu 128 Nolu Sirküler ile;

    1- Mücbir sebep kapsamında olmayan kurumlar vergisi mükelleflerinin 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 1 Haziran 2020 tarihine uzatılmıştır.

    2- Basit Usul Mükelleflerin, 30 Nisan 2020 tarihine kadar Defter-Beyan Sistemine kaydedilmesi gereken 2020/Ocak-Şubat- Mart dönemine ilişkin alış ve giderler ile satış ve hasılatlara ilişkin kayıt süresi 31 Temmuz 2020 tarihine uzatılmıştır.


    Tarih: 20/04/2020

    Sayı: VUK-128/2020-7


    T.C.

    HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/128

     

    Konusu:  Elektronik defter (e-Defter) uygulamasına dâhil olanlar tarafından 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi ve ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2020/Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin olarak, Defter-Beyan Sistemine yapılması gereken kayıt süresinin uzatılması.

    Tarihi: 20/04/2020

    Sayısı: VUK-128/2020-7

    1. Giriş:

    Başkanlığımıza iletilen talepler doğrultusunda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 242 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak, elektronik defter (e-Defter) uygulamasına dâhil olan ve 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebepler kapsamında olmayan kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması ile ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2020/Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin olarak Defter-Beyan Sistemine 30 Nisan 2020 tarihine kadar yapılması gereken kayıt süresinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması:

    518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebepler kapsamında olmayan kurumlar vergisi mükelleflerinin 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 1 Haziran 2020 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    3. Ticari Kazançları Basit Usulde Tespit Edilen Mükelleflerin Defter-Beyan Sistemine Yapılması Gereken Kayıt Süresinin Uzatılması:

    30 Nisan 2020 günü sonuna kadar Defter-Beyan Sistemine kaydedilmesi gereken 2020/Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin alış ve giderler ile satış ve hasılatlara ilişkin kayıt süresi 31 Temmuz 2020 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

    Bekir BAYRAKDAR

    Gelir İdaresi Başkanı

    Tarih: 17/04/2020

    Sayı: VUK-127/ 2020-6

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

      VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/127

    Konusu: 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 hesap dönemine ait Kurumlar Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılması.

    Tarihi: 17/4/2020

    Sayısı: VUK-127/ 2020-6

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler nedeniyle, Vergi Usul Kanununun 17 ve mükerrer 28 inci maddelerindeki yetkiye dayanılarak; 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 hesap dönemine ait Kurumlar Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

    30 Nisan 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 hesap dönemine ait Kurumlar Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 1 Haziran 2020 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

    Bekir BAYRAKDAR

    Gelir İdaresi Başkanı





    * Kanunla getirilen yeni düzenlemeler:

    • Ücretsiz izne ayrılan, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan ve 15/3/2020 tarihinden sonra iş sözleşmesi feshedilen işçiler için üç ay süre ile günlük 39,24 TL işsizlik ödeneği işsizlik fonundan karşılanacaktır. İşçinin bildirilenin aksine işyerinde çalıştığının tespiti halinde işverene her bir işçi ve her ay için aylık asgari ücret tutarında ceza uygulanacaktır.

    • Covid-19 sebebiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirilecektir. İşverenin yanlış beyanı halinde yersiz ödemeler yasal faizi ile beraber işverenden tahsil edilecektir.

    • 4857 sayılı kanuna göre her türlü iş veya hizmet sözleşmesi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle işveren tarafından feshedilemeyecektir.

    • Sermaye şirketleri 30/9/2020 tarihine kadar; 2019 yılı net dönem kârının yalnızca % 25’ine kadarının dağıtımına karar verilebilecek, geçmiş yıl kârlarının ve serbest yedek akçeleri dağıtıma konu edemeyecek ve genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemeyecektir.

    • Faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunamayan işletmelerin yıllık ilan ve reklam vergileri ile yıllık çevre temizlik vergilerinin, faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunulamayan dönemlere isabet eden kısmı alınmayacaktır.

    • Ecrimisil ve benzeri ödemeler 6 aya kadar ertelenmektedir.
    • Belediyeler ve bağlı kuruluşlarının gelir vergisi tevkifatı beyan ve ödeme süreleri ile tüm SGK prim ödemeleri 3 ay ertelenmektedir.
    • Belediyeler ve bağlı kuruluşlarının su tüketimine bağlı alacakları erteleniyor.
    • Belediyelerden ruhsat almak ya da hat kiralamak suretiyle çalışan gerçek ve tüzel kişilere, toplu taşıma hizmetinin kesintisiz olarak yürütülebilmesiyle sınırlı olacak şekilde, 3 aylık süreyle ve meclis kararıyla; gelir desteği ödemesi yapabilecektir

    • Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (TEDAŞ) elektrik tüketiminden kaynaklanan vadesi 1/2/2020 tarihi itibarıyla geldiği ödenmemiş olan alacaklarının asılları yapılandırılmakta ve fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmektedir.

    • Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde yürütülen faaliyetlerin 4 ay süreyle Ar-Ge ve tasarım merkezleri dışında da yapılması imkanı getirilmektedir. Düzenleme 10/3/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2020/97) görüntülemek için tıklayınız.

    17 Nisan 2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı kanunu görüntülemek için tıklayınız



    Nisan ayı sonuna kadar doldurulması gereken Yıllık İşletme Cetvelini veremeyen mükellefler mücbir sebep bildirme ve işletme cetveli veri girişi erteleme taleplerini 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren e-devlet üzerinden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurmaları halinde bu süreyi 4 aya kadar uzatabileceklerdir.



    Kısa  Çalışma Ödeneğinde Örneklerle Bordro Uygulamalarına ilişkin TÜRMOB eğitim  videosunu izlemek için tıklayınız…

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, TOBB Başkanlığı,  Oda Başkanımızın ve TURMOB’un Katılımıyla gerçekleştirilen Kısa Çalışma Ödeneği  Uygulama Sorunları konulu Telekonferansın ayrıntılarıyla ilgili TURMOB Özel  Sirküleri görüntülemek için tıklayınız.

    Kısa Çalışma Ödeneği ile İlgili SGK'nın hazırlamış olduğu  Rehber(Soru-Cevaplı) görüntülemek için tıklayınız

    Kısa Çalışma Ödeneği Örnek Bordrolar görüntülemek için  tıklayınız 

    Kısa Çalışma Ödeneği Alanlar İçin Yeni Eksik Gün Kodu  Oluşturulmasıyla ilgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-93) görüntülemek için  tıklayınız.

    Zorlayıcı Sebepler Halinde Çalıştırılmayan Sigortalılara Ödenen  Ücretler ve Sigorta Primleriyle ilgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (  2020-90) görüntülemek için tıklayınız.

    Corona Virüs nedeni ile “Çalışma Hayatında Uygulanabilecek  Düzenlemelere İlişkin” TÜRMOB eğitim videosu

    Kısa Çalışma Ödeneği Başvurularında Dikkat Edilmesi Gereken  Hususlar (TÜRMOB Mevzuat Sirküleri 2020/82) görüntülemek için tıklayınız.

    Kısa  Çalışma Ödeneği Hakkında İş - Kur Duyurusu

    Kısa  Çalışma Ödeneği Başvuru Süreçleri ile İlgili Video

    Kısa Çalışma Ödeneği Başvurusu İle İlgili Yol Haritasını  Görüntülemek için tıklayınız

    İŞKUR Kısa Çalışma Ödeneği Talep Formunun Doldurulması Video  Görüntülemek için tıklayınız.

    İŞKUR Kısa Çalışma Ödeneği İşçi Listesinin Doldurulması Video  Görüntülemek için tıklayınız.

    Kısa Çalışma Ödeneği Hakkındaki TÜRMOB Sirkülerini (2020-71)   görüntülemek için tıklayınız.

    ÖZET

    518 sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile ilan edilen mücbir sebep haline ilişkin olarak mükelleflerin mücbir kapsamında olup olmadığının tespit edilmesine yönelik başvuruların şekli, komisyonların kurulması ile komisyonların çalışma usul ve esaslarına ilişkin 2020/3 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesi yayımlandı.

    1) Mükellefin ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla (24 Mart 2020) vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alınır. Ana faaliyet kodundan kasıt,mükelleflerin sicil kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek kodudur.

    2) Mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla belirlenen sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınır ve sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma göre düzeltilir.

    3) Bu kapsamdaki başvurular, "Ana Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu" eklenmek suretiyle İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden yapılır. Fiilen iştigal edilen ana faaliyet konusunu ispat etmeye ilişkin tüm belgeler bu Rapora eklenir.

    4) Ana faaliyet kodu değişikliği için; mükellefin esas alınmasını istediği ana faaliyet alanından elde ettiği brüt hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması gerekmektedir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-92) görüntülemek için tıklayınız.

    4 Nisan 2020 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 31089

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 1)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
    TEBLİĞ (SIRA NO: 8)

    MADDE 1 – 18/2/2017 tarihli ve 29983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “ç) Diğer maddeleri 1/7/2020 tarihinde,”
    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı müştereken yürütür.

    Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

    Tarihi

    Sayısı

    18/2/2017

    29983

    Tebliğde Değişiklik Yapan Tebliğlerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

    Tarihi

    Sayısı

    1-

    21/12/2017

    30277

    2-

    29/5/2018

    30435

    3-

    27/10/2018

    30578

    4-

    27/7/2019

    30844

    5-

    9/2/2020

    31034



    4 Nisan 2020 tarih ve 31089 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ilgili Tebliği görüntülemek için tıklayınız

     

    ÖZET

    Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) ilettiği 31.03.2020 tarihli yazıda, covid-19 virüsü nedeniyle sermaye şirketlerinin öz kaynaklarını korumasının önemine işaret edilmekte ve 28.11.2012 tarihli ve 28481 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliği'nin” 13/5. maddesine dayanılarak, “Kamunun iştiraki olan şirketler hariç olmak üzere, sermaye şirketlerinin 2019 yılı hesap dönemine ilişkin olarak bu yıl gerçekleştirilecek genel kurul toplantılarında gündeme alınacak nakit kâr payı dağıtımı kararlarında, geçmiş yıl kârlarının dağıtıma konu edilmemesi ve dağıtım tutarının 2019 yılı net dönem kârının %25'ini aşmaması ile yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmemesi...” şeklindeki Ticaret Bakanlığı duyurusunun tüm şirketlere yapılması istenilmiştir. 

    TOBB Genel Sekreterliği 01.04.2020 tarih ve 34221550-045.02-3392 sayılı yazısıyla Ticaret Bakanlığı’nın gereği için göndermiş olduğu bu duyuruyu tüm Oda ve Borsalara iletmiş bulunmaktadır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-87) görüntülemek için tıklayınız.

    SGK’YA ÖDENECEK SİGORTA PRİMLERİ ERTELENDİ

    ÖZET:

    SGK tarafından yapılan düzenlemeye göre; Ticari, zirai ve serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olanlar ile tarımsal faaliyette bulunup zirai kazanç elde edenler veya Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca mücbir sebep hali kabul edilen sektörlerde yer alan mükelleflere ait işyerlerinde 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işverenleri ile 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;

    − 2020/Mart ayına ait sigorta primlerinin son ödeme süresi 2/11/2020 tarihine, (31/10/2020 tarihi cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle),

    − 2020/Nisan ayına ait sigorta primlerinin son ödeme süresi 30/11/2020 tarihine,

    − 2020/Mayıs ayına ait sigorta primlerinin son ödeme süresi 31/12/2020 tarihine,

    − 65 yaşını doldurmuş olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren gerçek kişi işverenlerin/sigortalıların mücbir sebep dönemi boyunca tahakkuk edecek sigorta primleri, sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15. günün sonuna kadar 

    Ertelenmiştir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-86) görüntülemek için tıklayınız.

    Prim Ödeme Sürelerinin Ertelenmesi Hakkında SGK Duyurusunu görüntülemek için tıklayınız.

    Prim Ödemelerinin Ertelenmesi ile İlgili Açıklamaları görüntülemek için tıklayınız





    ÖZET:

    KDV Uygulama Genel Tebliğine göre 518 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen mükelleflerin kısmi tevkifata tabi alımlarında KDV tevkifatı uygulanmamaktadır.

    Bu mükellefler adına 01 Nisan 2020 – 30 Haziran 2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında satıcılar tarafından düzenlenecek belgelerde kısmi KDV tevkifatı yapılmayacaktır.

    Mücbir sebep kapsamında olmayan mükelleflerin, mücbir sebepten yararlanan mükelleflerden gerçekleştirdikleri kısmi tevkifat kapsamındaki alımlarında ise KDV tevkifatı uygulaması devam etmektedir.

    Mücbir sebep halinin tam tevkifata tabi işlemlerde tevkifat uygulamasına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-85) görüntülemek için tıklayınız.

    Kurumlar Vergisi Beyanname Düzenleme Rehberi ve Kurumlar Vergisi Beyanname Düzenleme Sunu eğitim dokümanı yayınlanmıştır. İlgili belgelere aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ve http://see.tesmer.org.tr adresli internet sitesindeki “Kurumlar Vergisi 2020” başlığından ulaşabilirsiniz.


    1-Mali Müşavirlik Mesleki Şirketlerin Mücbir Sebep Kapsamına alınması gerektiğine dair HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI’na gönderilen talep yazısı

    2-Nisan ve Mayıs aylarına ait tüm beyan ve bildirimlerin 27/07/2020 tarihine ertelenmesi ile ilgili HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI’na gönderilen talep yazısı

    3-SGK’na yapılan bildirimler ve ödemelerinin ertelenmesi talebine ait yazısı

    4-Ekonomi Bilim Kurulu Kurulması ile ilgili HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI’na gönderilen öneri yazısı

    5-Yıllık İşletme Cetvellerinin ileri tarihe ertelenmesi ile ilgili SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI’na gönderilen talep yazısı

    6-Kısa Çalışma Ödeneğinde Tespit Edilen Sorunlarla ilgili TOBB’a gönderilen yazısı

    7-Kısa Çalışma Ödeneğinde Tespit Edilen Sorunlarla ilgili İŞKUR’a gönderilen yazısı

    8-Kısa Çalışma Ödeneğinde Tespit Edilen Sorunlarla ilgili AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’na gönderilen yazısı


    MÜCBİR SEBEP UYGULAMASI

    Tüm Dünyada yaşanmakta olan salgın hastalık nedeni ile Ülkemizde de Bazı Vergi Beyannameleri ve bildirimlerin verilme ve ödeme tarihleri ertelenmiştir.

    Ertelemeye ilişkin düzenlemeleri içeren 518 Seri numaralı VUK Genel Tebliği; 24.04.2020 gün ve 31078 Mükerrer Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

    MÜCBİR SEBEP:

    518 Sayılı VUK Genel  Tebliğin;

    MADDE 3 - (1) 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden;

    a-) Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin,

    b-) Koronavirüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş merkezleri dahil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri, tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin,

    c-) Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin,

    01/04/2020 ila 30/06/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında  mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulunmuştur.

    NOT: MÜCBİR SEBEP HALİNDEN  FAYDALANACAK MÜKELLEF GRUPLARI DETAY LİSTESİ YAZIMIZ EKİNDİR.

    (2) Birinci fıkrada bahsi geçen ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde bu Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alınır.

    (3) Mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla birinci fıkradaki sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınır.

    65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükellefler ve meslek mensupları ile beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenler itibarıyla mücbir sebep hali ilan edilmesi

    MADDE 5 - (1) İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca 65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükellefler ve meslek mensupları ile bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla geçerli olan "Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi" uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenlerin 22/3/2020 ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulunmuştur.

     Vergi ödevlerinin ertelenmesi

    MADDE 6 - (1) 5 inci madde kapsamında mücbir sebep dönemine ilişkin verilemeyen beyanname/bildirimlerin verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son gününün, sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15 inci günün sonuna kadar uzatılması uygun bulunmuştur.

    (2) 65 yaş ve üstünde olunması nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması, vergi dairelerince yapılacak tespitlere istinaden resen gerçekleştirilecek olup bu kapsamdaki süre uzatımına ilişkin herhangi bir başvuru alınmayacaktır

    (3)Kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şarttır. Bu kapsamdaki süre uzatımı işlemi, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanını içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği yazılı başvurusuna istinaden yapılacak olup sağlık kuruluşundan alınan belgelerin sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı olunan vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir.

    3-Diğer hususlar

    MADDE 7 - (1)Sokağa çıkma yasağının, 3 üncü madde kapsamında ilan edilen mücbir sebep tarihleri aralığında sona ermesi halinde, 5 inci madde kapsamında mücbir sebep hükümlerinden faydalanan mükellefler, 3 üncü madde kapsamında bulunmaları koşuluyla, sona erme tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamındaki mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılır.

    (2)Sosyal güvenlik mevzuatı gereğince sigortalıların mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda mücbir sebep, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve ödeme sürelerinin ertelenmesi için geçerli olacaktır.

    MÜCBİR  SEBEP HALİNDEN FAYDALANACAK MÜKELLEF GRUPLARI

    1. Perakende Ticaret ve Alış Veriş Merkezleri

    Market, büfe, bakkal, şarküteri, manav, dondurmacı, tuhafiye, kasap, inşaat malzemeleri satışı, küçük ev eşyaları ile beyaz eşya satışı, mobilya satışı, ev tekstili, kitap ve kırtasiye, gazete ve dergi, ayakkabı ve giyim eşyası perakende satışı, oyuncakçı, tıbbi ve ortopedik ürünler, eczane, kuyumcu, çiçekçi, pazarcılar, balıkçılar, pastane ve fırınlar, kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin satışı vb. her türlü ürünün perakende olarak satışına yönelik faaliyetler ile alışveriş merkezleri ve buralarda perakende satış faaliyetinde bulunanlar

    2. Demir Çelik ve Metal Sanayii

    Demir veya çelik granül ve demir tozu üretilmesi, çelikten/demirden yapılmış tüp, boru, içi boş profiller ve ilgili bağlantı parçalarının imalatı (sıcak çekilmiş veya sıcak haddelenmiş),çelik barların ve içi dolu profillerin soğuk çekme yöntemiyle imalatı, açık profillerin, nervürlü levhaların ve sandviç panellerin soğuk şekillendirme veya katlama yöntemiyle imalatı, çelik tellerin soğuk çekme yöntemiyle imalatı, alüminyum folyo imalatı (alaşımdan olanlar dahil),alüminyum imalatı (işlenmemiş halde), kurşun tabaka, levha, şerit, folyo, kurşun tozu ve pulu imalatı (alaşımdan olanlar dahil), kalay imalatı (işlenmemiş halde), çinko imalatı (işlenmemiş halde) gibi demir, çelik, alüminyum, bakır, kurşun, çinko, kalay imalatı ile bunların imalatçılar tarafından satışı

    3. Otomotiv

    Otomobil, kamyon, kamyonet, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı otobüs, minibüs, midibüs, traktör, motosiklet, römork, karavan gibi tüm motorlu kara taşıtlarının imalatı, toptan ve perakende satışı ile otomotiv yan sanayi

    4. Lojistik-Ulaşım

    Hava, kara, demiryolu, deniz ve her türlü suyolu ile yapılan her türlü şehir içi ve şehirler arası yük ve yolcu taşımacılığı, otoyol, tünel ve köprü işletmeciliği, depolama ve antrepoculuk faaliyetleri, havaalanı yer hizmetleri, havaalanı işletmeciliği, hava, kara, deniz ve demiryolu taşımacılığıyla ilgili kargo ve bagaj yükleme boşaltma hizmetleri gibi her türlü lojistik ve ulaşım hizmetleri

    5. Sinema ve Tiyatro Faaliyetleri

    Tiyatro, opera, bale, sinema, konser gibi her türlü sanatsal faaliyetler

    6. Konaklama

    Otel, motel, pansiyon, tatil köyü gibi konaklama faaliyetleri, tur operatörü ve seyahat acenteliği faaliyetleri, rezervasyon hizmetleri, kaplıca, ılıca, içmeler, spa merkezleri, vb. yerlerin faaliyetleri gibi her türlü konaklama ve buna ilişkin faaliyetler

    7. Yiyecek ve İçecek Hizmetleri

    Lokanta, kafe, kıraathane, kahvehane, çay ocakları, kantinler, ulaşım araçlarında bulunan büfeler gibi her türlü yiyecek ve içeceklerin sunumuna yönelik hizmetler, dönerci, pizzacı, dondurmacı, çorbacı vb.

    8. Tekstil ve Konfeksiyon Faaliyetleri

    Doğal pamuk elyafının imalatı, doğal yün ve tiftik elyafının imalatı, suni ve sentetik elyafların bükülmesi ve iplik haline getirilmesi, kot kumaşı imalatı, pamuklu dokuma kumaş imalatı, keten, rami, kenevir, jüt elyafları ile diğer bitkisel tekstil elyaflarından dokuma kumaş imalatı, havlı, şönil, havlu, pelüş, tırtıl ve benzeri ilmeği kesilmemiş dokuma kumaşlar ile tafting kumaş imalatı gibi kumaş ve iplik imalatı, her türlü pamuktan, yünden, tiftikten, elyaftan ve kumaştan mamul ürünlerin imalatı ile giyim ve ev tekstili ürünlerinin imalatı ile satışı gibi her türlü tekstil ve konfeksiyon imalatı ve satışı

    9. Etkinlik ve Organizasyon

    Gösteri, kongre, konferans, ticari fuar ve etkinliklerin organizasyonu ile internet kafe, oyun, düğün ve nikâh salonu, spor merkezleri gibi yerlerde gerçekleştirilen her türlü etkinlik ve organizasyon faaliyetleri ile halkla ilişkiler ve iletişim faaliyetleri

    10. Sağlık  Hizmetleri

    İnsan sağlığına yönelik hastane hizmetleri, diyaliz merkezleri, özel hekimlik faaliyetleri, diş hekimliği faaliyetleri, yatılı bakım faaliyetleri, tıbbi laboratuvar hizmetleri gibi sağlık faaliyetleri

    11 Mobilya İmalatı

    Sandalye, koltuk, kanepe, çekyat, divan, vb.'leri ile iskeletlerinin imalatı, büro ve mutfak mobilyaları imalatı, yatak imalatı, yatak odası, yemek odası, banyo dolabı, genç ve çocuk odası takımı, gardırop, vestiyer gibi mobilyaların imalatı

    12. Madencilik ve  Taş Ocakçılığı

    Taş kömürü, linyit, uranyum, krom, nikel, alüminyum gibi madenlere yönelik faaliyetler ile mermer, granit ve taş ocakçılığı gibi madenciliğe yönelik faaliyetler

    13. İnşaat

    Bina projelerinin geliştirilmesi, ikamet amaçlı binalar ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı, binaların yeniden düzenlenmesi ve yenilenmesi faaliyetleri, yıkım işleri, sıtma, havalandırma, soğutma ve iklimlendirme sistemlerinin kurulumu, binaların iç ve dış boyama ve işleri, duvar ve yer kaplama gibi bina inşaatı ile özel inşaat faaliyetleri

    14. Endüstriyel Mutfak Ekipmanları

    Demir, çelik, alüminyum ve bakırdan sofra ve mutfak eşyalarının imalatı gibi endüstriyel mutfak ekipmanlarının imalatı

    15. Araç Kiralama

    Motorlu kara taşıtlarının ve arabaların kiralanması

    16. Basılı Yayın ve Matbaacılık

    Ders ve çocuk kitaplarının, gazetelerin, dergi ve süreli yayınların yayımı gibi basılı yayın hizmetleri, gazetelerin, dergilerin ve süreli yayınların basım hizmetleri ve ciltçilik gibi hizmetler

    17. Gelir Vergisi Mükelleflerinin Tamamı

    Çiftçi, terzi, manav, avukat, mali müşavir, mimar, mühendis, eczacı, doktor, dişçi, veteriner, fizyoterapist, yazılımcı, sanatçı gibi mükellefler de dahil olmak üzere bilanço ve işletme hesabı esasına göre defter tutan ticari ve zirai kazanç elde eden mükellefler



    Bu sayfada; ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan veya salgından doğrudan etkilenen ya da İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin 518 Sıra No'lu VUK Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi kapsamında mücbir sebep durumundan yararlanıp, yararlanamadığına ilişkin sorgu sonuçlarına ulaşılmaktadır.

    Ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde 518 Sıra No'lu VUK Genel Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodları dikkate alınmıştır.


    TESMER’nin 26/03/2020 tarihli yazısına istinaden;

    1-2020/1 Dönem SMMM ve YMM sınavları ile 2020/2 Dönem SGS, SMMM ve YMM sınav başvuruları ileri bir tarihe ertelenmiştir.

    2-2020/1 SGS Sınavında Başarılı olan adaylar Stajlarını 31 Mayıs 2020 tarihine kadar başlatabilecekler.

    3-Kısa Çalışma Ödeneğinden Faydalandırılacak Aday Meslek Mensuplarının bu süredeki çalışmaları SGK aylık Prim ve hizmet Bildirgelerinde eksik gün nedeni “18- Kısa Çalışma Ödeneği” bildirilmek kaydı ile staj süresinden sayılacaktır.

    4-Aday meslek mensuplarının 31 Mart 2020 tarihine kadar ödemeleri gereken e-Stajyer (e-USE) uzaktan eğitim katkı payları 30 Haziran 2020 tarihine ertelenmiştir.

    TESMER'in karar yazısını aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    Kısa Çalışma Ödeneği Şartlarında Değişiklik yapan, Konaklama Vergisi Erteleyen ve Asgari Ücret Desteğini Belirleyen 7226 Sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

    26 Mart 2020 tarih ve 31080 Sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlan 7226 Sayılı Kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-81) görüntülemek için tıklayınız.

    Mücbir Sebep Kapsamında Değerlendirilecek Sektörleri Belirleyen ve Bu Sektörlerin Beyan ve Bildirimlerini Erteleyen ve 65 Yaş Üzeri Mükellef ve Meslek Mensuplarının Durumunu Açıklayan 518 Sayılı VUK. Genel Tebliği

    24 Mart 2020 tarih ve 31078 Sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan mücbir sebep kapsamında değerlendirilecek sektörleri belirleyen ve bu sektörlerin beyan ve bildirimlerini erteleyen ve 65 yaş üzeri mükellef ve meslek mensuplarının durumunu açıklayan 518 sayılı VUK. Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı  

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/126

    Konusu: 26 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri ile 31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020/Şubat dönemine ilişkin “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkûr tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma/imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme sürelerinin uzatılması

    Tarihi: 23/03/2020

    Sayısı: VUK-126/ 2020-5

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler doğrultusunda, Vergi Usul Kanununun mükerrer 28 inci ve mükerrer 242 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak 26 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri ile 31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020/Şubat dönemine ilişkin “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkûr tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma/imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

    26 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 24 Nisan 2020 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    3. Bildirim Formlarının Verilme Süresinin Uzatılması:

    31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020/Şubat dönemine ilişkin "Form Ba" ve "Form Bs" bildirimlerinin verilme süresi 30 Nisan 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    4. Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması:

    31 Mart 2020 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 30 Nisan 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

    Bekir BAYRAKDAR              

    Gelir İdaresi Başkanı 

    AKARYAKIT SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN MÜKELLEFLERİN

    E-İRSALİYE UYGULAMASINA GEÇİŞ ZORUNLULUĞU

    HAKKINDA DUYURU

    13/03/2020

    Günümüzde dijital dönüşüm süreciyle birlikte, teknolojik gelişmelerin hızlanması hayatın her alanında etkisini göstermektedir. Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelere paralel olarak Gelir İdaresi Başkanlığı da teknolojiye uygun hedefler ortaya koymuştur. Özellikle e-belge uygulamaları ile Başkanlığımız, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında mükellef grupları arasında haksız rekabetin engellenmesi, kâğıt belge kullanımından kaynaklanan maliyetlerinin azaltılması, standart belge formatlarının oluşturulması ve kamu hizmeti kalitesinin arttırılmasını hedeflemektedir.

    e-Belge uygulamalarımızın tüm mükellef gruplarımızca yaygın olarak kullanımını sağlamak amacıyla; 19/10/2019 tarihinde 509 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır.

    Ayrıca, mezkur Genel Tebliğin Başkanlığımıza verdiği yetki çerçevesinde; Genel Tebliğde yapılan düzenlemeler ile uygulama kapsamında Başkanlığımıza iletilen ve özellik arz eden hususları açıklığa kavuşturmak ve e-İrsaliye uygulamasının daha kolay anlaşılmasını sağlamak üzere 29/02/2020 tarihinde ebelge.gib.gov.tr adresinde “e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu” da yayınlanmış bulunmaktadır. Söz konusu kılavuza (https://ebelge.gib.gov.tr/dosyalar/kilavuzlar/e-Irsaliye_Uygulama_Kilavuzu.pdf) adresinden de ulaşabilmektedir.

    Mezkur Genel Tebliği ile belirli sektör ve mükellef gruplarına e-İrsaliye uygulamasına geçme zorunluluğu getirilmiştir. e-İrsaliye uygulaması, kâğıt ortamda düzenlenmekte olan “sevk irsaliyesi” nin elektronik ortamda düzenlenmesi, elektronik ortamda (belli şartlar altında kağıt ortamda) iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin düzenlemeleri kapsayan uygulamadır. e-İrsaliye belgesi, yeni bir belge türü olmayıp, kâğıt ortamdaki “Sevk irsaliyesi” belgesi ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.

    Bu düzenleme kapsamında Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle EPDK'dan lisans alan tüm mükellefler rafineriler, dağıtım şirketleri, depolama şirketleri, akaryakıt istasyonu bayiler ve diğer lisans sahipleri) 01.07.2020 tarihine kadar e-İrsaliye uygulamasına geçmek ve bu tarihten itibaren (bu tarih dâhil) düzenleyecekleri tüm sevk irsaliyelerini e-İrsaliye olarak düzenlemek zorundadır.

    Ayrıca yukarıda belirtilen mükelleflerden, 01.01.2020 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) işe başlayacak olanlar için e-İrsaliye uygulamasına geçme zorunluluğu, söz konusu işlemlerin gerçekleştirildiği ayı izleyen dördüncü ayın başından itibaren başlayacaktır.

    e-İrsaliye uygulamasına dâhil olan mükellefler, uygulamaya dâhil oldukları tarihin içinde bulunduğu ayın sonuna kadar söz konusu belgeleri kâğıt ortamda da düzenleyebilirler. Ancak aynı işlem için “e-İrsaliye” veya kâğıt ortamdaki “sevk irsaliyesi” belgelerinden sadece birinin düzenlenmesi gerekmektedir.

    Mükelleflerimiz e-İrsaliye uygulamasından, e-Fatura uygulamasından yararlandıkları yöntemden farklı bir yöntemle, özel entegratör yönteminden yararlanıyor olmaları halinde ise e-Fatura uygulaması kapsamında hizmet aldıkları özel entegratörden farklı bir özel entegratör ile yararlanabilirler. Mükelleflerimiz işletme ölçeklerine ve ihtiyaçlarına uygun olarak aşağıda belirtilen 3(üç) yöntemden kendilerine uygun olanı seçerek uygulamaya başvurularını gerçekleştirebilirler. (Başvuru Kılavuzu için tıklayınız: https://ebelge.gib.gov.tr/dosyalar/kilavuzlar/E-irsaliyeUygulamasiBasvuruRehberiveKilavuzu_V1.pdf 

    1.GİB Portal Yöntemi: Başkanlığın https://portal.efatura.gov.tr/efatura/egiris.jsp internet adresinde ücretsiz sunduğu web uygulamasını (GİB-Portal) kullanan mükelleflerin portala girdikten sonra “araçlar” menüsünden “kullanıcı bilgileri” alanına giriş yapmaları gerekmektedir. Kullanıcı bilgileri alanında “e-İrsaliye kullanmak istiyorum” butonuna tıklamak suretiyle e-İrsaliye uygulamasını kullanmaya başlayabilirler. 

    Portal kullanıcılarının bu işlemi yaparak uygulamaya dâhil olduktan sonra Başkanlığımıza herhangi bir bildirimde bulunmalarına gerek bulunmamaktadır. e-İrsaliye uygulamasına bu şekilde kayıt olan mükelleflerin sistem üzerinden ayrılmaları ancak Başkanlığımıza dilekçe ile başvurmaları durumunda mümkün olacaktır. 

    2.Özel Entegratör Yöntemi: e-İrsaliye uygulamasından, bu yöntem ile faydalanmak isteyen mükellefler, Başkanlığımızdan izin almış olan özel entegratörlerin ( https://ebelge.gib.gov.tr/eirsaliyeozelentegratorlerlistesi.html bilgi işlem sistemleri aracılığıyla uygulamadan faydalanabilirler. 

    e-Fatura uygulamasını halihazırda özel entegrasyon yöntemi ile kullanmakta olan mükelleflerden, e-İrsaliye uygulamasına dahil olmak isteyen mükellefler, Başkanlığımızdan e-İrsaliye özel entegratörlük izni alan özel entegratörlerden biri ile anlaşmak suretiyle uygulamaya katılabilirler. Bu durumda mükelleflerin Başkanlığımıza herhangi bir bildirimde bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Kullanıcıların hesapları özel entegratörler tarafından elektronik ortamda tanımlanacaktır. 

    3. Doğrudan Entegrasyon Yöntemi: Bu yöntemden mükellefler, kendi bilgi işlem sistemlerini Başkanlık bilgi işlem sistemi ile doğrudan entegre ederek yararlanabilirler. 

    e-Fatura uygulamasını halihazırda doğrudan entegrasyon yöntemi ile kullanan mükelleflerin e-İrsaliye uygulamasına dahil olmak için Başkanlığımıza hitaben bir dilekçe ve ekinde yer alan Test Tanım Formu ile başvurmaları gerekmektedir. İlgili belgeler kâğıt ortamında Başkanlığımıza ulaştıktan sonra ebelge.gib.gov.tr internet adresinde yer alan test planına uygun olarak e-İrsaliye testlerini başarıyla tamamlayanlara e-İrsaliye uygulamasına dahil olma izni verilecektir. 

    e-İrsaliye Uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükelleflerin, mezkur Genel Tebliğ’de açıklanan süreler içerisinde ilgili başvurularını yapmaları ve uygulamaya dâhil olarak belirtilen tarihlerden itibaren irsaliye belgelerini kağıt (matbaa baskılı) belge yerine elektronik belge olarak e-İrsaliye düzenlemeleri, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan cezai hükümlerin uygulanmaması bakımından önem arz etmektedir. 

    Duyurulur.

    TBB'nden bankalara gönderilen tavsiye kararında yeni mesai saati 12.00 ile 17.00 arası olarak belirlendi.

    Bankalar Birliği'nin açıklaması şöyle:

    Toplum sağlığının korunmasi icin Hükümetin, TC Sağlık Bakanlığı’nın ve Dünya Sağlık Örgütü’nün talimatları ve açıklamaları çerçevesinde, müşterilerin bankacılık işlemlerini sağlıklı olarak ve aksamadan sürdürebilmelerini teminen gerekli önlemler uygulanmaktadır.

    Bu çerçevede, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu tarafından, takdiri üyelere ait olmak üzere, tavsiye niteliğindeki aşağıdaki kararlar alınmıştır:

    Müşterilere doğrudan hizmet veren şubeler ve hizmet birimlerinin çalışma saatleri ile müşteri kabul saatleri 12:00-17:00 olarak belirlenmiştir.

    İsteyen bankalar, çalışma ve müşteri kabul saatlerini esnek olarak belirleyebilecektir, bankalar, şubelerin ve hizmet birimlerinin çalışma ve müşteri kabul saatleri hakkında müşterini bilgilendireceklerdir, şube ve hizmet birimlerinde yakın temasın ve kalabalık ortamın oluşmasının önlenmesine yönelik gerekli tebdirler alınabilecektir, yüksek rikli ve kalabalık alanlardaki şubeler hizmet dışı tutulabilecektir, bankacılık hizmetlerinin dijital ortamlardan yapılması hususunda alternatif hizmet kanallarından kesintisiz hizmet verilmeye devam edilecektir.

    Müşterilerimizin bankaların açıklamalarını takip etmeleri, işlemlerinde dijital kanalları kullanmaları salgınla mücadeleye çok önemli destek olacaktır.

    Kamuoyunun, toplum sağlığının korunması ve sürdürülmesi açısından zorunlu görülen bu önlemleri ve uygulamaları anlayışla karşılayacağına, bu sayede salgının yayılmasının önlenmesine birlikte katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.

    Kamuoyunun bilgisine sunulur.

    Saygılarımızla,
    Türkiye Bankalar Birliği

    COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla alman tedbirler kapsamında;bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine karar verilmiştir.

    22 Mart 2020 tarih ve 31076 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlan 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    Cumhurbaşkanlığından:
    Konu: COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler.

    GENELGE

    2020/4

    COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmayacak ve kamu hizmetlerini aksatmayacak şekilde, ihtiyacı karşılayacak kadar asgari sayıda personelin bulundurulması şartıyla;

    Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu belirleme yetkisi devredilebilir.

    Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.

    Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar.Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklıdır.

    İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları anda görevine dönmek zorundadır.

    Daha önce, COVID-19 kapsamında idari izinli sayılanlar, yeni bir karar verilinceye kadar idari izinli sayılmaya devam edecekler; yıllık veya mazeret izni kullanabilecekleri belirtilen çalışanlar da bu genelge kapsamında belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde idari izinli sayılabileceklerdir.

    Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

    22 Mart 2020

    Recep Tayyip ERDOĞAN
    CUMHURBAŞKANI


    22 Mart 2020 tarih ve 31076 Mükerrer Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2020/4 sayılı Genelgeyi görüntülemek için tıklayınız.

    65 Yaş ve Üstü ile Kronik Rahatsızlığı Olanlara Sokağa Çıkma Yasağı Genelgesi

    21.03.2020

    Genelgede 65 yaş ve üzeri ile bağışıklık sistemi düşük, ve kronik akciğer hastalığı, astım, KOAH, kalp/damar hastalığı, böbrek, hipertansiyon ve karaciğer hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemini bozan ilaçları kullanan vatandaşlar 21 Mart saat 24.00’den sonra ikametlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda, parklarda dolaşmaları ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılarak sokağa çıkmalarını yasaklandı.

    İhtiyaç olması halinde özellikle tek başına yaşayan ve ihtiyaçlarını karşılayacak yakını bulunmayan 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın mağdur olmaması; temel ihtiyaçlarını karşılamak için vali/kaymakamların başkanlığında 65 yaş üstü Vefa Sosyal Destek Grubu oluşturulacak.

    Anılan Grup; il/ilçe emniyet müdürü, il/ilçe jandarma komutanı, vali/kaymakamlar tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, yerel yönetimler, AFAD, Kızılay ve ihtiyaç duyulacak sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşturulacak.

    İllerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından 65 yaş ve üzeri ile kronik vatandaşlarımızın sağlık başta olmak üzere tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tedbirler alınacak. İkametlerinden ayrılmalarına kısıtlama/yasaklama getirilen vatandaşlarımız 112, 155, 156 numaraları üzerinden ihtiyaçlarını bildirebileceklerdir. Bu çağrıların cevaplandırılması ve gerekli hizmetlerin üretilmesi için ihtiyaç duyulacak sayıda başta kolluk birimleri olmak üzere yeteri kadar kamu görevlisi/ekip ve araç görevlendirilecek.

    Bakanlığımızın 81 İle Gönderdiği Genelge Şu Şekildedir: 

    Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de insan hayatı açısından son derece tehlikeli olan yeni tip Coronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle tüm dünyada can kaybı ve vaka sayısı artmaya devam ediyor.

    Covid-19 salgınında en temel risk unsuru toplumsal alanlarda virüsün bulaşıcılığının yüksek/hızlı olması ve 65 yaş ve üzeri, bağışıklık sistemi düşük, ve kronik akciğer hastalığı, astım, KOAH, kalp/damar hastalığı, böbrek, hipertansiyon ve karaciğer hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemini bozan ilaçları kullanan insanların üzerinde ciddi sağlık sorunları oluşturarak insan hayatını tehdit ediyor.

    Devletimiz tüm kurumları ile bu salgının yayılması ve vatandaşlarımızın  hayatlarını tehdit etmesini engellemek için zorunlu ihtiyaçların temin noktasındaki umuma açık yerlerin faaliyetlerinin durdurulması başta olmak üzere birçok tedbir almakta ve bu kapsamda uyulması gereken kuralları belirleyerek vatandaşlarımızla paylaşmaktadır.

    Yaşanan salgının biran önce engellenmesi için alınan önlemlere tüm vatandaşlarımızın istisnasız uyması büyük önem arz ediyor.

    Ancak 65 ve üzeri yaşlardaki vatandaşlarımız ile yukarıda anılan kronik rahatsızlıkları olan vatandaşlarımız büyük risk altında olmasına rağmen toplumsal hareketliliğin içine girmekte; halka açık alanlarda, parklarda bir araya gelmekte, zorunlu olmamalarına rağmen toplu taşıma araçlarında seyahat ederek hem kendileri hem de toplum sağlığı açısından risk oluşturmaya devam ediyor.

    Bu durumun devam etmesi 65 yaş ve üstü vatandaşlarımız ile kronik rahatsızlıkları olan vatandaşlarımız kendi hayatlarını ve toplum sağlığı açısından ciddi risk oluşturarak salgının yayılmasını; vaka sayısı ve tedavi gereksinimi arttırarak, vatandaşlarımızın hayatlarını kaybetmesi riski ile toplum sağlığı ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına sebep olacaktır.

    Yukarıda açıklanan nedenler, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, il valileri tarafından, İl İdaresi Kanununun 11/C maddesi ve Umuma Hıfzısıhha Kanunun 27 nci ve 72 nci maddesi kapsamında; 21.03.2020 tarihi saat 24.00’den sonra 65 yaş ve üstü vatandaşlarımız ile anılan kronik rahatsızlıklara sahip vatandaşlarımızın ikametlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda, parklarda dolaşmaları ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılarak sokağa çıkmalarının yasaklanması amacıyla gerekli kararların ivedilikle alınması gerekmektedir.

    Anılan Kararlar Yürürlüğe Girdikten Sonra;

    1- İhtiyaç olması halinde özellikle tek başına yaşayan ve ihtiyaçlarını karşılayacak yakını bulunmayan 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın mağdur olmaması; temel ihtiyaçlarını karşılamak için vali/kaymakamların başkanlığında 65 yaş üstü Vefa Sosyal Destek Grubu oluşturulacaktır.

    2- Anılan Grup; il/ilçe emniyet müdürü, il/ilçe jandarma komutanı, vali/kaymakamlar tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, yerel yönetimler, AFAD, Kızılay ve ihtiyaç duyulacak sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşturulacaktır.

    3- İllerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın sağlık başta olmak üzere tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tedbirler alınacaktır. İkametlerinden ayrılmalarına kısıtlama/yasaklama getirilen vatandaşlarımız 112, 155, 156 numaraları üzerinden ihtiyaçlarını bildirebileceklerdir. Bu çağrıların cevaplandırılması ve gerekli hizmetlerin üretilmesi için ihtiyaç duyulacak sayıda başta kolluk birimleri olmak üzere yeteri kadar kamu görevlisi/ekip ve araç görevlendirilecektir.

    Söz konusu tedbirlere ilişkin Valiler/kaymakamlar tarafından gerekli kararların ivedilikle alınması, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mağduriyetlere neden olunmaması için ilgili birim/kurum yetkilileri ile gerekli koordinasyonun yapılması, Bakanlığımızın tüm sıralı/sorumlu amirleri tarafından uygulamanın yakinen takip edilerek, herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi önemle rica olunur.


    65 Yaş ve Üstü ile Kronik Rahatsızlığı Olanlara Sokağa Çıkma Yasağı Ek Genelgesi

    22.03.2020

    Bakanlığımız 81 İl Valiliğine 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunanlar için uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağı genelgesine ek bir genelgeyi 22 Mart saat 01.00’da valiliklere gönderdi. Valiliklere gönderilen ek genelge ile 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunanlar için uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağı kapsamında getirilecek istisnalar belirtildi.

    Bakanlığımızın valiliklere gönderdiği genelgede; ikametlerinden ayrılmalarına yasaklama/kısıtlama getirilen 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlar arasında olan ancak yürüttükleri görev nedeniyle bazı istisnalar getirildi. Buna göre yürüttükleri kamu görevinin niteliği, mevcut durumdaki aciliyeti ve kamu hizmetinin sürekliliğinin sağlanmasında kanser hastaları ve organ nakli olanlar hariç olmak üzere hizmetine ihtiyaç duyulacak başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanları, belediye başkanları, kurum il müdürleri, sosyal hizmet kuruluşları görevlileri, vb kamu görevlileri/kamu hizmeti yürütenler ile eczacılar, valilik/kaymakamlıklar tarafından yasaklama/kısıtlama kararlarına belirtilen kapsamda olmak üzere istisnalar getirildi.

    Söz konusu genelge kapsamında olan vatandaşlardan yasakların yürürlüğe girmesi ile kendi ikameti dışında bir yerde olanlar başta olmak üzere seyahat etmesi/evden çıkması zorunlu olanlar 155, 156, 112 acil arama hatları üzerinden taleplerini iletebilecek.

    Bu talepler valilik/kaymakamlıklarda oluşturulan vefa iletişim merkezlerini tarafından takip edilecek. Uygun görülenler için düzenlenecek; tarih, zaman, güzergah ve seyahat edenlerin açık kimlikleri belirtilerek düzenlenecek seyahat belgeleri talep sahiplerine kolluk birimleri tarafından teslim edilecek.

    İhtiyaçlarını karşılayacak kimsesi bulunmayan vatandaşların temel ihtiyaçlarının karşılanması süreci vali/kaymakamların başkanlığında oluşturulan Vefa Koordinasyon Grubu tarafından yönetilecek. Bu grubun kararı, görevlendirmesi, koordinasyonu olmadan hiçbir kurum, kuruluş, STK tarafından yardım faaliyeti gerçekleştirilmeyecek. Valilik ve kaymakamlıklarımız tarafından bu kapsamda görevlendirilecek tüm kamu/sivil tüm görevlilere görev belgesi/yaka kartı düzenlenecek, bu görevlilerin isimleri görev alanları ilgili mahalle muhtarlarına paylaşılacak.

    Ayrıca sokağa çıkması kısıtlanan/yasaklanan tek başına yaşayan ve/veya herhangi bir yakını olmayan 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın zorunlu/temel ihtiyaçların karşılanması sürecinde valilik/kaymakamlıklarımız tarafından oluşturulan Açık Kapılar Vefa İletişim Merkezi görevini üstlenmek için görevlendirilebilecek.

    Bakanlığımızın Bilgi İşlem Daire Başkanlığı açık kapı yazılımı tüm ilçelere yaygınlaştırılmasını sağlamak için gerekli tedbirleri ivedi alacak.

    Bakanlığımızın valiliklerden uygulamanın genelgede belirtilen çerçevede ve gereken hassasiyetle eksiz bir şekilde yürütülmesini istedi.










    GEKAP (Geri Kazanım Katılım Payı) Beyannameleri 6 aylık dönemlere çevrilmiştir. İlk altı aylık beyannameler 31 Temmuza kadar verilecektir. Ocak ve Şubat ayı beyannamesini vermiş olanlar Temmuzdaki beyannameye dahil etmeyecekler

    22 Mart 2020 tarih ve 31076 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3)'ü görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-74) görüntülemek için tıklayınız.


    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mart 2020 tarihinde Coronavirüs (Covid-19) salgınına karşı açıkladığı ekonomik tedbirler kapsamında, en son 30/4/2020 tarihinde ödenecek 2020/Mart ayı sigorta primleri, 1/6/2020 tarihinde ödenecek(31/5/2020 tatile denk geldiğinden) Nisan ayı sigorta primleri ve 30/6/2020 tarihinde ödenecek 2020/Mayıs ayı sigorta primleri 6 şar ay ertelendi. 31/3/2020 tarihinde ödenecek olan 2020/Şubat ayı sigorta primlerinde herhangi bir erteleme yapılmamıştır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-72) görüntülemek için tıklayınız.

    20 Mart 2020 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 31074

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    DİJİTAL HİZMET VERGİSİ UYGULAMA
    GENEL TEBLİĞİ
    5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun (bundan sonra Kanun olarak da ifade edilecektir) 1 ila 7 nci maddelerinde düzenlenen dijital hizmet vergisi, aynı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre 1 Mart 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
    Bu Tebliğin konusunu, dijital hizmet vergisinin uygulamasına dair açıklamalar ile usul ve esaslarının belirlenmesi oluşturmaktadır.
    I- VERGİNİN KONUSU, TANIMLAR, MÜKELLEF VE VERGİ SORUMLUSU,
    MUAFİYET VE İSTİSNALAR
    A. VERGİNİN KONUSU
    Kanunun 1 inci maddesine göre Türkiye’de;
    • Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetlerinden (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dâhil),
    • Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dâhil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetlerden,
    • Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetlerinden (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dâhil)
    elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Yukarıda sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat da mezkûr maddeye göre dijital hizmet vergisine tabidir.
    Dijital hizmet sağlayıcıları tarafından mezkûr maddenin farklı fıkra veya bentleri kapsamındaki hizmetlerin aynı dijital ortam üzerinden sunulması halinde her hizmet kendi hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulur.
    1. Dijital Ortamda Sunulan Reklam Hizmetleri
    Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dâhil olmak üzere dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetinden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Söz konusu hasılatın, reklam verenin kendisi, reklam alanın acentesi veya aracılık hizmeti sunan diğer üçüncü kişilerden elde edilmesinin vergilendirmeye etkisi yoktur.
    Bu bakımdan, dijital ortamda yayınlanan;
    • Reklamın arama sonuçlarıyla birlikte gösterilmesi ya da reklam verenle ilgili arama sonucunun öncelikli sırada gösterilmesi gibi arama motoru reklamları,
    • Bant reklamlar (banner),
    • Video veya kullanıcı paylaşımının izlenmesi öncesinde, sırasında veya sonrasında dijital ortamlarda yayınlanan her türlü işitsel, görsel veya yazılı reklamlar,
    • Elektronik cihazlarda yazılımlar vasıtasıyla çevrim içi iletilen reklamlar,
    • Açılır pencere reklamları (pop-up ve benzeri),
    gibi reklam hizmetlerinin sunulmasından elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinin konusu kapsamındadır.
    Aynı şekilde, gazete veya dergilerin internet sitelerinde veya yalnızca dijital ortamda işitsel ve/veya görsel yayıncılık yapan kuruluşların internet sitelerinde ya da bunların yayın akışları sırasında yayınlanan reklamlardan elde edilen hasılat da vergiye tabidir.
    Yayıncı kuruluş tarafından, karasal, uydu ya da kablo ortamları üzerinden yapılan yayınların eş anlı olarak dijital ortamda yayınlanması halinde, yayın akışının içeriğine dâhil olmayan reklam hizmetleri dolayısıyla elde edilen hasılat da verginin konusuna girer.
    Örnek 1: (A) işletmesi tarafından işletilen arama motoru sayfasında, kullanıcılar tarafından otelcilikle ilgili anahtar kelimelerin aratılması durumunda, (B) otelinin internet sitesi bağlantısının, sonuç sıralamasında en üst sırada gösterilmesi karşılığında (A) işletmesinin (B) otelinden elde ettiği hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Örnek 2: Kullanıcıların video ve fotoğraf paylaşımı yapabildikleri (C) işletmesi tarafından işletilen dijital ortamda, (D) işletmesine ilişkin ürün tanıtım videosunun kullanıcılarca paylaşılan videoların diğer kullanıcılar tarafından izlenmesi öncesinde, sırasında veya sonrasında gösterilmesi karşılığında elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Örnek 3: Dijital ortamda çevrim içi oyun hizmeti sunan (E) işletmesinin, oyunlarının oynandığı sırada, uygulama içinde (F) işletmesinin ürünlerinin reklamının yapılması karşılığında izlenme başına (F) işletmesinden elde ettiği hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Dijital ortamda sunulan reklam hizmetleriyle ilişkili olarak dijital hizmet sağlayıcıları tarafından, dijital ortamdan veri çekilmesi ve/veya bu verinin ölçümlenmesi ya da işlenmesi ve/veya dijital reklam içeriğinin hazırlanması ve benzeri şekillerde sunulan;
    • Reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri,
    • Kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler,
    • Reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler,
    gibi diğer hizmetler dolayısıyla elde edilen hasılat da dijital hizmet vergisine tabidir.
    Buna göre, bu vergi uygulamasında, örneğin, reklama erişimin takip edilmesi suretiyle reklamın hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığının, istenilen etkiyi oluşturup oluşturmadığının veya reklamda değişikliğe ihtiyaç duyulup duyulmadığının ölçümlenmesi veya reklamın ulaştığı kullanıcıların yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve benzeri özelliklerinin tespit edilerek raporlanması faaliyetleri Türkiye’de sunulan reklam hizmetleri kapsamında değerlendirilir.
    2. Dijital Ortamda Yapılan İçerik Satışları ve İçeriklerden Yararlandırmaya Yönelik Hizmetler
    Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dâhil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetlerden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Bu kapsamda;
    • Bilgisayar, tablet, cep telefonu, akıllı bileklik gibi elektronik cihazlarda kullanılan program, yazılım ve uygulamaların,
    • Sinema filmi, dizi, video, resim, fotoğraf, grafik, makale, dergi, gazete gibi görüntü, ses ve metin dosyası içeriklerinin,
    • Oyun konsolunda oynamaya mahsus olanlar dâhil olmak üzere, çevrim içi veya çevrim dışı oynanmasına bakılmaksızın her türlü dijital oyunların, oyun ek paketlerinin veya oyun kodlarının,
    • Çevrim içi oyunlarda kullanıcıya belirli bir bedel karşılığında oyunla ilgili uygulama veya paketlerin (ilave oynama hakkı, ilave oyun süresi, oyun içi özelliklere, materyal ve öğelere erişim, oyun içi karakter oluşturma ya da geliştirme veya oyun içi sanal para temini gibi),
    dijital ortamda satışı ve benzeri diğer içerik satışları ile bu içeriklerden yararlandırmaya (içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına) yönelik dijital ortamda sunulan hizmetlerden elde edilen hasılat vergiye tabidir.
    Buna göre, örneğin;
    • (A) işletmesi tarafından sanal mağazasında abonelerine sunulan gerçek zamanlı veri akışı yoluyla ve çevrim içi bir şekilde dijital ortamda müzik dinlenmesine veya elektronik cihaza kaydedilmesine yönelik hizmetten,
    • (B) işletmesi tarafından kullanıcılarına dijital ortam üzerinden abonelikle ya da izlendiği kadar ödeme yapılması usulüyle çevrim içi video, film, dizi gibi içeriklerin izlenmesine veya elektronik cihaza kaydedilmesine yönelik verilen hizmetten,
    • (C) işletmesi tarafından sanal mağazasında antivirüs programı satışından,
    • (D) işletmesi tarafından dijital ortamda çevrim içi oynatılan oyunun ilave özelliklerine erişim hakkı için kullanıcılara oyun içinde yapılan sanal para satışından,
    elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Dijital içeriklerin dijital ortamda satışına aracılık hizmeti, söz konusu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik olduğundan, Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındadır.
    Aşağıda belirtilenler dijital içerik olarak değerlendirilmez:
    • Dijital verilerin çevrim içi platformlarda depolanması,
    • Dijital ortamda satılan sinema, tiyatro, konser, müze, spor müsabakaları, otobüs, tren, uçak biletleri gibi fiili sunuma konu bir hizmetten faydalanma hakkını temsil eden biletler,
    • Türkiye’de ilgili mevzuat çerçevesinde yetki sahibi kurum ve kuruluşlar tarafından tertip edilen her türlü şans oyunu ile müşterek bahse ilişkin dijital ortamda satılan ve çekiliş veya bahse katılma hakkını sağlayan bilet veya kuponlar.
    Ayrıca, satılan bir malın çalışabilmesi için zorunlu olan ve satıcı tarafından satış esnasında malın bünyesine dâhil edilerek verilen yazılımların dijital ortamda aktive edilmesi veya indirilmesi, bu işlem dolayısıyla ayrıca bir bedel alınmaması kaydıyla, dijital ortamda yapılan içerik satışı olarak değerlendirilmez.
    3. Kullanıcıların Birbirleriyle Etkileşime Geçebilecekleri Dijital Ortamların Sağlanması ve İşletilmesi Hizmetleri
    Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetlerinden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir. Kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler de mezkûr bent uyarınca verginin konusuna girer.
    Buna göre;
    • Kullanıcılar tarafından yazılı, görsel veya işitsel içerik paylaşılabilen ya da paylaşılan içeriklere ilişkin yorum yapılabilen ya da kullanıcıların birbirleriyle sair suretle etkileşime geçebildiği her türlü dijital ortamların sağlanmasından veya işletilmesinden,
    • Dijital ortamda, mal veya hizmet alım veya satımına; ödemenin, teslimatın veya iadenin garanti edilmesi ya da bunlara aracılık edilmesi gibi fonksiyonlar üstlenilmek suretiyle aracılık edilmesi ya da herhangi bir fonksiyon üstlenilmeksizin sadece mal veya hizmetin alım satımının kolaylaştırılması ya da satışa konu mal veya hizmetin bu ortamda ilan edilmesi veya bu ilana erişilebilmesi gibi hizmetlerden,
    elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Mal veya hizmet alım satımına aracılık edenler ile alım satımı kolaylaştıranlar tarafından bu hizmetlerin sunulduğu dijital ortamlarda, benzer veya aynı ürünleri satanların ilanlarının, listeleme/sıralama/biçim değişikliği ve benzeri yapmak suretiyle farklılaştırılması şeklinde verilen hizmetler dolayısıyla elde edilen hasılat da bu kapsamda vergiye tabi tutulur.
    Dijital ortamda mal veya hizmet satışları dolayısıyla malı satan veya hizmeti ifa eden tarafından elde edilen hasılat verginin konusuna girmez. Şu kadar ki; işlemin mal veya hizmet satışı olarak değerlendirilmesi (mal veya hizmet satımına aracılık olarak değerlendirilmemesi) için mal veya hizmet satışından kaynaklı edimlerin bu kişiler tarafından yerine getirilmesi ile tüketici haklarının korunmasına ilişkin ilgili mevzuattan kaynaklanabilecek sorumlulukların bu kişilerde olması gerekir.
    Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yer alan dijital içeriklerin dijital ortamda satışı dolayısıyla elde edilen hasılatın mezkûr bent kapsamında vergiye tabi olduğu tabiidir.
    Örneğin;
    • Kullanıcıların üçüncü kişilere araç satışlarını kolaylaştırmak amacıyla dijital ortam sağlayan (A) işletmesi tarafından,
    • Sanal mağazası üzerinden, firmaların ürünlerinin satışına aracılık eden (B) işletmesi tarafından,
    • İnternet sitesi üzerinden çeşitli kültür, sanat, spor ve benzeri etkinlik biletleri ile ulaşım araçları biletlerinin satışına aracılık eden (C) işletmesi tarafından,
    • Kişilerin mesleki kariyerleriyle ve mesleki ilgi alanlarıyla ilgili paylaşım yapabildikleri dijital ortam sağlayan (D) işletmesi tarafından,
    söz konusu hizmetlerin sunumundan elde edilen hasılat, dijital hizmet vergisinin konusuna girer.
    Diğer taraftan, (E) işletmesinin imal ettiği tekstil ürünlerini veya (F) işletmesinin satın aldığı telefon aksesuarlarını kendi internet siteleri üzerinden satmaları dolayısıyla elde ettikleri hasılat verginin konusuna girmez.
    İlgili mevzuatları çerçevesinde yetkilendirilmelerine bağlı olarak faaliyette bulunan Türkiye’de ve yurt dışında yerleşik borsaların, takas merkezlerinin ve saklama kuruluşlarının görev ve yetkileri kapsamında dijital ortamda sundukları hizmetler ile Türkiye’de ilgili mevzuat çerçevesinde yetki sahibi kurum ve kuruluşlar tarafından tertip edilen her türlü şans oyunu veya müşterek bahse katılma hakkını sağlayan bilet veya kuponların sanal bayi sıfatıyla dijital ortamda satışı, Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilmez.
    4. Dijital Ortamda Sunulan Hizmetlere Aracılık Hizmetleri
    Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisine tabidir.
    Bu kapsamda, dijital ortamda sunulan; mağaza içinde mağaza, kullanıcıya ürün özelliklerini filtreleme ya da fiyat, marka, model ve benzeri bazında karşılaştırma ve sıralama yapma suretiyle yönlendirme gibi aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat verginin konusuna girer.
    Örnek: (B) işletmesi sanal mağazasında, yine kendi sanal mağazasında mal satışına aracılık hizmeti sunan (A) işletmesinin satışlarına aracılık etmektedir. Bu durumda (A) işletmesinin dijital ortamda sunduğu aracılık hizmeti dolayısıyla elde ettiği hasılat, Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında dijital hizmet vergisine tabidir. (B) işletmesinin elde ettiği hasılatın ise Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında vergiye tabi olduğu tabiidir.
    B. TANIMLAR
    Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, Kanunun uygulanmasında;
    1. Dijital ortam, fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, çevrim içi faaliyetin gerçekleştirildiği her türlü ortamı ifade eder.
    2. Dijital hizmet sağlayıcıları, Kanunun 1 inci maddesinde sayılan hizmetleri sunanları ifade eder.
    3. Hasılatın elde edilmesi, hasılatın mahiyet ve tutar itibarıyla kesinlik kazanmış olmasını ifade eder. Buna göre, sunulan hizmet karşılığında bedele hak kazanılması hasılatın elde edildiği anlamına gelmekte olup, bedelin bir kısmının veya tamamının hizmetin sunumundan sonra tahsil edilmesinin veya hiç tahsil edilmemesinin hasılatın elde edilmesine tesiri yoktur.
    4. Hizmetin Türkiye’de sunulması, hizmetin Türkiye’de sunulmasını, hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını, hizmetin Türkiye’de bulunan kişilere yönelik gerçekleştirilmesini veya hizmetin Türkiye’de değerlendirilmesini (Değerlendirmeden maksat, hizmetin karşılığını teşkil eden ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yurt dışında yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır. Şu kadar ki, dijital ortamda sunulan reklam hizmetinin Türkiye’de bulunmayan kişilere yönelik gerçekleştirilmesi durumunda hizmet Türkiye’de değerlendirilmiş sayılmaz.) ifade eder. Buna göre, sayılanlardan herhangi birinin varlığı durumunda hizmet Türkiye’de sunulmuş sayılır.
    Bir tarafı Türkiye’deki kişiler olan mal veya hizmet (dijital içerik dâhil) alım satım işlemlerine aracılık hizmetlerinde, hizmet bedeli Türkiye’deki kişiden değil de işlemin diğer tarafı olan yurt dışındaki kişiden alınsa veya (hizmet alımları bakımından) Türkiye’deki kişi hizmetten yurt dışında faydalansa dahi, hizmet Türkiye’de bulunan kişilere yönelik gerçekleştirildiğinden, hizmet Türkiye’de sunulmuş sayılır. Türkiye’de bulunan kişinin gerçek veya tüzel kişi ya da satıcı veya alıcı olmasının, bu duruma tesiri yoktur.
    Örneğin;
    • Yurt dışında yerleşik (A) işletmesi tarafından, yine yurt dışındaki gayrimenkullerin Türkiye’de bulunan kişilere kiralanmasına yönelik sunulan aracılık hizmetleri,
    • Yurt dışında yerleşik (B) sanal mağazası tarafından, Türkiye’de bulunan kişilere yönelik mal alım satımına aracılık hizmetleri, Türkiye’deki kişiden hizmet için komisyon bedeli alınıp alınmadığına bakılmaksızın
    Türkiye’de sunulmuş sayılır.
    Hizmetin karşılığını teşkil eden ödemenin Türkiye’de yapılmasından kasıt, ödemenin Türkiye’deki hesaplardan yapılmasıdır. Ancak, ödeme yurt dışında yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılması durumunda, ödeme Türkiye’de yapılmış sayılır. Buna göre, örneğin Türkiye’yi turistik amaçlı olarak beş günlüğüne ziyaret eden bir kişinin Türkiye’de bulunduğu süre içerisinde cep telefonuna bir oyun indirmesi durumunda, işlem bedelinin kişinin Türkiye’deki hesaplarından ödenmemesi kaydıyla, hizmet Türkiye’de değerlendirilmiş sayılmaz.
    5. Finansal muhasebe açısından konsolide grup, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları veya Türkiye Finansal Raporlama Standartları uyarınca konsolide finansal tablolarda yer alan tüm işletmeleri ifade eder.
    C. MÜKELLEF VE VERGİ SORUMLUSU
    1. Mükellef
    Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır.
    Dijital hizmet sağlayıcılarının, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmamasının, dar mükellef olmaları halinde söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesinin dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesiri bulunmaz.
    Buna göre, dijital hizmet sağlayıcısının Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellef olup olmamasının, dijital hizmet vergisi mükellefiyetine etkisi yoktur.
    Dijital hizmet sağlayıcılarının bu Tebliğin (I/Ç-1) bölümünde açıklanan muafiyet şartlarını taşımamaları ya da var olan muafiyetlerinin sona ermesi halinde, aynı bölümde belirtilen süre içerisinde mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmekte olup, Kanunun 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan yetkiye istinaden mükellefiyetin, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde elektronik ortamda tesis ettirilmesi uygun bulunmuştur.
    Bu kapsamda, dijital hizmet sağlayıcılarının, ilk kez verecekleri dijital hizmet vergisi beyannamesini vermeden önce, Gelir İdaresi Başkanlığının www.digitalservice.gib.gov.tr adresinde yer alan formu doldurmaları gerekir. Söz konusu formun elektronik ortamda doldurulup onaylanması üzerine, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde, dijital hizmet sağlayıcısı adına “Dijital Hizmet Vergisi Mükellefiyeti” tesis ettirilir.
    Bu kapsamdaki mükelleflerden ayrıca işe başlama bildirimi aranmaz. Mükellefiyet tesisi üzerine İnternet Vergi Dairesinde işlem yapılabilmesi için mükellefe kullanıcı kodu, parola ve şifre verilir. “Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti” bulunanlar mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifreleriyle işlem yaparlar.
    2. Vergi Sorumlusu
    Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması hâlleri ile gerekli görülen diğer hâllerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutmaya yetkilidir.
    Ç. MUAFİYET VE İSTİSNALAR
    1. Muafiyet
    Dijital hizmet vergisinden muafiyete dair düzenlemeler, Kanunun 4 üncü maddesinin (1) ila (5) numaralı fıkralarında yer almaktadır.
    Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ilgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, 1 inci maddede sayılan hizmetlere ilişkin, Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanların dijital hizmet vergisinden muaf olacağı hükme bağlanmıştır.
    Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınır.
    Finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olunup olunmadığı ile gruba dâhil olan diğer üyeler; dijital hizmet sağlayıcısının Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyetinin bulunması halinde Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre, bu vergiler bakımından mükellefiyetinin bulunmaması halinde ise Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre tespit olunur.
    Muafiyet uygulaması bakımından dijital hizmet sağlayıcısının (finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde grubun) verginin konusuna giren hizmetlerden elde ettiği toplam hasılat, hasılata ilişkin Tebliğin (II/A) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde hesaplanır.
    Türkiye’de elde edilen hasılatın, dünya genelinde elde edilen hasılata dâhil edilmesi gerektiği tabiidir.
    Hesap dönemi, takvim yılını ifade eder.
    2019 hesap döneminde Kanunun 1 inci maddesinde sayılan hizmetlere ilişkin Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından ve dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından fazla olanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Mart 2020 tarihi itibarıyla dijital hizmet vergisinin mükellefidirler.
    2019 hesap döneminde söz konusu hizmetlerden Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından ya da dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar ise Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Mart 2020 tarihi itibarıyla bu vergiden muaf olacaklardır. Bunların müteakip (aylık) vergilendirme dönemleri bakımından Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
    Örnek 1: Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortam sağlayan ve işleten, aynı zamanda dijital ortamda reklam hizmeti de sunan ve finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olmayan (A) işletmesi, 2019 hesap döneminde söz konusu dijital hizmetlerin sunulmasından dünya genelinde 740 milyon avro, Türkiye’de ise 28 milyon TL hasılat elde etmiştir. Buna göre bu işletme, 2019 hesap döneminde dünya genelinde elde ettiği hasılatı 750 milyon avroyu aşmadığından, Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Mart 2020 tarihi itibarıyla dijital hizmet vergisinden muaf olacaktır.
    Örnek 2: (K) ülkesinde yerleşik (B) işletmesi ile (L) ülkesinde yerleşik (C) işletmesi, (M) ülkesinde yerleşik (D) işletmesinin finansal muhasebe açısından grup işletmeleri olup grubun Kanun kapsamındaki dijital hizmetlerden dünya genelinde elde ettiği hasılat 900 milyon avrodur. 2019 yılında; (B) işletmesi sunduğu dijital reklam hizmetlerinden Türkiye’de 10 milyon TL, (C) işletmesi dijital içerik satışından Türkiye’de 7 milyon TL hasılat elde etmiştir. Grubun ana işletmesi (D) ise kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması hizmeti sunmak suretiyle Türkiye’de 8 milyon TL hasılat elde etmiştir. Buna göre grubun dijital hizmet vergisine tabi hizmetlerden Türkiye’de elde ettiği toplam hasılat 25 milyon TL’dir. Muafiyete ilişkin belirlenen hadlerin uygulanmasında, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olan bu işletmeler bakımından verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettikleri toplam hasılatın dikkate alınması gerektiğinden, muafiyet şartlarını taşımamaları nedeniyle grup işletmelerinin üçü de Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Mart 2020 tarihi itibarıyla ayrı ayrı dijital hizmet vergisinin mükellefi olacaktır.
    Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, ilgili hesap dönemi içerisinde aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan hadlerin her ikisinin de aşılması hâlinde muafiyet sona erer ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren dijital hizmet vergisi mükellefiyeti başlar. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınır.
    Örnek 3: Görsel içeriklerin dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda izlenmesine yönelik dijital ortamda hizmet sunan ve finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olmayan (N) işletmesi, 2019 hesap döneminde Kanun kapsamındaki dijital hizmetler dolayısıyla dünya genelinde 589 milyon avro, Türkiye’de 54 milyon TL hasılat elde etmiştir. Buna göre söz konusu işletme Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Mart 2020 tarihi itibarıyla bu vergiden muaf olacaktır.
    İşletmenin, 2020 hesap döneminde aynı hizmetlerden elde ettiği hasılata ilişkin tablo ise aşağıdaki gibidir:



    Buna göre, 2020 hesap döneminin Ocak-Haziran döneminde söz konusu işletme tarafından elde edilen hasılat tutarı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her iki haddi de aştığından 2020 hesap dönemi Haziran ayı sonu itibariyle işletme bakımından muafiyet sona erecektir. Mezkûr maddenin ikinci fıkrasına göre, hadlerin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme dönemi olan 2020 hesap dönemi Ekim ayı başından itibaren işletmenin dijital hizmet vergisi mükellefiyeti başlayacaktır.
    Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre, birbirini takip eden iki hesap dönemi boyunca birinci fıkradaki hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlar.
    Örnek 4: Finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olmayan (S) işletmesi sesli içeriklerin dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine ve elektronik cihazlara kaydedilmesine yönelik dijital ortamda hizmet sunmaktadır. İşletmenin bu hizmetlerden elde ettiği hasılat tutarları hesap dönemleri itibarıyla aşağıdaki gibidir:



    Yukarıdaki hasılat tutarlarına göre, 2021 ve 2022 hesap dönemlerinde elde edilen hasılat tutarları Kanunda belirlenen muafiyet hadlerinin en az birinin altında kaldığından, (S) işletmesi 2023 hesap döneminin başından itibaren dijital hizmet vergisinden muaf olacaktır.
    Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre, Cumhurbaşkanı, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan hadleri, verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.
    2. Muafiyete İlişkin Belgelendirme ve Bildirim Yükümlülüğü
    Kanunun 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı, muafiyetin tespiti ve uygulanması amacıyla bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Bu kapsamda bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmeleri için 30 gün ek süre verilir. Verilen ek süre içerisinde, bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenler bu maddede yer alan muafiyetten yararlanamaz.
    Bu yetki kapsamında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılan hizmetleri sunan dijital hizmet sağlayıcılarının, vergiden muaf olduklarını aşağıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tevsik etmesi uygun bulunmuştur.
    Bir hesap dönemi içinde verginin konusuna giren hizmetler dolayısıyla Türkiye’de elde edilen hasılat tutarı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haddi aşmakla birlikte dijital hizmet vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen yurt dışında yerleşik dijital hizmet sağlayıcılarının vergiden muaf olduklarını, Türkiye ile birlikte dünya genelinde en az beş ülkede faaliyette bulunan bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından, bu Tebliğde yer alan açıklamalara ve uluslararası denetim standartlarına uygun olarak düzenlenecek bağımsız denetim raporuyla, ilgili hesap dönemini takip eden 30 Haziran tarihine kadar tevsik etmeleri şarttır.
    Bu raporun asgari, dijital hizmet sağlayıcısının;
    • Unvan, iletişim (adres, telefon, e-mail ve benzeri) ve ortaklık bilgileri ile faaliyetlerine ilişkin bilgileri,
    • Dijital hizmetleri sunduğu alan adları ve IP adreslerini,
    • Varsa Türkiye’deki yetkili temsilcisine ilişkin bilgileri (unvan ve iletişim),
    • Verginin konusuna giren hizmet türleri itibarıyla Türkiye’de elde edilen hasılat tutarını,
    • Verginin konusuna giren hizmet türleri itibarıyla dünya genelinde elde edilen hasılat tutarını,
    • Kanun kapsamındaki muafiyet durumuna ilişkin değerlendirmeyi,
    içermesi gerekir.
    Dijital hizmet sağlayıcısının finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması durumunda söz konusu raporun bu kapsamdaki grup işletmelerine ilişkin bilgileri (unvan ve iletişim bilgileri, verginin konusuna giren hizmetlerden Türkiye’de ve dünyada elde edilen hasılat ve benzeri) de içermesi ve raporda değerlendirmenin buna göre yapılması gerekir.
    Söz konusu rapor ile raporun Türkiye’de faaliyette bulunan yeminli tercüman tarafından Türkçeye tercüme edilmiş bir örneği, dijital hizmet sağlayıcısı tarafından www.digitalservice.gib.gov.tr adresine 30 Haziran tarihine kadar elektronik olarak yüklenir.
    Yukarıda belirtilen tutarın üzerinde hasılat elde edilen her hesap dönemi için aynı usul dairesinde rapor düzenlenir ve söz konusu adres üzerinden aynı şekilde yüklenir.
    Söz konusu raporun belirtilen süre ve şekilde elektronik ortama yüklenmemesi halinde, dijital hizmet sağlayıcısına (varsa Türkiye’deki yetkili temsilcisine) internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda sayılan tebligat yöntemleri ve/veya elektronik posta ve/veya diğer tüm iletişim araçları kullanılarak 30 günlük ek süre verilir.
    Bu süre içerisinde de belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında doğru olarak yerine getirilmemesi veya bu bölümde düzenlenen belgelendirme yükümlülüğü kapsamında bulunulmadığının tevsik edilememesi halinde, muafiyetten yararlanılamaz.
    Gelir İdaresi Başkanlığı veya Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı, bir hesap dönemi içinde verginin konusuna giren hizmetler dolayısıyla Türkiye’de elde ettiği hasılat tutarı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haddi aşmakla birlikte dijital hizmet vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen Türkiye’de yerleşik dijital hizmet sağlayıcılarından vergiden muaf olduklarını tevsik etmelerini yazılı olarak isteyebilir.
    Bu durumda, tevsike yönelik bilgi ve açıklamaların, söz konusu talebin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yazılı olarak sunulması gerekir.
    Bilgi ve açıklamaların yeterli bulunmaması halinde, dijital hizmet sağlayıcısının muafiyetinin tevsikinin yukarıda açıklanan çerçevede bağımsız denetim raporuyla yapılması istenebilir. Söz konusu bağımsız denetim raporunun, bu talebin dijital hizmet sağlayıcısına tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde ibraz edilmesi gerekir. Bu süre içinde raporun ibraz edilmemesi durumunda dijital hizmet sağlayıcısına 30 günlük ek süre verilir.
    Bu süre içerisinde de belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında doğru olarak yerine getirilmemesi halinde, muafiyetten yararlanılamaz.
    3. İstisnalar
    Kanunun 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre;
    a) 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37 nci maddesi kapsamında üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler,
    b) 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesi kapsamında üzerinden özel iletişim vergisi alınan hizmetler,
    c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetler,
    ç) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetler,
    d) 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesi kapsamında yer alan ödeme hizmetleri,
    dolayısıyla elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden müstesnadır. Bu hizmetlerden elde edilen hasılat, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hadlerin tespitinde dikkate alınmaz.
    Kanunun 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendine göre 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetlerden elde edilen hasılat vergiden müstesna olduğundan, gerek bankalarca gerekse ilgili mevzuat çerçevesinde yetkilendirilmelerine bağlı olarak diğer finansal kuruluşlar tarafından yapılabilen söz konusu maddede sayılan faaliyetler dolayısıyla elde edilen hasılat vergiden istisnadır. Söz konusu istisna uygulaması bakımından, hizmeti sunan banka veya finansal kuruluşun yerleşik olduğu ülkenin önemi yoktur.
    Örneğin, bankalar veya ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilen diğer finansal kuruluşlar tarafından dijital ortamda sunulan;
    • Vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren basit veya karmaşık yapıdaki finansal araçların alım satımına aracılık işlemleri,
    • Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri,
    • Daha önce ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alım satımının yürütülmesi işlemleri,
    • Sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri,
    dolayısıyla elde edilen hasılat istisna kapsamındadır.
    Kanunun 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendinde düzenlenen istisnanın uygulanabilmesi için, satışı ve/veya üzerinden yapılan hizmet sunumları verginin konusuna giren dijital içeriklerin ve dijital ortamların, 5746 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde, aynı fıkranın (a) bendinde tanımlanan Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulması gerekir.
    Bu kapsamda, aşağıda sayılan ürünler bakımından istisna uygulanmayacağı tabiidir:
    • Pazarlanabilir/kullanılabilir aşamaya gelmiş veya halihazırda pazarlanan/kullanılan ancak 5746 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde oluşturulmamış ürünlerin geliştirilmesi amacıyla Ar-Ge merkezlerinde geliştirilen ürünler,
    • 5746 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde yenilik faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünler,
    • 5746 sayılı Kanun kapsamındaki tasarım faaliyetleri neticesinde geliştirilen/iyileştirilen/farklılaştırılan/oluşturulan ürünler,
    • İlgili mevzuata göre Ar-Ge kapsamında sayılmayan faaliyetler neticesinde oluşturulan ürünler.
    Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünler üzerinden sunulan dijital hizmetin, ürün sahibi tarafından aynı zamanda bu niteliği taşımayan ürünler üzerinden de sunulması halinde, istisna, münhasıran bu niteliği taşıyan ürünler üzerinden sunulan hizmet dolayısıyla elde edilen hasılata uygulanır.
    Örneğin, bir işletmenin, yukarıda belirtilen şekilde Ar-Ge merkezinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturduğu bilgisayar antivirüs programının satışından elde ettiği hasılat istisna kapsamındadır.
    Kanunun 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasında sayılan istisna kapsamındaki hizmetleri sunanlarca, istisna kapsamında olmayan diğer hizmetlerin de sunulması halinde, istisna kapsamında olmayan hizmetlerden elde edilen hasılatın vergilendirileceği tabiidir.
    4. İstisna ve Muafiyetlerin Sınırı
    Kanunun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, dijital hizmet vergisine ilişkin istisna veya muafiyetler, ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri dijital hizmet vergisi bakımından geçersizdir.
    Bu kapsamda, söz konusu düzenleme ile, 7194 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce veya sonra diğer kanunlarla, bu Kanun dışında düzenlenmek suretiyle getirilmiş veya getirilecek olan istisnaların dijital hizmet vergisi açısından geçersiz olması sağlanmıştır.
    Örneğin, bir kurumun kuruluş kanununda gelirlerinin her türlü vergi, resim, harç, pay ve fondan muaf olduğuna dair hüküm bulunması, bu kurumun Kanunun konusuna giren hizmetleri dolayısıyla elde ettiği hasılata dijital hizmet vergisi uygulanmasına engel teşkil etmez.
    II- VERGİNİN MATRAHI, ORANI VE HESABI
    A. MATRAH
    Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dijital hizmet vergisinin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılattır. Hasılatın döviz ile hesaplanması halinde döviz, hasılatın elde edildiği günkü Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir. Merkez Bankasınca Resmî Gazete’de ilan edilmeyen dövizlerin Türk parasına çevrilmesinde ise cari kur esas alınır.
    Her ne ad altında olursa olsun elde edilen hasılatın tamamı matraha dâhildir. Bu kapsamda, satış, işlem veya hizmet bedeli, komisyon ücreti, abonelik bedeli, üyelik bedeli, aracılık bedeli ve benzer adlar altında alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerlerin tamamı hasılata, dolayısıyla matraha dâhildir.
    Sunulan dijital hizmetlere ilişkin vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler matraha dâhildir. Bu tür müteferri gelirlerin hizmetin sunulduğu vergilendirme dönemlerini takip eden vergilendirme dönemlerinde elde edilmeleri halinde, elde edildikleri vergilendirme döneminin matrahına dâhil edilirler. Tahsilat aşamasında mükellef aleyhine kur farkı oluşması halinde ise söz konusu fark, oluştuğu vergilendirme döneminin matrahının tespitinde dikkate alınabilir.
    Dijital ortamda mal veya hizmet satışına aracılık dolayısıyla elde edilen hasılata konu tutardan, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 48 inci maddesi kapsamında alıcıların (tüketicilerin) cayma hakkını kullanması nedeniyle malların satıcılara iade edilmesi, hizmetlerin ifa edilmemesi ve mal veya hizmet bedelinin alıcılara (tüketicilere) iade edilmesine bağlı olarak mükellef tarafından muhatabına iade edilen kısmının, söz konusu iadenin yapıldığı vergilendirme döneminin matrahının tespitinde dikkate alınması mümkündür.
    Verginin konusuna giren dijital hizmetlerin parçası veya tamamlayıcısı niteliğinde bulunan hizmetler dolayısıyla elde edilen hasılat, bu hizmetler dijital ortam dışında ifa edilse ya da bunlar için ayrıca bir bedel tahakkuk ettirilse veya fatura ve benzeri belge düzenlense dahi, matraha dâhildir.
    Ancak, verginin konusuna giren dijital hizmetler ile dijital hizmetin parçası veya tamamlayıcısı niteliği bulunmayan ve işleme taraf olmayan üçüncü kişilerce de işlemden bağımsız olarak ifa edilebilen verginin konusuna girmeyen hizmetlerin birlikte sunulması durumunda, hizmetlerin bedellerinin emsallere uygun olarak tespit edilmesi suretiyle hizmetlerden elde edilen hasılatın ayrıştırılması kaydıyla, matraha, sadece verginin konusuna giren dijital hizmetlere isabet eden hasılatın dâhil edilmesi mümkündür. Bu şekilde birlikte sunulan hizmetlerde;
    • Verginin konusuna giren dijital hizmetlerin bedelinin emsallere uygun olması, dijital hizmet sağlayıcısı tarafından sadece dijital hizmet sunulan (verginin konusuna girmeyen bir hizmet içermeyen) işlemlerde elde edilen bedelden düşük olmamak üzere, hizmete mütenasip tespit edilen bedeli,
    • Verginin konusuna girmeyen hizmetlerin bedelinin emsallere uygun olması ise hizmete ilişkin piyasada oluşan bedeller, mükellef ve sunduğu hizmetin ölçeği, katlanılan maliyetler, üstlenilen riskler, hizmetin niteliğindeki farklılıklar ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle bu hizmetin benzer ölçütler dâhilinde aynı/benzer hizmetleri sunan herhangi bir üçüncü kişi tarafından sunulması durumunda talep edilebilecek bedelden yüksek olmamak üzere, hizmete mütenasip tespit edilen bedeli,
    ifade eder. Birlikte sunulan söz konusu hizmetlerden elde edilen hasılatın belirtilen şekilde ayrıştırılamaması durumunda, hasılatın tamamının matraha dâhil edilmesi gerekir.
    Bu kapsamda, örneğin, dijital ortamda mal alım satımına aracılık eden ve satıcılarla yaptığı sözleşmeler çerçevesinde satıcılara ait malların depolanması, satılan malların teslimatı ve mallara ilişkin çağrı merkezi hizmetlerini de sunabilen bir mükellefin, mal teslimatı ve çağrı merkezi hizmetleri aracılık hizmetinin parçası ve tamamlayıcısı niteliğinde olduğundan bu hizmetler dolayısıyla elde ettiği hasılatın tamamı matraha dâhil iken, satıcılara verdiği depolama hizmetleri dolayısıyla elde ettiği hasılat, emsallere uygun olarak tespit edilmesi kaydıyla, matraha dâhil edilmeyecektir.
    Dijital hizmet sağlayıcıları tarafından ödenen katma değer vergisi hasılata dâhil değildir.
    Sunulan hizmete ilişkin düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilen ticari teamüllere uygun iskontoların matrahının tespitinde dikkate alınması mümkündür. Hasılatın elde edildiği vergilendirme döneminden sonra yapılan iskontoların matrahtan indirilmesi mümkün değildir.
    Hasılatın mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerlerle elde edilmesi halinde matrah, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesi hükümlerine göre tespit olunur.
    Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmaz. Buna göre, bir dijital hizmet vergisi mükellefinin verginin konusuna giren hizmetleri sunabilmesi için dijital hizmet vergisi mükelleflerinden ya da bu verginin mükellefi olmayanlardan yaptığı, verginin konusuna girsin girmesin, alımlar dolayısıyla katlandığı gider veya maliyetleri veya bunlara ilişkin ödediği vergileri dijital hizmet vergisi matrahından indirmesi mümkün değildir.
    Dijital hizmet vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmez.
    Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki dijital içeriklerin aracı platformlar vasıtasıyla satışında, içeriği satanın açıkça belirtilmediği ve bu durumun taraflar arasındaki sözleşmelere yansıtılmadığı, düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde dijital içeriği satana ait bilgilere açıkça yer verilmediği hallerde dijital içerik satışına ilişkin hasılatın tamamı söz konusu içeriğin satışına aracılık eden mükellefin matrahına dâhil edilir.
    Örnek 1: Mükellef (A) işletmesinin, dijital ortamda sunmuş olduğu reklam hizmetlerinden dolayı Mart 2020 vergilendirme döneminde elde ettiği döviz cinsinden hasılata ilişkin matrah aşağıdaki gibidir.



    Örnek 2: Mükellef (B) işletmesi, Nisan 2020 vergilendirme döneminde dijital ortamda sunduğu reklam hizmeti dolayısıyla (C) işletmesinden 10 milyon TL hasılat elde etmiştir. Mükellef (B) işletmesi bu hizmetin bir kısmını aynı dönemde mükellef (D) işletmesinin oyun uygulamasında reklamın yayınlanması suretiyle sunmuş ve bunun karşılığında mükellef (D) işletmesine 4 milyon TL ödemiştir.
    Buna göre, Nisan 2020 vergilendirme döneminde söz konusu reklam hizmetleri dolayısıyla mükellef (B)’nin matrahı 10 milyon TL, mükellef (D)’nin matrahı ise 4 milyon TL olacaktır.
    Örnek 3: Mükellef (E) işletmesi, Mayıs 2020 vergilendirme döneminde sanal mağazasında kendisine ait dijital oyuna erişim hakkını kullanıcı (K)’ye 10 TL karşılığında satmıştır. (E) işletmesi aynı dönemde oyuna erişim hakkını ayrıca mükellef (F) işletmesinin sanal mağazası aracılığıyla kullanıcı (L)’ye de 13 TL’ye satmıştır. (E) işletmesi (L)’ye yapılan satış dolayısıyla (F) işletmesine 3 TL komisyon ödemiştir.
    Buna göre, Mayıs 2020 vergilendirme döneminde (E) işletmesinin dijital oyun satışlarından elde edilen hasılat dolayısıyla matrahı (10 TL + 13 TL=) 23 TL, (F) işletmesinin dijital oyun satışına aracılıktan elde edilen hasılat dolayısıyla matrahı 3 TL olacaktır.
    Örnek 4: Sosyal medya platformu işleten mükellef (G), Haziran 2020 vergilendirme döneminde kullanıcılardan ayrıcalıklı abonelik hizmeti kapsamında 15 milyon TL hasılat elde etmiştir. Aynı dönemde, ayrıca, söz konusu platform üzerinden sunduğu reklam hizmetleri dolayısıyla reklam verenlerden 25 milyon TL hasılat elde etmiştir.
    Buna göre, Haziran 2020 vergilendirme döneminde (G) işletmesinin matrahı (15 milyon TL + 25 milyon TL=) 40 milyon TL olacaktır.
    B. VERGİNİN ORANI VE HESABI
    Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, dijital hizmet vergisinin oranı %7,5’tir.
    Dijital hizmet vergisi, verginin kapsamına giren hizmetlere ilişkin geçerli vergi oranının matraha uygulanması suretiyle hesaplanır.
    Verginin konusuna giren birden fazla hizmetin tek bedel karşılığında birlikte sunulması halinde, matraha uygulanacak vergi oranı olarak bu hizmetlerden geçerli en yüksek vergi oranına tabi olan dikkate alınır.
    Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmaz.
    Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre, Cumhurbaşkanı, dijital hizmet vergisi oranını, hizmet türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte %1’e kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.
    III- VERGİLENDİRME DÖNEMİ, VERGİNİN BEYANI, TARHI VE ÖDENMESİ İLE VERGİ GÜVENLİĞİ
    A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ
    Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.
    B. VERGİNİN BEYANI
    1. Beyan Esası ve Beyannamenin Verilme Zamanı
    Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dijital hizmet vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunur.
    Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı durumlarda beyan, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılır.
    Dijital hizmet vergisi mükellefleri ile Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı durumlarda vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini vergilendirme dönemini takip eden ayın son günü akşamına kadar vermekle yükümlüdürler.
    Mükellefler, bir vergilendirme döneminde vergiye tabi hasılat elde etmeseler dahi bu dönemlerle ilgili olarak beyanname vermek zorundadır.
    Ancak, Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vergi sorumluluğu yüklenenlerin, vergi kesintisine tabi işlemlerinin bulunmadığı vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak beyanname verme zorunlulukları yoktur.
    2. Beyannamelerin Elektronik Ortamda Gönderilmesi
    Kanunun 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan yetkilere istinaden, dijital hizmet vergisi beyannamelerinin tamamının www.digitalservice.gib.gov.tr adresi üzerinden elektronik ortamda gönderilmesi uygun bulunmuştur.
    Dijital hizmet vergisi mükellefiyeti tesis ettirilenlerden, Türkiye’de gelir ve kurumlar vergisi bakımından mükellefiyeti bulunmayanların herhangi bir had ile sınırlı olmaksızın beyannamelerini 213 sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca meslek mensuplarına imzalatma zorunluluklarının olmaması uygun bulunmuştur.
    İlgili vergilendirme döneminde vergiye tabi hasılat elde edilmemesi halinde, beyannamede yer alan “Beyannamede beyan edilecek matrahım bulunmamaktadır.” kutucuğu işaretlenmek suretiyle ilgili döneme ait beyanname verilir.
    Her bir hizmet türü itibarıyla elde edilen hasılatın, beyannamenin matrah bölümünde yer alan ilgili hizmet türüne ilişkin satırda ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
    Elektronik ortamda yapılan işlemlerin tespit ve tevsikinde, Gelir İdaresi Başkanlığı ve vergi dairesi kayıtları esas alınır.
    C. TARH İŞLEMLERİ
    1. Tarh Yeri
    Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre, dijital hizmet vergisi, katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan dijital hizmet sağlayıcıları için bu vergi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesince, bulunmayanlar bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek vergi dairesince tarh olunur.
    Ancak, aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan yetki kapsamında, dijital hizmet vergisini tarha yetkili vergi dairesinin Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı olması uygun bulunmuştur.
    2. Tarhiyatın Muhatabı
    Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, dijital hizmet vergisi, bu vergiye mükellef olan veya vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulan gerçek veya tüzel kişiler adına tarh olunur.
    Adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılır.
    Ç. VERGİNİN ÖDENMESİ
    Kanunun 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait dijital hizmet vergisini beyanname verme süresi içinde öderler.
    Ödeme; vergi dairelerine ve tahsile yetkili bankalara yapılabileceği gibi, Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden tahsile yetkili bankaların banka kartı veya kredi kartı ile de yapılabilir.
    D. VERGİNİN GİDER OLARAK İNDİRİLEBİLMESİ
    Kanunun 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasına göre, dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilir.
    E. YETKİ
    Kanunun 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı, dijital hizmet vergisi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya resen tarh yerini tayin etmeye, mükellef veya vergi sorumlularına sadece vergiye tabi hizmetlerin sunulduğu dönemler için beyanname verdirmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Bu yetki kapsamında bazı hususlar bakımından aşağıdaki şekilde işlem tesis edilmesi uygun bulunmuştur.
    Türkiye’de gelir ve kurumlar vergisi bakımından mükellefiyeti bulunmayan dijital hizmet vergisi mükelleflerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, vergi kapsamındaki hizmetlerin sunulmasından elde edilen hasılata ilişkin tevsik edici tüm bilgi, belge ve elektronik kayıtlar, gerektiğinde ibraz edilmek üzere mezkûr Kanunun muhafaza ve ibraz hükümleri gereğince muhafaza edilir.
    Türkiye’de gelir ve kurumlar vergisi bakımından mükellefiyeti bulunanlar ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak işlem tesis eder.
    F. DÜZELTME
    Sunulan dijital hizmetin iadesi mümkün bulunmadığından ve dijital hizmet vergisi hasılat üzerinden alınan bir vergi olduğundan dijital hizmetlere ilişkin hesaplanan verginin düzeltilmesi ve iadesi söz konusu değildir.
    213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenlenen vergi hatası kapsamındaki düzeltme talepleri, mezkûr Kanun hükümlerine göre değerlendirilir.
    G. VERGİ GÜVENLİĞİ
    Kanunun 7 nci maddesinde;
    • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen bu Kanun kapsamındaki dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye’deki yetkili temsilcisine, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için dijital hizmet vergisini tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak 213 sayılı Kanunda sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabileceği ve bu durumun Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edileceği,
    • İlan tarihinden itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verileceği, bu kararın erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderileceği ve engelleme kararlarının gereğinin bildirimden itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirileceği,
    • Vergi güvenliği uygulamasına ilişkin usul ve esasların, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği
    hüküm altına alınmıştır.
    Buna göre;
    • Bu maddede yer alan yetki, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren tüm vergiler bakımından beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini tam, zamanında ve doğru olarak yerine getirmeyen dijital hizmet sağlayıcılarına yöneliktir.
    • Hazine ve Maliye Bakanlığınca engelleme kararı verilmeden önce;
    - Yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiği hususu, dijital hizmet vergisini tarha yetkili olan Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, dijital hizmet sağlayıcısının internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak 213 sayılı Kanunda sayılan tebligat yöntemleri ve/veya elektronik posta ve/veya diğer tüm iletişim araçları ile dijital hizmet sağlayıcısına veya Türkiye’deki yetkili temsilcisine ihtarda bulunulur,
    - Söz konusu ihtarda, hangi yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiği belirtilir ve dijital hizmet sağlayıcısından bu yükümlülüklerin, durumun taraflarına iletildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi istenir,
    - Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde, dijital hizmet sağlayıcısına ilişkin bilgilere yer verilmek suretiyle Kanunun 7 nci maddesi kapsamında ihtarda bulunulduğu, ihtar gereğinin yapılmaması halinde mezkûr maddeden kaynaklı tüm yetkilerin kullanılacağı ilan edilir.
    • İlandan itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, Hazine ve Maliye Bakanlığınca dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine karar verilir.
    • Bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir ve engelleme kararlarının gereği, bildirimden itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir.
    • Yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde;
    - Henüz erişimin engellenmesi kararı verilmemişse bu yönde karar verilmez, bu yönde karar verilmiş ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilmemiş ise işlemlere devam edilmez,
    - Karar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilmiş ancak henüz erişim sağlayıcıları tarafından kararın gereği yerine getirilmemişse Hazine ve Maliye Bakanlığınca işlemlere devam edilmemesi gerektiği hususu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir,
    - Erişim sağlayıcıları tarafından erişim engellenmişse, Hazine ve Maliye Bakanlığınca erişimin engellenmesinin kaldırılması hususu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna iletilir, bu hususun bildiriminden itibaren yirmi dört saat içerisinde erişim sağlayıcıları tarafından dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişim açılır.
    YÜRÜRLÜK
    Bu Tebliğ, 1 Mart 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Tebliğ olunur.

     


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini ( 2020-73) görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili Tebliği görüntülemek için tıklayınız.




    31 Mart 2020 tarihine kadar verilmesi gereken yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri 30 Nisan 2020 gün sonuna kadar uzatılmıştır.

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/125

    Konusu: 31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 takvim yılı Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılması.

    Tarihi: 17/03/2020

    Sayısı: VUK-125 / 2020-4

     

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler nedeniyle, Vergi Usul Kanununun 17 ve mükerrer 28 inci maddelerindeki yetkiye dayanılarak; 31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

    31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 30 Nisan 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.



    Külçe Metal teslimleri ile Hurda ve Atık Teslimlerinde (KDV istisnasından vazgeçmiş olanlarda) uygulanmakta olan 5/10 oranındaki KDV tevkifatı 01 Nisan 2020 tarihinden itibaren 7/10 olarak değiştirilmiştir. 

    3 Mart 2020 tarih ve 31057 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik yapan 31 Seri No’lu Tebliğ’i görüntülemek için: tıklayınız

    2 Mart 2020 günü sonuna kadar elektronik ortamda gönderilmesi gereken Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin verilme süresi ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden payların ödeme süresi 30 Mart 2020 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır.


    Tarih: 28/02/2020

    Sayı: VUK-124/ 2020-3


    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

      VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/124

    Konusu: Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden payların ödeme sürelerinin uzatılması.

    Tarihi: 28/02/2020

    Sayısı: VUK-124/ 2020-3

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler nedeniyle, 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesinde yer alan yetkiye dayanılarak;  Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin verilme süresi ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden payların ödeme süresinin uzatılması bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Süresinin Uzatılması:

    2 Mart 2020 günü sonuna kadar elektronik ortamda gönderilmesi gereken Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin verilme süresi ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden payların ödeme süresi 30 Mart 2020 Pazartesi günü sonuna (29 Mart tarihinin Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle) kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

    Söz konusu Sirkülere ulaşmak için tıklayınız.

    EĞİTİM PROGRAMI

    Denetimde Etik06 Mart 2020 / 7  Saat (1) Gün - KGK  7  Kredi  (350 TL)

    Örneklem Yöntemleri   ve Analizi07-08 Mart 2020 14 Saat (2) Gün - KGK  14 Kredi (700 TL)                                                        

     (1) Denetçiler, 3 yıllık dönem  içerisinde; en az 60 kredisi temel mesleki konulardan olmak üzere, 120 kredi  karşılığı eğitimi tamamlamak zorundadır.

     (2) 3 yıllık dönemde “Etik  Kurallar” konusundan en az 5 kredi karşılığı eğitimin tamamlanması gerekir.

     (3) Denetçiler, temel mesleki  konulardan her yıl en az 20 kredi karşılığı eğitimi tamamlamak zorundadır.                                                     

                                                                             

    BAŞVURU VE KAYIT

    26 Şubat 2020  –   03 Mart 2020

    • Eğitimler  Meslek Mensubunun TÜRMOB Zorunlu Sürekli Eğitim Kredilerine de sayılmaktadır.
    • Eğitim Programı  En Az 15 Başvuru Olması Halinde Açılacaktır. 
    • Programa Kabulde  Başvuru Sırası Dikkate Alınacaktır.
    • Eğitim  Ücreti, Derse Katılmama Durumunda İade Edilmeyecektir.
    • Bonus ve Maximum  Kredi Kartınızla 9 Taksit  Halinde Ödeme Yapabilirsiniz.

    Eğitimlere KGK Bağımsız Denetim Siciline Kayıtlı Bağımsız Denetçiler katılabilir

    Kayıt için 1 Adet Fotoğraf ve Nüfus Cüzdan Fotokopisi Gerekmektedir.

    Kesin kayıt formuna aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    BASIN BÜLTENİ

    SAYI : 2020/302

    TARİH : 23.02.2020

     GERİ KAZANIM KATILIM PAYININ

    BU HALİYLE UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR!

    Geri kazanım katılım payı uygulaması genişliyor. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun Ek-1 sayılı listesinde yer alan plastik poşetler için geri kazanım katkı payı (GEKAP) ödenmesine 2019 yılında başlanılmıştı. 31.12.2019 tarihinde yayımlanan Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik ile söz konusu listede yer alan plastik poşet hariç diğer kalemlerden (lastik, akümülatör, pil, madeni yağ, bitkisel yağ, elektrikli ve elektronik eşya, ilaç, plastik ambalaj, metal ambalaj, cam ambalaj, ahşap ambalaj) geri kazanım katılım payı alınmasına ise 01/01/2020 tarihi itibariyle başlanılmıştır.

    TÜRMOB Genel Başkanı Emre Kartaloğu geri katılım kazanım payının bu haliyle uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı; 

    “GEKAP Beyannamesi, kurumlar vergisi mükelleflerince 29 Şubat 2020 tarihinde, üçer aylık beyan dönemine (Ocak-Mart) tabi olan diğer mükelleflerce 30 Nisan 2020 tarihinde verilecektir.

    2019 yılında uygulaması başlayan plastik poşetlerden GEKAP alınması uygulaması bazı sıkıntılar yaşanmasına rağmen kamuoyu tarafından benimsenmiş ve çevre kirliliğinin önlenmesi anlamında önemli katkıların ortaya çıkmasına da imkan sağlamıştır. Lastik, akümülatör, pil, madeni yağ, bitkisel yağ, elektrikli ve elektronik eşya, ilaç, plastik ambalaj, metal ambalaj, cam ambalaj, ahşap ambalaj gibi ürünlerden geri kazanım katılım payı alınması uygulamasının nasıl yürütüleceği konusunda ise ciddi tereddütler bulunmaktadır.


    Konu ekonominin birçok değişik kesimini ilgilendirmekte, konunun karmaşık olması, pilot uygulama gibi bir ara geçiş uygulanmaksızın, ülke genelinde çok sayıda yeni ürün için GEKAP alınmasına başlanılması birtakım problemlere neden olacaktır. 

    Uygulama kapsamı onlarca yeni ürün ve milyonlarca işletmeyi ilgilendirmektedir. Bu konuda iş dünyası nezdinde yeterli farkındalık oluşmadığı açıktır.

    Böylesi kapsamlı bir düzenlemeyle ilgili kuruluşların, şirketlerin ve şahısların bu kadar kısa bir zaman sürecinde karşılaşmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz. Nitekim, ilgili Yönetmelik 2019 yılının son günü yayımlanmış, bir gün sonra GEKAP alınması istenmiştir. Çevre Bakanlığı konuyu açıklayan usul ve esasları 7 Şubat tarihinde yayımlamıştır. Bu çerçevede, konunun ilgililer nezdindeki farkındalık düzeyinde yeterli artışın sağlanamadığı tarafımızca gözlemlenmektedir.

    Örneğin; eski uygulamada ücretlendirmeye tabi olmayan plastik poşetler ve diğer torbalar, 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren ambalaj olarak nitelendirilmekte ve ambalaj cinsine göre kilo bazlı olarak GEKAP’a tabi tutulmaktadır. Bu ürünler için ilgilisine göre satış noktaları, eczaneler veya kargo firmaları tarafından GEKAP beyanı yapılacaktır.

    Başka bir örnek vermek gerekirse, kafeterya veya kantin işleten bir kişi GEKAP mükellefi olabilir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayımladığı usul ve esaslara göre, plastik veya kağıt olan tek kullanımlık bardaklarda içecek servisi yapan bir işletmeci GEKAP mükellefi olacak ve işletmesinde kullandığı bardaklar için beyan ve bildirimde bulunacaktır.

    Bu yeni durum hakkında eczacı, kantin ve kafeterya işletmecilerinin ne kadar haberdar olduğu konusunda endişelerimiz bulunmaktadır. Kaldı ki GEKAP kapsamında, 2872 sayılı Kanun uyarınca çok ağır idari ve adli yaptırımlar öngörülmüştür. GEKAP ödemediği tespit edilenlere katılım payı tutarının %20 fazlası idari para cezası olarak verilmekte ve ayrıca gecikme faizi alınmaktadır. Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca bilgi ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere ise 22.109 Türk Lirası idarî para cezası kesilmesi gerekmektedir.

    İlave olarak, Kanunun 12 nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenlerin, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasının mümkün olduğunu ve Kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağının bilinmesinde fayda bulunmaktadır. 

    Bu sebeplerle, GEKAP uygulamasının tüm açılardan ilgili paydaşlara detaylı olarak açıklanması ihtiyacı bulunmaktadır. Bakanlık tarafından, başta TÜRMOB olmak üzere TÜSİAD, TOBB ve TESK gibi ilgili sivil toplum kuruluşları ile birlikte ortak bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapılarak uygulamanın sorunsuz hayata geçirilmesi için gerekli her türlü  tedbirin alınması gerekmektedir.”

    Basın bültenini aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    İç karışıklıklar öncesinde 1,5 milyon kişinin yaşadığı İdlib'e iç karışıklık sonrasında 3,7 milyon kişi sığınmıştır. İdlib'de Gerginliği Azaltma Bölgesi ilanından sonra yapılan saldırılarda yaklaşık 900 bin kişi yerlerinden edilmiştir. İdlib Merkezi ve Kuzeyi, Atme Kamplar Bölgesine ve sınırımıza yakın bölgelere göç hareketleri olmuştur.

    1 Aralık 2019 tarihinden günümüze toplamda 312 bin kişi sınırımıza yakın yerlere göç etmiş olup göç edenlerin % 76'sı kadın ve çocuklardan oluşmaktadır.

    Bölgedeki kış şartları ve yoğun yağışlar yaşamı olumsuz yönde etkilemektedir. Göç dalgası ile birlikte sınırımıza yakın bölgelere göç etmiş sığınmacılar başta can güvenliği, açlık, susuzluk, barınma ve salgın hastalık sorunları ile karşı karşıya bulunmaktadırlar."

     Kampanyaya ilişkin Başbakanlık Genelgesi ve banka hesap numaraları aşağıdadır.

    GENELGE



    İdlib Kampanyası için Banka Hesap Bilgileri

    T.C. Ziraat Bankası A.Ş.

    Ankara Kamu Kurumsal Şubesi

    TL                                          : TR650001001745555555555154

    USD                                       : TR750001001745555555555168

    EURO                                    : TR170001001745555555555145

    Banka Swift Kod No            : TCZBTR2A

    Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.

    Tunalı Hilmi Ticari Şubesi

    TL                                          : TR790001500158007299814612

    USD                                       : TR480001500158048013341736

    EURO                                    : TR260001500158048013341744 

    Banka Swift Kod No            : TVBATR2A

    Türkiye Halk Bankası A.Ş.

    Bakanlıklar Şubesi

    TL                                          : TR890001200940800005000016

    USD                                       : TR690001200940800058000109

    EURO                                    : TR420001200940800058000110

    Banka Swift Kod No            : TRHBTR2A


    14 Şubat 2020 tarih ve 31039 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan KDV GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPAN 30 SERİ TEBLİĞ ile Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde KDV oranı belirlenmesi ve Tevkifat Uygulaması ayrıca İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırımlarda KDV istisna süresinin uzatılması ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. 

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.  



    İnovasyon süreci, yenilikçi ve yaratıcı fikirler, alternatifler ve çözümler geliştirilmesi ile tetiklenir. Ancak yaratıcılık, bir fikrin inovasyona dönüşmesi için tek başına yeterli değildir. İnovasyon yönetimi, sadece yaratıcı fikirler üretmek, yenilikler yapmak, bu alanda gerekli yatırımları yapmak ve kaynak aktarmak anlamına gelmemektedir. İnovasyon yönetimi aynı zamanda bir “optimizasyon” ve “sistem tasarımı” sürecidir.

    Bu noktadan yola çıkarak İnovasyonun Stratejik Yönetimi için gereken yaklaşımları ele almak üzere 13 Şubat 2020, 13:30-17:00 saatleri arasında Eskişehir SMMMO (Alanönü mahallesi Maidebolel Huzurevi Caddesi 17-1 Odunpazarı Eskişehir)  Konferans Salonu’nda bir araya geliyoruz.

    İnoSuit Programı Akademik Koordinatörü, TİM Strateji, İnovasyon ve Girişimcilik Şubesi Uzmanı ve İnoSuit Programı Katılımcısı Firma ve Mentor tarafından verilecek İnovasyonun Stratejik Yönetimi” eğitiminehttps://forms.gle/az7uHq3as5RYyx5r6 adresindeki formu doldurarak kayıt yaptırabilirsiniz.

    İnovasyonun Stratejik Yönetimi” 

     13 Şubat 2020

    Eskişehir SMMMO 

    Konferans Salonu

    13.30    – 13.45
    Kayıt ve Karşılama
    13.45    – 14.00
    Açılış Konuşması
    14.00    – 16.30
                
     “İnovasyonun    Stratejik Yönetimi”
    İnoSuit    Programı Akademik Koordinatörü
     
    “İnoSuit Programı İdari ve Finansal Süreçler”
    TİM    Strateji, İnovasyon ve Girişimcilik Şubesi
     
    “İnoSuit Programı Deneyim Paylaşımı”
    İnoSuit Programı Katılımcısı Firma ve Mentor
     
    16.30    – 17.00
    Soru & Cevap














    *Programa katılım ücretsizdir.

    Sorularınız ve detaylı bilgi için 
    inosuit@tim.org.tr
    0212 454 0799




    3’er aylık Geçici vergi dönemleri bazında berat yükleme tercihinde bulunmak isteyen mükelleflerin,


    •Mali mühür veya elektronik imza ile e-Defter uygulamasına giriş yapıp “Bilgi Güncelle” kısmından “Berat Yükleme Tercihi” bölümünden; Aylık yükleme / Geçici vergi dönemleri bazında yükleme şeklinde seçimlerini yapmaları mümkün bulunmaktadır. 


    •Yapılan tercih 31/01/2020 tarihine kadar e-Defter uygulaması üzerinden güncellenebilir. Bu tarihten sonra yapılan seçimin değiştirilmesi mümkün bulunmamaktadır. 


    •Söz konusu yükleme tercihi, ilgili hesap dönemini kapsamakta olup, 2020/Ocak döneminden itibaren yüklenecek berat dosyaları için geçerli olacaktır. 


    •Tercihlerini 31/01/2020 tarihine kadar bildirmeyen mükellefler, 2020 hesap dönemi berat dosyaları için Aylık yükleme seçeneğini tercih etmiş olarak değerlendirilecektir. 


    İlgili duyuru ve tercihe göre Berat Yükleme dönemlerini aşağıdaki tablodan görebilirsiniz




    E-DEFTER BERATLARININ AYLIK VEYA GEÇİCİ VERGİ DÖNEMLERİ

    BAZINDA YÜKLENEBİLMESİNE İLİŞKİN

    DUYURU

    16/01/2020

    Bilindiği üzere, 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğinde değişiklik yapan 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğin “4.3.4” bölümünde aylık dönemler için oluşturulacak e-Defterlerin berat dosyalarının aylık veya geçici vergi dönemleri bazında yüklenebilmesi imkanı getirilmiştir.

    Bu kapsamda;

    Geçici vergi dönemleri bazında berat yükleme tercihinde bulunmak isteyen mükelleflerin, mali mühür veya elektronik imza ile e-Defter uygulamasına giriş yapıp “Bilgi Güncelle” kısmından “Berat Yükleme Tercihi” bölümünden; Aylık yükleme / Geçici vergi dönemleri bazında yükleme şeklinde seçimlerini yapmaları mümkün bulunmaktadır.

    Yapılan tercih 31/01/2020 tarihine kadar e-Defter uygulaması üzerinden güncellenebilir. Bu tarihten sonra yapılan seçimin değiştirilmesi mümkün bulunmamaktadır.Söz konusu yükleme tercihi, ilgili hesap dönemini kapsamakta olup, 2020/Ocak döneminden itibaren yüklenecek berat dosyaları için geçerli olacaktır.

    Tercihlerini 31/01/2020 tarihine kadar bildirmeyen mükellefler, 2020 hesap dönemi berat dosyaları için Aylık yükleme seçeneğini tercih etmiş olarak değerlendirilecektir. Söz konusu mükellefler, berat dosyalarını ilgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın son gününe kadar (hesap döneminin son ayına ait berat dosyalarını, gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verildiği ayın son gününe kadar) yüklemek zorundadırlar.

    Duyurulur.

    Aylık yükleme tercihinde bulunulması durumunda, e-Defter berat dosyalarının yükleme sürelerini gösterir tablo için tıklayınız.

    Geçici vergi dönemleri bazında yükleme tercihinde bulunulması durumunda, e-Defter berat dosyalarının yükleme sürelerini gösterir tablo için tıklayınız.




    Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi Uygulaması İle İlgili VUK 122 Nolu Sirküler

    13 Ocak 2020 tarihli ve 122 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile, vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar ile 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini bildirmekle yükümlü olanların, sadece hizmet erbabına ödenen ücretlerden yapılan vergi kesintilerini matrahlarıyla birlikte ve sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı, meslek adları ve kodları ve prim ödeme gün sayılarını 1003B Beyanname kodlu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile mevcut e-beyanname şifresinden ayrı olarak kullanıcı kodu, parola ve şifre alınması suretiyle elektronik ortamda gönderebilmelerine imkân sağlanmıştır.

    Söz konusu Sirkülere ulaşmak için tıklayınız.

    Şifre İle İlgili Yetki Tablosu için tıklayınız.

    e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına kayıtlı bulunan ve ÖKC kullanma mecburiyeti bulunmayan mükellefler ile Güvenli Mobil Ödeme Sisteminden yararlanan mükelleflerce, 500 TL’ye kadar olan satışlarına NİHAİ TÜKETİCİ olarak e-Arşiv Fatura düzenleyebilirler.


    10 Ocak 2020 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 31004

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 509)’NDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 515)


    MADDE 1 – 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nin “V.2. Belgelerin Elektronik Ortamda Oluşturulması” başlıklı bölümünün yedinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına kayıtlı bulunan ve 30/9/2017 tarihli ve 30196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları sağlayarak ÖKC kullanımından muafiyeti bulunan mükellefler ile 1/6/2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sisteminden yararlanan mükelleflerce, vergiler dahil toplam satış tutarı 500 TL’ye kadar olan perakende mal ve hizmet satışlarına ait düzenlenen e-Arşiv Faturanın “müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası” bilgileri yerine, müşterinin adı bölümünde “NİHAİ TÜKETİCİ” açıklamasına yer verilerek düzenlenmesi de mümkün olup bu şekilde düzenlenen e-Arşiv Faturalar perakende satış fişi veya ÖKC fişi olarak kabul edilecektir. Başkanlık, bu kapsamda düzenlenecek e-Arşiv Faturaların düzenlenmesinde uyulacak usul ve esaslar ile şekli, formatı, içeriği ve uygulamaya yönelik diğer hususları ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzlarla belirlemeye yetkilidir.”

    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     

    Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

    Tarihi

    Sayısı

    19/10/2019

    30923


     

     

    10 Ocak 2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 515) görüntülemek için tıklayınız 

    ÖZET:

    01/1/2020 tarihinden itibaren ülkenin tamamında Muhtasar ve Prim Hizmet Hizmet Beyannamesi uygulamasına geçildiğinden, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idareleri hariç olmak üzere 2020/Ocak ayından itibaren e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi verilemeyecektir. 2020/Ocak ayından itibaren sigortalıların prime esas kazanç ve hizmetleri yetkili vergi dairesine verilecek Muhtasar ve Prim Hizmet beyannamesi ile SGK’ ya bildirilecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2020/30) görüntülemek için tıklayınız

    “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Hakkında” e-Bildirge Sistemindeki Duyuru…>>>

    DUYURU


         Bilindiği üzere “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin” ortak alınması ile ilgili, 18.02.2017 tarih ve 29983 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Genel Tebliğ hükümlerine göre, söz konusu uygulamaya 1/1/2020 tarihinden itibaren (2020/Ocak ayı Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile birlikte) tüm ülke çapında geçilmiş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idareleri (SGK işyeri tescil kütüklerinde faaliyette bulunulan alan kısmı “Genel Bütçe Kapsamında” olarak işaretlenenler) hariç olmak üzere 2020/Ocak ayından itibaren e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi alınmayacaktır.

         İşyerinizin 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerinden biri olmasına rağmen e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi gönderemiyor iseniz tescil bilgilerinizin güncellenmesi amacıyla işyerinizin işlem gördüğü sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeniz gerekmektedir.

         Diğer taraftan, e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi gönderecek işverenlerimizin 2020/Ocak ayından itibaren e-Bildirge v.1 yerine e-Bildirge v.2 uygulamasını kullanmaları gerekmektedir. e-Bildirge v.2 uygulamasına https://ebildirge.sgk.gov.tr/EBildirgeV2 adresinden ulaşılabilir.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    8 Ocak 2020 Tarih ve 31002 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan 2040 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    Bağ-Kur ve GSS prim borcu olanlar ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler 31.12.2020 tarihine kadar Sağlık Bakanlığı ve Devlet Üniversitelerinin Hastanelerinden sağlık yardımı alabileceklerdir.

    8 Ocak 2020 tarih ve 31002 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan " 8/1/2002 Tarihli ve 4736 Sayılı Kanunun 1 inci Maddesinin Birinci Fıkrası Hükmünden Muaf Tutulacakların Tespitine Dair 28/1/2002 Tarihli ve 2002/3654 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 2040)" görüntülemek için tıklayınız..

    Kuyumcularda Fatura Kesme Mecburiyeti Sınırı VUK. 514 sayılı Tebliği ile 4.200.-TL’ye çıkarılmıştır.

    Kuyumcularda Fatura Kesme Mecburiyeti Sınırı VUK. 514 sayılı Tebliği ile 4.200.-TL’ye çıkarılmıştır.


    4 Ocak 2020 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30998

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 514)
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amaç ve kapsamını; kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerin gerçekleştirmiş oldukları işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taşlar ile bunlardan mamul eşya satışlarında fatura düzenleme zorunluluklarında değişiklik yapılması oluşturmaktadır.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ uygulamasında;
    a) 213 sayılı Kanun: 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununu,
    b) 32 sayılı Karar: 11/8/1989 tarihli ve 20249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararı,
    c) Kıymetli maden: 32 sayılı Kararın 2 nci maddesinde her tür ve şekilde altın, gümüş, platin ve paladyum şeklinde tanımlanan madenleri,
    ç) Kıymetli taş: 32 sayılı Kararın 2 nci maddesinde elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet ve inci şeklinde tanımlanan taşları,
    ifade eder.
    Kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık faaliyetinde bulunanların kuyum satışlarında fatura düzenleme mecburiyeti
    MADDE 4 – (1) Kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerce gerçekleştirilen işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taşlar ile bunlardan mamul eşya satışları bakımından 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan fatura düzenleme mecburiyetine ilişkin haddin, mezkûr fıkrada yer alan ve işlemin gerçekleştiği yıla ait olan haddin 3 katı olarak uygulanması uygun görülmüştür.
    (2) Birinci fıkrada belirtilen düzenlemenin, söz konusu malların satışını 379, 385 ve 424 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklandığı şekilde tevsik etmek zorunda olanların bu kapsamda düzenlemek zorunda oldukları belgelere bir etkisi bulunmamaktadır.
    (3) Kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerin bu nitelikte olmayan başka faaliyetlerinin de (beyaz eşya alım-satımı, kafe işletmesi gibi) bulunması, bu Tebliğ düzenlemesinden yararlanılmasına engel teşkil etmez. Ancak bu faaliyetlere ilişkin olarak düzenlenmesi gereken faturalar bakımından 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan had dikkate alınır.
    Yürürlük
    MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     


    Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 514) görüntülemek için tıklayınız. 

    02 Ocak 2020 Tarihli ve 30996 Sayılı Resmi Gazete 1. Mükerrer Gazete 1994 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    02 Ocak 2020 Tarihli ve 30996 Sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete de yayımlanan "Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 1994)" görüntülemek için tıklayınız


    MALİ MÜHRÜ HENÜZ TESLİM EDİLMEYEN MÜKELLEFLERİN DİKKATİNE


    Başkanlığımıza yansıyan olaylardan 454 ve 509 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri kapsamında, 01.01.2020 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına geçmek zorunda olan mükelleflerimizin Mali Mühür sertifikası edinme sürecinde, çeşitli nedenlerle gecikmeler yaşandığı anlaşılmıştır. 


    01.01.2020 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına geçecek mükelleflerimizden; Mali Mühür Sertifikası 31.12.2019 tarihine kadar teslim edilmeyenler, Ocak ayı içinde e-Defter uygulamasına başvurmaları halinde, uygulamaya başlama tarihi olarak 01.01.2020 tarihini seçebileceklerdir.


    Kamuoyuna önemle duyurulur

    3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Geçici 37 nci Maddesi ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 9 uncu Maddesinin Uygulanma Süreleri Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1950)

    Her bir bölgede uygulanmak için, Teşvik Belgeli Yatırımlarda, Yatırıma Katkı Oranına 15 puan ilave edilmiştir. Yatırım Teşvik Belgeli inşaat işleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesine 2020 ve 2021’de de devam edilecektir.

    3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Geçici 37 nci Maddesi ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 9 uncu Maddesinin Uygulanma Süreleri Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1950)

    30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.

    1948 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 90 ıncı Maddesinin Birinci, Üçüncü ve Altıncı Fıkralarında Yer Alan Sürelerin, Bitim Tarihlerinden İtibaren 6 Ay Uzatılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1948)

    30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1948 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.


    Tahsilat Genel Tebliği ( Seri: C Sıra No:5 )

    30 Aralık 2019 PAZARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30994

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ
    (SERİ: C SIRA NO: 5)
    Tecil faizi
    MADDE 1 – 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden, halen yıllık %19 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yıllık %15 olarak belirlenmiştir.
    Bundan böyle, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yapılacak müracaatlara dayanılarak tecil edilen amme alacaklarına yıllık  %15 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
    Bu Tebliğin yayımı tarihinden önceki müracaatlara dayanılarak tecil edilecek olan amme alacaklarına, müracaat tarihlerinden bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %15 oranında tecil faizi uygulanması gerekmektedir.
    Aynı şekilde, bu Tebliğin yayımı tarihinden önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit tutarlarına, bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranlarda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %15 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
    Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizinin belirli yüzdesi esas alınarak anılan Kanunun 48/A maddesine göre tecil edilen alacaklar için hesaplanan tecil faizi oranı da bu Tebliğle belirlenen oran ve uygulama esasları dikkate alınarak tespit edilecektir.
    Tecil faizi, Seri: A Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliğinde yer alan esaslar doğrultusunda hesaplanacaktır.
    Yürürlük
    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     

    30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri:C Sıra No:5)'igörüntülemek için tıklayınız.

    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
    (SERİ NO: 29)
    MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-3.) bölümünün sekizinci paragrafında yer alan “2019 yılı için 14.100 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 2020 yılı için 17.300 TL” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 2 – Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/189) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.


    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    DAMGA VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SERİ NO: 64)
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan azami tutarın ve Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergilerin yeniden değerleme oranına göre belirlenerek tespit ve ilan edilmesidir.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ve mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Maktu damga vergisi tutarları ile azami tutarın belirlenmesi
    MADDE 3 – (1) Bakanlığımızca 2019 yılı için yeniden değerleme oranı % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiş ve 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
    (2) 488 sayılı Kanunun mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve 63 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilen maktu vergiler, (maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanacak miktarları Tebliğ ekindeki (1) sayılı tabloda gösterilmiştir.
    (3) 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren 3.239.556,40 Türk Lirası olmuştur.
    Yürürlük
    MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    Ekleri için tıklayınız


    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
    (SERİ NO: 310)


    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç ve Yasal Düzenlemeler
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82, 86, 89/15, 103 ve mükerrer 121 inci maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar, basit usule tabi mükelleflerde toplu belge düzenleme uygulaması ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2019 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin hususların açıklanmasıdır.
    Yasal düzenlemeler
    MADDE 2 – (1) 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinde;
    “…
    Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5'ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    hükmü yer almaktadır.
    (2) 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesinde;
    “…
    2. Bu Kanunun 19, 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddeleri ile 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendinde yer alan maktu had ve tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5'ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu surette tespit edilen had ve tutarları % 50'sine kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir.
    3. Bu Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilim tutarları hakkında, bu maddenin (2) numaralı fıkrası uygulanır.”
    hükmü yer almaktadır.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar
    Yeniden değerleme oranında artırılan had ve tutarlar
    MADDE 3 – (1) 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82, 86, 89/15 ve 103 üncü maddelerinde yer alan ve 2019 yılında uygulanan had ve tutarlar 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile 2019 yılı için % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenerek 2020 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.
    (2) 2020 takvim yılında uygulanmak üzere 193 sayılı Kanunun;
    a) 21 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı 6.600 TL,
    b) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 23 TL,
    c) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 12 TL,
    ç) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan engellilik indirimi tutarları;
    - Birinci derece engelliler için 1.400 TL,
    - İkinci derece engelliler için   790 TL,
    - Üçüncü derece engelliler için  350 TL,
    d) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının;
    - (1) numaralı bendinde yer alan gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 140.000 TL,
    - (7) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 160.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 300.000 TL,
    e) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı;
    - Büyükşehir belediye sınırları içinde 11.000 TL,
    - Diğer yerlerde 7.000 TL,
    f) 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan hadler;
    - (1) numaralı bent için 140.000 TL ve 220.000 TL,
    - (2) numaralı bent için 70.000 TL,
    - (3) numaralı bent için 140.000 TL,
    g) 68 inci maddenin birinci fıkrasının;
    - (4) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 160.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 300.000 TL,
    - (5) numaralı bendinde yer alan gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 140.000 TL,
    ğ) Mükerrer 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı 18.000 TL,
    h) 82 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı 40.000 TL,
    ı) 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 2.600 TL,
    i) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendinde yer alan basit usule tabi mükellefler için kazanç indirimi tutarı 13.000 TL,
    olarak tespit edilmiştir.
    (3) 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2020 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir:


    (4) 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi hükmü uyarınca, anılan maddenin birinci fıkrasında yer alan tutar, 1/1/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 1.400.000 TL olarak tespit edilmiştir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Basit Usulde Vergilendirme ile İlgili Hususlar
    Kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler
    MADDE 4 – (1) Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi 193 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2019 yılı için 31/12/2018 tarihli ve 30642 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 305) ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.
    (2) Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2020 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2019 tarihi itibarıyla aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir:


    (3) Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 2/5/1982 tarihli ve 17682 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:136)’ndeki hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
    Basit usule tabi mükelleflerde gün sonunda toplu belge düzenleme uygulaması
    MADDE 5 – (1) Basit usulde vergilendirilen mükelleflerle ilgili 6/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:215) ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlenmesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2020 tarihine kadar devam etmesi Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uygun görülmüştür.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Menkul Sermaye İradının Beyanında İndirim Oranı Uygulaması
    2019 takvim yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulaması
    MADDE 6 – (1) 193 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.
    (2) 193 sayılı Kanunun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması bahsi geçen menkul kıymet gelirleri için devam etmektedir.
    (3) İndirim oranı; 213 sayılı Kanuna göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmekte olup, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre 2019 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 22,58'dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 19,92'dir. Buna göre, 2019 yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak indirim oranı (%22,58/ %19,92 =) % 113,35 olmaktadır.
    Bu oranlar dikkate alındığında, 2019 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı birden büyük çıkmaktadır.
    (4) Bu kapsamda, 2019 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranının birden büyük olması dolayısıyla beyan edilmeyecektir.
    (5) Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının ve ticari işletmelere dahil kazanç ve iratların beyanında indirim oranı uygulanmamaktadır.
    (6) 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, anılan Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları 1/1/2006 tarihinden itibaren nihai olarak tevkifat yoluyla vergilendirilmekte olup bu gelirlerin beyanı ve bu gelirlere indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.
    Yürürlük
    MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.



    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/187) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız





    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 513)
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355 ve mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2019 yılında uygulanan had ve tutarların yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle 1/1/2020 tarihi itibarıyla uygulanacak had ve tutarların belirlenmesine ilişkin hususların açıklanmasıdır.
    Yasal düzenlemeler
    MADDE 2 – (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
    Yeniden değerleme oranında artırılan had ve tutarlar
    MADDE 3 – (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 414 üncü maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355 ve mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2019 yılında uygulanan had ve tutarların, 2019 yılı için %22,58 (yirmi iki virgül elli sekiz) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanacak olan had ve tutarlar ekli listede gösterilmiştir.
    Yürürlük
    MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    Eki için tıklayınız


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/188) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız




    *Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.06.2020 tarihine,

    *Yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.06.2020 tarihine,

    *Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek veya tüzel kişi sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.09.2020 tarihine,

    *Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 31.12.2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

    Kişisel Verileri Koruma Kurumunun VERBİS'e Kayıt Süresinin Uzatılması Hakkındaki Duyurusunu görüntülemek için tıklayınız.

    İşçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücreti; 1 Ocak 2020 - 31 Aralık 2020 tarihleri arasında 98,10 (Doksan Sekiz Lira On Kuruş) Türk Lirası olarak belirlenmiştir.

    27 Aralık 2019 tarihli ve 30991 Resmi Gazete'de yayınlanan ilgili kararı görüntülemek için tıklayınız.






    23 Aralık 2019 PAZARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30987

    TEBLİĞ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:


    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

    (SIRA NO: 512)


    Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.
    Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2019 yılı için % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiştir.
    Bu oran, aynı zamanda 2019 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.
    Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.
    Tebliğ olunur.


    23 Aralık 2019 tarih ve 30987 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET:

    Öteden beri işletme hesabı esasında defter tutmakta olan bir mükellefin 2020 yılında tutması gereken defterlerin tespitinde 2019 yılı alış, satış ve gayrisafi iş hasılatı tutarları 2020 yılı için yayımlanacak olan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanacak ve 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek hadler ile karşılaştırılarak karar verilmelidir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerine (2019/178) ve  Gelir İdaresi Başkanlığı'nın "Sınıf değiştirmede dikkate alınacak hadler hk." yazısına aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.


    1774 sayılı Kanun gereği; her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde sürekli veya geçici çalışanlar ve buralarda her türlü barındırmalar için işyerlerinin sorumlu işleticisi tarafından örneğine uygun kimlik belgesi doldurularak üç gün, yöneticiler için ise 24 saat içerisinde genel kolluk örgütüne verilmesi zorunludur. İşyerinden ayrılması halinde üç gün, işleticinin değişmesi halinde ise 24 saat içinde kolluk örgütüne bildirmesi gerekmektedir.

    ayrıca 1774 sayılı Kanun gereği bu işyerlerinde geçici ve ya sürekli çalışanlar için ekte gönderilen İşletici Kimlik Bildirme Belgesi (Form1) ve Çalışanlara Ait Kimlik Bildirme Belgesi (Form2)’nin 3’er nüsha doldurularak, 1Adet kimlik fotokopisi ve 1 adet fotoğraf ile bağlı bulundukları Polis Merkezi Amirliklerine getirmeleri gerekmektedir.

    Odunpazarı Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün ilgili yazısına; İşletici Kimlik Bildirme Belgesi (Form1) ile Çalışanlara Ait Kimlik Bildirme Belgesi (Form2) ye aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.


    TÜRMOBKart projesi kapsamında gerekli teknik çalışmaların tamamlandığı ve meslek mensuplarımız ile aday meslek mensuplarımızın kimlik kartlarının değiştirileceği, Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği kapsamında yapılacak yüz yüze eğitimlerin bu kart aracılığıyla takip edileceği, bu kapsamda meslek mensuplarımızın kimliklerini değiştirmelerinin zorunluluk arz ettiği bildirilmiştir. Kart basım sürecinden önce meslektaşlarımızın bilgi ve fotoğraf güncellemelerini yapmaları gerekmektedir.

    TÜRMOB tarafından 2020 yılı içerisinde yüzyüze eğitim faaliyetleri planlanmakta olup, bu eğitimler gerçekleştirilecektir. Eğitimlere katılım durumları yazılımlar aracılığıyla kontrol edilecek ve sisteme otomatik kaydedilecektir. Bu kapsamda, meslek mensuplarımızın eski mesleki kimliklerini TÜRMOBKart ile değiştirmeleri gerekmektedir.

    İlgili TÜRMOB yazısını aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2019/176) görüntülemek için tıklayınız


    7 Aralık 2019 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30971

    KANUN

    DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI
    KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK
    YAPILMASI HAKKINDA KANUN

    Kanun No. 7194                                                                                                         
    Kabul Tarihi: 5/12/2019

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Verginin Konusu, Tanımlar, Mükellef ve Vergi Sorumlusu, Muafiyet ve İstisnalar
    Verginin konusu
    MADDE 1 – (1) Türkiye’de sunulan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat, dijital hizmet vergisine tabidir:
    a) Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dâhil)
    b) Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dâhil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler
    c) Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dâhil)
    (2) Birinci fıkrada sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat da dijital hizmet vergisine tabidir.
    Tanımlar
    MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
    a) Dijital ortam: Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, çevrim içi faaliyetin gerçekleştirildiği her türlü ortamı,
    b) Dijital hizmet sağlayıcıları: 1 inci maddede sayılan hizmetleri sunanları,
    c) Hasılatın elde edilmesi: Hasılatın mahiyet ve tutar itibarıyla kesinlik kazanmış olmasını,
    ç) Hizmetin Türkiye’de sunulması: Hizmetin Türkiye’de sunulmasını, hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını, hizmetin Türkiye’de bulunan kişilere yönelik gerçekleştirilmesini veya hizmetin Türkiye’de değerlendirilmesini (Değerlendirmeden maksat, hizmetin karşılığını teşkil eden ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yurt dışında yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır. Şu kadar ki, dijital ortamda sunulan reklam hizmetinin Türkiye’de bulunmayan kişilere yönelik gerçekleştirilmesi durumunda hizmet Türkiye’de değerlendirilmiş sayılmaz.),
    d) Finansal muhasebe açısından konsolide grup: Uluslararası Finansal Raporlama Standartları veya Türkiye Finansal Raporlama Standartları uyarınca konsolide finansal tablolarda yer alan tüm işletmeleri,
    ifade eder.
    Mükellef ve vergi sorumlusu
    MADDE 3 – (1) Dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Bunların, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesir etmez.
    (2) Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması hâlleri ile gerekli görülen diğer hâllerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.
    Muafiyet ve istisnalar
    MADDE 4 – (1) İlgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, 1 inci maddede sayılan hizmetlere ilişkin, Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaftır. Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınır.
    (2) İlgili hesap dönemi içerisinde birinci fıkrada yer alan hadlerin her ikisinin de aşılması hâlinde muafiyet sona erer ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren dijital hizmet vergisi mükellefiyeti başlar. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınır.
    (3) Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca birinci fıkradaki hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlar.
    (4) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan hadleri verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.
    (5) Hazine ve Maliye Bakanlığı, muafiyetin tespiti ve uygulanması amacıyla bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Bu kapsamda bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmeleri için otuz gün ek süre verilir. Verilen ek süre içerisinde, bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenler bu maddede yer alan muafiyetten yararlanamaz.
    (6) Dijital ortamda yapılan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden istisnadır ve bu hizmetlerden elde edilen hasılat birinci fıkradaki hadlerin tespitinde dikkate alınmaz:
    a) 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37 nci maddesi kapsamında üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler
    b) 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesi kapsamında üzerinden özel iletişim vergisi alınan hizmetler
    c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetler
    ç) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetler
    d) 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesi kapsamında yer alan ödeme hizmetleri
    (7) Dijital hizmet vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler, ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Verginin Matrahı, Oranı ve Hesabı
    Verginin matrahı, oranı ve hesabı
    MADDE 5 – (1) Dijital hizmet vergisinin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılattır. Hasılatın döviz ile hesaplanması hâlinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir.
    (2) Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmaz. Dijital hizmet vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmez.
    (3) Dijital hizmet vergisi oranı %7,5’tir.
    (4) Dijital hizmet vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmaz.
    (5) Cumhurbaşkanı, üçüncü fıkrada belirtilen oranı, hizmet türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte %1’e kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Vergilendirme Dönemi, Verginin Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi ile Vergi Güvenliği
    Vergilendirme dönemi, verginin beyanı, tarhı ve ödenmesi
    MADDE 6 – (1) Dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.
    (2) Dijital hizmet vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunur. 3 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı durumlarda, bu beyan vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılır.
    (3) Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler.
    (4) Dijital hizmet vergisi, katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan hizmet sağlayıcıları için bu vergi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesince, bulunmayanlar bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek vergi dairesince tarh olunur.
    (5) Dijital hizmet vergisi, mükellef veya vergi sorumlusu olan gerçek veya tüzel kişi adına tarh olunur. Adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılır.
    (6) Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait dijital hizmet vergisini beyanname verme süresi içinde öderler.
    (7) Dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilir.
    (8) Hazine ve Maliye Bakanlığı, dijital hizmet vergisi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya resen tarh yerini tayin etmeye, mükellef veya vergi sorumlularına sadece vergiye tabi hizmetlerin sunulduğu dönemler için beyanname verdirmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Vergi güvenliği
    MADDE 7 – (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen bu Kanun kapsamındaki dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye’deki yetkili temsilcisine, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için dijital hizmet vergisini tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak 213 sayılı Kanunda sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabilir ve bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edilir.
    (2) İlandan itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilir ve bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Engelleme kararlarının gereği bildirimden itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir.
    (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
    Yapılmasına İlişkin Düzenlemeler
    MADDE 8 – 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “binde biridir” ibaresi “binde ikisidir” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkilidir” ibaresi “kambiyo muamelelerinde on katına, vergiye tabi diğer muamelelerde ise kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkilidir” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 9 – 6802 sayılı Kanunun İkinci Kısmının İkinci Bölümünün mülga başlığı “Konaklama Vergisi” şeklinde ve mülga 34 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “Konaklama vergisi
    MADDE 34- Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) konaklama vergisine tabidir. Geceleme hizmetinin; sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmez.
    Konaklama vergisinin mükellefi birinci fıkrada belirtilen hizmetleri sunanlardır.
    Vergiyi doğuran olay, birinci fıkrada belirtilen hizmetlerin sunulması ile meydana gelir.
    Konaklama vergisinin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır.
    Konaklama vergisinin oranı % 2’dir. Cumhurbaşkanı, bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir.
    Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilir. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamaz. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez.
    Aşağıda sayılan hizmetler konaklama vergisinden müstesnadır:
    a) Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler.
    b) Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler.
    Konaklama vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleridir. Her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine (katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca tesisin bulunduğu yer vergi dairesine) beyan edilir ve aynı süre içinde ödenir.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı, konaklama vergisi beyannamesinin şekil, içerik ve ekleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 10 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Bu madde kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.”
    MADDE 11 – 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan “taşıma giderleri” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.
    “(İşverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 Türk lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.)”
    MADDE 12 – 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “4. Amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler (basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç);”
    MADDE 13 – 193 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.
    “(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”
    “(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.)”
    “(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”
    MADDE 14 – 193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.
    “(Şu kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”
    “(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”
    MADDE 15 – 193 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil),”
    MADDE 16 – 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.”
    MADDE 17 – 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 103- Gelir vergisine tabi gelirler;
    oranında vergilendirilir.”
    MADDE 18 – 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentleri ile beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) olması,”
    “3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması (Ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,”
    “Bu maddede geçen vergi beyannameleri ibaresi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini; vergi ibaresi, anılan Bakanlığa bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.”
    MADDE 19 – 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesinin ikinci fıkrasına “23/8,” ibaresinden sonra gelmek üzere “23/10,” ibaresi, “31,” ibaresinden sonra gelmek üzere “40/1, 40/7,” ibaresi ve “48,” ibaresinden sonra gelmek üzere “68,” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 20 – 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “beş puana kadar” ibaresi “ayrı ayrı veya birlikte bir katına kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 21 – 193 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2023” şeklinde, fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “% 15,” ibaresi “%20,” şeklinde ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(2) Bu ödemeler üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Bu madde kapsamındaki gelirler toplamının, 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü diliminde yer alan tutarı aşması hâlinde, bu gelirler yıllık beyannameyle beyan edilir. Yıllık beyanname verilmesi durumunda, beyan edilen bu gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla, bu Kanuna göre kesilen vergiler mahsup edilir.”
    MADDE 22 – 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 91- 1/1/2019-31/12/2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 103 üncü maddede yapılan değişiklik öncesi tarife uygulanır.
    Mükerrer 123 üncü maddeye bu maddeyi ihdas eden Kanunla eklenen 40/1 maddesi ile 68 inci maddede yer alan 5.500 Türk liralık kira tutarı hakkında, 2019 yılına ilişkin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden değerleme yapılmaz.
    Geçici 72 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde ve ikinci fıkrasında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, 1/11/2019 tarihinden önce akdedilerek geçerlilik kazanmış sporcu sözleşmeleri kapsamında yapılan ücret ödemelerine uygulanmaz. Daha önceki sözleşmeler kapsamında yapılan ücret ödemeleri için geçici 72 nci maddenin değişiklik öncesi hükümleri uygulanır. 1/11/2019 tarihinden önceki sözleşmelere ilişkin olarak 1/11/2019 tarihinden sonra yapılan süre uzatımı ve ücreti etkileyen değişiklikler bu kapsamda değildir.”
    MADDE 23 – 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin üçüncü fıkrasına (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “c) 379 uncu madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar;”
    MADDE 24 – 213 sayılı Kanuna 160 ıncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini:
    MADDE 160/A- Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır.
    Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde vergi dairesinin mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 153/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u tutarında aynı maddede belirtilen türde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir. Mükellefiyetin terkin edildiği tarih ile yeniden tesis edildiği tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilir ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenir.
    Bu madde kapsamında mükellefiyeti terkin edilenler ve 153/A maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtildiği şekilde bunlarla ilişkili olan kişilerin işe başlama bildiriminde bulunmaları hâlinde, bu kişiler hakkında mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyet kaydı bu madde kapsamında terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve ikinci fıkrada belirtilen şekilde teminat verilmiş olması şarttır. Bu madde uyarınca teminat alınarak mükellefiyeti yeniden tesis edilenlerin düzenlemek zorunda oldukları fatura veya fatura yerine geçen belgelerden Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenenlerin, elektronik belge olarak düzenlenmesi zorunludur. Kâğıt olarak düzenlenmesi hâlinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır ve kayıtların tevsikinde kullanılamaz.
    Mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde, mükellefin başka bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği tespit olunursa, alınan teminat inceleme neticesinde doğan borçlar dâhil vergi borçlarına mahsup edilerek artan tutar iade olunur. Yapılan incelemede mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyeti bulunduğu hâlde sahte belge düzenlediği tespit olunursa, mükellef hakkında 153/A maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilir. Şu kadar ki, daha önceden alınmış olan teminat sahte belge düzenleme fiili nedeniyle yapılan tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesine kadar mükellefe iade olunmaz. Yapılan inceleme neticesinde mükellefin sahte belge düzenlemediği tespit olunursa, alınan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunur.
    Bu madde kapsamında alınan teminatların iadesinde, 153/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınan teminatların iadesine ilişkin; bu teminatların vergi borçlarına mahsubu ve eksilen teminatların tamamlatılmasında ise aynı maddenin dokuzuncu fıkrasına ilişkin hükümler uygulanır.
    Bu madde kapsamında elektronik belge düzenleme yükümlülüğü getirilen mükelleflere ilişkin bilgiler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre duyurulur. Bu kapsamda yapılan duyurular vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmaz.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamındaki işlemlere ilişkin süreleri, elektronik ortamda belge düzenleme zorunluluğunun başlayacağı tarihi, bu madde kapsamındaki mükelleflerin tahsilat ve ödemelerinin tevsiki ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 25 – 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 370- a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
    1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
    2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.
    b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. Bu fıkra kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
    c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 26 – 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Mükellef veya vergi sorumlusu;
    1. İkmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı,
    2. Uzlaşmanın vaki olması durumunda, üzerinde uzlaşılan vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı cezasının %75’ini, bu Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ödeme süreleri içinde öderse üzerinde uzlaşılan cezanın %25’i,
    indirilir.”
    MADDE 27 – 213 sayılı Kanunun mülga 379 uncu maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “Kanun yolundan vazgeçme:
    MADDE 379- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);
    1. Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,
    2. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,
    mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.
    Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.
    Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu başvurular incelenmez.
    Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilir.
    Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
    MADDE 28 – 213 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki parantez içi hükümde yer alan “kesilen ceza hariç” ibaresi “kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 29 – 213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “EK MADDE 9- Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376 ncı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükmü dışında indirim uygulanmaz.
    Hakkında 376 ncı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Mükellefin uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376 ncı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükümlerinin uygulanmasını isteme hakkı mahfuzdur.”
    MADDE 30 – 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa 41 inci maddeden sonra gelmek üzere kısım başlığıyla birlikte aşağıdaki madde eklenmiştir.

    “DÖRDÜNCÜ KISIM

    Değerli Konut Vergisi

    Konu:
    MADDE 42- Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir.”
    MADDE 31 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 42 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Vergiye ait değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi:
    MADDE 43- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ilgili mevzuat kapsamında yapılan veya yaptırılan değerleme sonucunda belirlenen ve değeri 42 nci maddede yer alan tutarı aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazlar, ilgilileri tarafından ulaşılabilecek şekilde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün internet sitesinde ilan edilir ve ilgilisine ayrıca tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren on beşinci günün sonuna kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne itiraz edilmeyen mesken nitelikli taşınmaz değeri kesinleşir. Süresinde yapılan itirazlar, on beş gün içinde değerlendirilerek sonuçlandırılır ve kesinleşen değer, aynı usulle ilan ve ilgilisine tebliğ edilir. Bu değer, değerli konut vergisi uygulamasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer olarak kabul edilir.
    Bu vergi uygulamasında, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen bir değerin bulunmaması durumunda, bina vergi değeri esas alınarak vergilendirme işlemleri yapılır.
    Bina vergi değeri, 29 uncu maddeye göre belirlenen vergi değeridir.”
    MADDE 32 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 43 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Matrah ve nispet:
    MADDE 44- Verginin matrahı, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanıdır.
    Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;
    5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar                    (Binde 3)
    7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar                  (Binde 6)
    10.000.001 TL’yi aşanlar                                                      (Binde 10)
    oranında vergilendirilir.
    Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınır.
    42 nci maddede yer alan tutar, ikinci fıkrada yer alan vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen ve 42 nci maddede yer alan tutarı aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazların değeri her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu şekilde hesaplanan tutarların 10.000 Türk lirasına kadar olan kesirleri dikkate alınmaz (Şu kadar ki; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen taşınmaz değeri, değer tespitinin yapıldığı yıl yeniden değerleme oranında artırılmaz.).”
    MADDE 33 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 44 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Mükellefiyet:
    MADDE 45- Değerli konut vergisini mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder.
    Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet hâlinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.
    Değerli konut vergisi mükellefiyeti;
    a) Mesken nitelikli taşınmazın değerinin, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerin 42 nci maddede belirtilen tutarı aştığının (bu tutar dâhil) belirlendiği tarihi,
    b) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,
    c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
    takip eden yıldan itibaren başlar.
    Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hâle gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan mesken nitelikli taşınmazlardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.”
    MADDE 34 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 45 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Muaflıklar:
    MADDE 46- Aşağıda yazılı mesken nitelikli taşınmazlar, değerli konut vergisinden muaftır:
    a) Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar.
    b) Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olan kişilerden; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları hâlinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.).
    c) Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı (karşılıklı olmak şartıyla) ve merkezi Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar.
    ç) Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dâhil) (bu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması hâlleri hariç).”
    MADDE 35 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 46 ncı maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Verginin beyanı, ödeme süresi ve ödeme yeri:
    MADDE 47- Mükellef tarafından, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer, buna ait vesikalarla, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mesken nitelikli taşınmazın değerinin 42 nci maddede belirtilen tutarı aştığı (bu tutar dâhil) yılı takip eden yılın şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilir ve vergi, yetkili vergi dairesince yıllık olarak tarh ve tahakkuk olunur. Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilir ve vergi ilgili vergi dairesince tarh ve tahakkuk olunur.
    Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek beyanname verebilecekleri gibi, münferiden de beyanname verebilirler. Paylı mülkiyet hâlinde ise beyanname münferiden verilir.
    Vergi dairesi tarafından tarh ve tahakkuk ettirilen vergi, ilgili yılın şubat ve ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenir.
    Yıl içerisinde mükellefiyetin başlamasını gerektirecek durumun meydana gelmesi hâlinde, mükellef tarafından takip eden yılın beyanname verme süresi içerisinde ilgili vergi dairesine beyanname verilir.
    Bu Kanunun 37 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri, değerli konut vergisi bakımından uygulanmaz.”
    MADDE 36 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 47 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Değerli konut vergisi hasılatı:
    MADDE 48- Tahsil edilen değerli konut vergisi, genel bütçe geliri olarak kaydedilir ve 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ile diğer kanunlara göre mahalli idarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmaz.”
    MADDE 37 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 48 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiş ve mevcut maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    “Yetki:
    MADDE 49- Bu verginin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, muafiyetlerin uygulanmasında aranacak belgeleri tespit etmeye, 47 nci maddede yer alan beyanname verme ve ödeme sürelerini üç aya kadar uzatmaya, beyannamenin verileceği yetkili vergi dairesini, beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve verginin beyanname aranmaksızın tahakkuk ettirilmesine Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
    MADDE 38 – 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin ikinci paragrafında yer alan “2 yılda” ibaresi “üç yılda” şeklinde ve bendin üçüncü paragrafının (e) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “e) Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ile 11/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ile kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunun asıl ve yedek üyelerini seçmek,”
    MADDE 39 – 1618 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 5- Birliğin 2019 yılı Kasım ayında yapılacak olan seçimlerinde 34 üncü maddenin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan, seçimlerin üç yılda bir kasım ayında yapılacağına ilişkin hüküm uygulanmaz.
    Birliğin 2019 yılı Kasım ayında yapılan seçimlerinde seçilen Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunun asıl ve yedek üyelerinin görev süresi üç yıl olarak uygulanır.”
    MADDE 40 – 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun ek 12 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Amatör sporun desteklenmesi
    EK MADDE 12- Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de faaliyette bulunan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilerek ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilen ve ödenen gelir vergisinden Gençlik ve Spor Bakanlığının talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanınca uygun görülen pay, Gençlik ve Spor Bakanlığı adına açılacak özel hesaba Hazine ve Maliye Bakanlığınca aktarılır.
    Özel hesaba aktarılan tutarlar aşağıdaki harcamalar dışında kullanılamaz:
    a) Amatör spor dallarında sportif faaliyet gösteren sporculara, bunların çalıştırıcılarına ve diğer spor elemanlarına yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler (Her bir sporcu, çalıştırıcı ve diğer spor elemanları için yıllık olarak yapılacak ödeme, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin üçüncü gelir diliminde yer alan ve ilgili yılda ücretler için geçerli olan tutarın üç katını aşamaz.),
    b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamındaki sporcu, çalıştırıcılar ve diğer spor elemanlarının, sportif faaliyetlerine ilişkin iaşe, ibate, seyahat, sağlık, eğitim-öğretim harcamaları ile amatör spor dallarına ilişkin hazırlık kampları, müsabaka, malzeme ve ekipman, federasyon vize, lisans, tescil ve katılım harcamaları.
    Özel hesaptan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketlerine aktarılan tutarlar ile bu tutarlardan yapılan harcamalar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider, indirim veya maliyet olarak dikkate alınamaz.
    Özel hesaba aktarılan tutarların kullanılması ve denetlenmesi ile maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı müştereken yetkilidir.”
    MADDE 41 – 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 4- 31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
    Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.”
    MADDE 42 – 6802 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanunun 34 üncü maddesinde yer alan konaklama vergisi oranı 31/12/2020 tarihine kadar % 1 olarak uygulanır.”
    MADDE 43 – 11/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “temsilcisi” ibareleri “Başkanı” şeklinde ve “temsilcilerinden” ibaresi “başkanlarından” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 44 – 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına (z) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “aa) Faaliyet ve görev alanı kapsamında yer alan tarımsal ürünlerle ilgili olmak üzere, üretimin yetersiz olması nedeniyle ürün fiyatlarında meydana gelebilecek olağanüstü dalgalanmaların önlenmesi veya ürünlerde fiyat istikrarının sağlanması amacıyla ilgili bakanın onayı ve Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulunun görevlendirmesi ile Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ve buna ilişkin hizmet alımları,”
    MADDE 45 – 4734 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesine “yapım işlerinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “; Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Beşinci fıkra kapsamında Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak alımlarda uygulanacak usul ve esaslar Kurum görüşü üzerine Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir. Bu kapsamda yapılacak alımlarda Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen temel ilkelere uyularak, ihaleler en yüksek katılımı sağlayacak şekilde gerçekleştirilir.”
    MADDE 46 – 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan “Dış borcun tahsisi” tanımına “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 47 – 4749 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 31- 5 inci maddede düzenlenen net borç kullanımı tutarı 2019 yılı için, 1/1/2019 tarihinden geçerli olmak üzere, Bakan ve Cumhurbaşkanı tarafından artırılan net borç kullanım tutarına yetmiş milyar Türk lirası ilave edilerek uygulanır.”
    MADDE 48 – 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 79- 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, bu Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası ile 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara, 1005 sayılı Kanun, 3713 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesine, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanuna ve 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanuna göre aylık bağlanmış olanların kendilerine veya bunlardan ölenlerin hak sahiplerine, bu kapsamda maddenin yürürlük tarihine kadar yapılan ve bu Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu Kurumca tespit edilen fazla veya yersiz ödemelere ilişkin borç çıkarılmaz, çıkarılmış borçların ödenmemiş olan kısımları terkin edilir, maddenin yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş tutarlar iade ve mahsup edilmez.
    2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerine aykırı olacak şekilde ödenen ve bu Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu Kurumca tespit edilen fazla veya yersiz olarak yapılan ödemeler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.”
    MADDE 49 – 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
    “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna ilişkin hükümler
    EK MADDE 5 – (1) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunda Başkan ve üyeler, görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin eder. Yemin için yapılan başvuru Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır. Başkan ve üyeler, yemin etmedikçe göreve başlamış sayılmaz.
    (2) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunda Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarına atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır:
    a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.
    b) En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak.
    c) Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak.
    (3) Başkan ve üyeler ile Kurum personeline; 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenmiş emsali personele mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir. Emsali personele yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz. Başkan ve üyeler ile Kurum personeli emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.
    (4) Başkan ve üyeler ile Kurum personeli, sosyal güvenlik açısından 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılır. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı iken Başkan ve üyeliğe atananlardan bu görevleri sona erenler veya bu görevlerinden ayrılma isteğinde bulunanların bu görevlerde geçen hizmet süreleri kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde dikkate alınır. Bunlardan bu görevleri sırasında 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenlerin bu görevlerde geçen süreleri makam tazminatı ile temsil tazminatı ödenmesi gereken süre olarak değerlendirilir. Kamu kurum ve kuruluşlarında 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı iken Başkan ve üyeliğe atananların, önceki kurum ve kuruluşları ile ilişiklerinin kesilmesi kendilerine kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ödenmesini gerektirmez. Bu durumda olanların kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ödenmesi gereken hizmet süreleri, Başkan ve üyelikte geçen hizmet süreleri ile birleştirilir ve emeklilik ikramiyesi ödenecek süre olarak değerlendirilir.
    (5) Başkan ve üyeliğe atananlardan atama yapılmadan önce sosyal güvenlik yönünden diğer statülere tabi olanların, istekleri hâlinde bu statülere bağlılıkları devam eder ve bunlar hakkında dördüncü fıkra hükmü uygulanmaz.
    (6) Kurum, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 25 inci maddesi hükümlerine göre personel görevlendirebilir.
    (7) Kurumda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 6 ncı maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde sözleşmeli olarak bilişim personeli çalıştırılabilir. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan şartlar Kurum için aranmaz.
    (8) Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar için izin verme yetkisi; Başkan ve üyeler için ilişkili Bakana, Kurum personeli için ise Başkana aittir. Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin görevleri ile ilgili olarak iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalarda Kurum personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilişkili Bakana aittir. Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya personelin talebi hâlinde, Kurum tarafından görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu davalara ilişkin dava giderleri ile Türkiye Barolar Birliğince açıklanan asgari ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin onbeş katını aşmamak üzere belirlenen avukatlık ücreti Kurum bütçesinden karşılanır. Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin, kovuşturma sonucunda mahkumiyetine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi hâlinde, Kurum bütçesinden karşılanan avukatlık ücreti, ilgili Başkan ve üyeler ile Kurum personelinden genel hükümlere göre tahsil olunur.
    (9) Başkan ve üyeler, 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa tabidir.
    (10) Başkan ve üyeler, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde Kurumun denetlemekle ve düzenlemekle yetkili olduğu sektör ve alandaki özel kuruluşlarda görev alamaz. Bu fıkra hükmüne uymayanlar hakkında 2/10/1981 tarihli ve 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi hükmü uygulanır.
    (11) Kurumun malları, varlıkları, hak ve alacakları Devlet malı hükmündedir, haczedilemez ve rehnedilemez.
    (12) Aşağıdaki gelirler Kurumun gelirleri arasında yer alır:
    a) Türkiye’de kurulmuş sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile yurt dışında kurulmuş sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin Türkiye’deki teşkilatlarından ve sigorta ve reasürans brokerlerinden tahsil edilen katılma payları.
    b) Sigorta acenteleri ve sigorta eksperlerinden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından levha kayıt ücreti veya aidat olarak tahsil edilen tutarlardan indirilmek suretiyle Kuruma aktarılan katılma payları.
    c) Kurumca belirlenen tescil, izin ve ruhsat hizmet bedelleri.
    (13) Onikinci fıkra uyarınca katılma payı olarak tahsil olunacak tutarlar, söz konusu fıkranın (a) bendinde belirtilen kuruluşların bir önceki yıl bilanço toplamlarının onbinde beşini, (b) bendinde belirtilen tutarın ise beşte birini geçemez.
    (14) Kurum kadrolarına atanan ve haklarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci ve geçici 16 ncı maddeleri hükümleri uygulananların mali hakları hususunda söz konusu hükümlerin uygulanmasına devam olunur.”
    MADDE 50 – 8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 37 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(3) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve bu nedenle kamu görevinden çıkarılmış olan kişilerden, adli veya idari soruşturma veya kovuşturması devam edenlerin sosyal güvenlik haklarına ilişkin başvuruları hakkında 31/10/2019 tarihine kadar karar alan, bu kararları yerine getiren veya işlem yapmayan kamu görevlilerinin bu karar ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.”
    MADDE 51 – 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “EK MADDE 32- Vergi Müfettişleri, en az dört yıllık yükseköğretim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınavın yapıldığı tarih itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olan ve yapılacak özel yarışma sınavını kazananlar arasından, Bakan onayı ile mesleğe Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak atanır.
    Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınav konuları ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için yeterlik sınavında alınan puanın yüz puan üzerinden en az altmış beş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar.
    Yardımcılık dönemi dahil Vergi Müfettişi olarak en az on yıl çalışan ve Vergi Müfettişliğine atanma tarihi sonrasında en az altı yıl performans değerlendirmesinde başarılı olanlar, Vergi Başmüfettişi kadrolarına atanırlar.
    Performans değerlendirme sistemi, Vergi Müfettişlerinin mesleki yeterlik ve yetkinliklerinin objektif, nesnel ve mukayeseli bir şekilde değerlendirilmesi için görev yaptıkları süre içindeki sınavlarda elde ettikleri başarı derecesi, görev yaptıkları başkanlıkların Vergi Müfettişlerinin iş performansına ilişkin değerlendirmeleri, düzenledikleri vergi inceleme raporları hakkında rapor değerlendirme komisyonları tarafından yapılan değerlendirmeler, düzenledikleri diğer inceleme, araştırma, görüş, denetim ve soruşturma raporları hakkında yapılan değerlendirmeler, lisansüstü eğitim düzeyleri ve benzeri kriterler esas alınarak oluşturulur. Vergi Müfettişlerinin performans değerlendirmesi takvim yılı itibarıyla yapılır.
    Performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”
    Yürürlük
    MADDE 52 – (1) Bu Kanunun;
    a) 1 inci ila 7 nci maddeleri bu Kanunun yayım tarihini izleyen üçüncü ay başında,
    b) 9 uncu ve 42 nci maddeleri 1/4/2020 tarihinde,
    c) 10 uncu ve 15 inci maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    ç) 11 inci ve 12 nci maddeleri bu Kanunun yayım tarihini izleyen ay başında,
    d) 13 üncü ve 14 üncü maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    e) 17 nci maddesi 1/1/2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    f) 18 inci maddesi 1/1/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    g) 21 inci maddesinin 193 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinde yer alan “31/12/2019” ibaresini “31/12/2023” şeklinde değiştiren hükmü yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    ğ) 23 üncü, 25 inci, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 32 nci maddesiyle 1319 sayılı Kanuna eklenen 44 üncü maddenin dördüncü fıkrası ve 40 ıncı maddesi 1/1/2020 tarihinde,
    h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 53 – (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

    6/12/2019

     



     

    21 Aralık 2019 Cumartesi The Garden - Batıkent

    29. Geleneksel Gecemizde tüm meslek camiamızla birlikte olmak istiyoruz.


    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin Hasılat Esaslı Kazanç Tespitine ilişkin 309 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin Hasılat Esaslı Kazanç Tespitine ilişkin 309 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği 03.12.2019 tarihli Resmi Gazete Yayınlanmıştır.

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/175) görüntülemek için tıklayınız


    2019 yılı Ağustos ayından bu yana Sudan genelini etkisi altına alan şiddetli yağışlar nedeniyle, özellikle Nil Havzasında bulunan bölgelerde meydana gelen sel ve su baskınları sebebiyle yüzbinlerce insan can güvenliği, açlık, susuzluk, barınma ve salgın hastalık sorunları ile karşı karşıya bulunmaktadır.

    Tarihindeki en büyük sel felaketini yaşayan Sudan halkı için Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile insani yardım kampanyası başlatıldı. ‘Sudan Sel Felaketi Yardım Kampanyası’, AFAD koordinasyonunda yürütülüyor. Diğer kamu kurumları tarafından toplanan bağışlar, AFAD’ın açtığı kampanya hesaplarına yatırılıyor.

    Siz de ‘Sudan’ yazıp 1866’ya göndererek selzedelere 10 TL katkıda bulunabilir, AFAD internet sitesi üzerinden istediğiniz tutarda bağış yapabilirsiniz.

    SUDAN ACİL YARDIMINIZI BEKLİYOR

    Coğrafya ve iklim etkilerinin, yetersiz altyapı ve yanlış yerleşimle birleşmesi, Sudan’ı zaman zaman ülke genelini kapsayan sellere maruz bırakıyor. Tarihinin en büyük sel felaketini yaşayan Sudan'a, AFAD koordinasyonu ile Türkiye el uzatıyor.

    SUDAN TARİHİNİN EN BÜYÜK SEL FELAKETİ

    Nil Nehri'nin taşması sonucu oluşan sel felaketi nedeniyle, Sudan’ın 16 eyaletinde yaklaşık 41 bin ev yıkıldı. Yaklaşık 400 bin kadar insan afetten doğrudan etkilendi. Sel, yaklaşık 65 bin aileyi acil yardıma muhtaç bıraktı. Afetzedeler, öncelikle barınma, sağlık, eğitim ve beslenme hizmetlerine ihtiyaç duyuyor.

    SUDAN YARDIM ÇALIŞMALARI

    AFAD, 2013 Ağustos’unda 320 bin kişinin etkilendiği sel sonrası bölgeye 15.5 ton insani yardım malzemesi gönderdi. Gönderilen malzemeler; cibinlik, çadır ve mutfak setinden oluşuyordu. 2016 Haziran’ında başlayan aşırı yağışlar sebebiyle ise Hartum’a 50 bin Euro nakdi yardım yapıldı.

    AFAD, Haziran 2018’de bir gemi dolusu gıda malzemesini Sudan’a gönderdi. Türkiye’den yola çıkan gemi ile 10 bin ton buğdayı Sudanlılara ulaştırdı. Ayrıca bölgede elektrik sağlanması ve ulaştırma işlerinin yürütülebilmesi için tankerle 15 bin ton mazot ulaştırdı. AFAD, Eylül 2019’da ise paydaşları ile birlikte Sudan için yardım kampanyası başlattı.

    AFAD’ın Sudan’a 6 yılda yaptığı insani yardımların tutarı, 14.4 milyon USD’yi aştı.

    SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ?

    Siz de ‘Sudan’ yazıp 1866’ya göndererek afetzedelere 10 TL katkıda bulunabilir ya da AFAD internet sitesi üzerinden kredi kartınızla istediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz.


    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

    AFET ve ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

    SUDAN KAMPANYASI BANKA HESAPLARI

     

    T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.

    ANKARA KAMU KURUMSAL ŞUBESİ

    TL                                          : TR090001001745555555555192

    USD                                        : TR790001001745555555555193

    EURO                                     : TR520001001745555555555194

    Banka Swift Kod No             : TCZBTR2A

     

     

    TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.

    TUNALI HİLMİ TİCARİ ŞUBESİ

    TL                                          : TR350001500158007309301131

    USD                                        : TR210001500158048017916451

    EURO                                     : TR530001500158048017916457  

    Banka Swift Kod No             : TVBATR2A

     

     

    TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.

    BAKANLIKLAR ŞUBESİ

    TL                                          : TR180001200940800005000227

    USD                                       : TR380001200940800058000279

    EURO                                    : TR110001200940800058000280

    Banka Swift Kod No            : TRHBTR2A

     

     

    VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş.

    KURUMSAL ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR520021000000016349000005

    USD                                        : TR140021000000016349000107

    EURO                                     : TR840021000000016349000108

    Banka Swift Kod No             : VAKFTRIS

     

     

    ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş.

    KURUMSAL ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR540020900000412303000007

    USD                                        : TR270020900000412303000008

    EURO                                     : TR970020900000412303000009

    Banka Swift Kod No             : ZKBATRIS

     

     

    DENİZBANK A.Ş.

    BAŞKENT TİCARİ MERKEZ ve KAMU FİNANSMANI ŞUBESİ

    TL                                          : TR410013400001559775900009

    USD                                        : TR950013400001559775900007

    EURO                                     : TR680013400001559775900008

    Banka Swift Kod No             : DENITRIS

     

     

    KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

    BALGAT ŞUBESİ

    TL                                          : TR350020500009510603500003

    USD                                        : TR940020500009510603500105

    EURO                                     : TR670020500009510603500106

    Banka Swift Kod No             : KTEFTRIS

     

     

    TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.

    BAŞKENT ŞUBESİ

    TL                                          : TR840006400000142990982971

    USD                                        : TR170006400000242992579143

    EURO                                     : TR970006400000242992579158

    Banka Swift Kod No             : ISBKTRIS

     

                        

    ŞEKERBANK T.A.Ş.

    ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR810005900060130006008867

    USD                                        : TR540005900060130006008868

    EURO                                    : TR270005900060130006008869

    Banka Swift Kod No            : SEKETR2A

     

     

    ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

    BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL                                          : TR830020300007792009000007

    USD                                        : TR560020300007792009000008

    EURO                                    : TR290020300007792009000009

    Banka Swift Kod No            : BTFHTRIS

     

     

    TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.

    ÇANKAYA ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR310003200000000073299644

    USD                                        : TR040003200000000073299645

    EURO                                     : TR740003200000000073299646

    Banka Swift Kod No             : TEBUTRIS

     

     

    QNB FİNANSBANK A.Ş.

    ÜMİTKÖY ŞUBESİ

    TL                                          : TR860011100000000088967069

    USD                                        : TR370011100000000088966981

    EURO                                    : TR550011100000000088967142

    Banka Swift Kod No             : FNNBTRIS

     

     

    AKBANK T.A.Ş.

    BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL                                          : TR120004600832888000145534

    USD                                        : TR330004600832001000145535

    EURO                                    : TR800004600832036000145536

    Banka Swift Kod No            : AKBKTRIS



    5786 sayılı Yasa ile değişik 3568 sayılı Yasa ve 19 Ağustos 2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre,düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yapılacaktır.

    Katılımcılar, Sınava Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri sınavdan 1 hafta önce http://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    2019/3 Dönemi, SMMM Sınav Tarihleri : 7-8 Aralık 2019

    SMMM Sınavına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    28 Kasım 2019 Saat: 10:00

    Kamu Gözetim Kurumu tarafından gerçekleştirilen denetim faaliyetleri sonucunda elde edilen bulgular ışığında bağımsız denetim konusunda paydaşların bilgilendirilmesi amacıyla, Eskişehir Ticaret Odası Toplantı Salonunda  28 Kasım 2019 tarihinde saat 10.00’da bir toplantı düzenlenmesi planlanmaktadır. Toplantıya katılan denetçiler, Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında öngörülen 2 krediyi de kazanmış olacaklardır.


    14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında Ankara ilinde yapılacak olan Yeminli Mali Müşavirlik Sınavlarına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    Katılımcılar, Sınav Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı, süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri, sınavdan bir hafta önce  http://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.


    3568 Sayılı Kanun’a, 5786 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen Geçici 11. madde uyarınca düzenlenen Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları 8 Aralık 2019 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde yapılacaktır.

    Katılımcılar, Sınava Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri sınavdan öncehttp://mue.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    Özel SMMM Sınavına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    ÖZET:

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sigortalılar ile yabancı uyruklu sigortalılar için aynı sigortalının birden fazla belge ya da kanun türünden bildirilmesinin gerektiği hallere (5746 ARGE teşviki, yeraltında ve yer üstünde çalışan sigortalılar, sağlık hizmet sunucularında fiili hizmete tabi çalışan sigortalılar vs.) ilişkin olmak üzere eksik gün nedenlerine “25-Diğer belge/kanun türlerinden gün tamamlama” adında bir eksik gün nedeni ilave edilmiş, yabancı sigortalılar için bazı belge türlerine ilişkin olmak üzere eksik gün kontrolü kaldırılmıştır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/170) görüntülemek için  tıklayınız.

    Sosyal Güvenlik Kurumu'nun  12/11/2019 tarihli ve 17519684 Sayılı " Yabancı uyruklu sigortalıların eksin gün bildirimleri" konulu Genel Yazısını görüntülemek için tıklayınız.



    ÖZET

    4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesi uyarınca sigortalının,17103 kanun numaralı teşvik ile 27103 kanun numaralı teşvik kapsamında bir işyerinde teşvik tanımlaması yapıldıktan sonra, destek süresi bitmeden ayrılarak başka bir işyerine girdiklerinde, yeni işe girdikleri işyeri işvereni tarafından yapılan tanımlama sırasında sigortalı için ilk tanımlama yapılan işyerinden kalan süre yerine 12 ay ya da 18 aylık sürelerin verildiği, dolayısıyla prim teşvikinden ya da prim teşviki ile birlikte ücret desteğinden yersiz yararlanıldığı anlaşılan işyerlerinden, haksız yararlanılan teşvik ve ücret destekleri geri alınacaktır.


    TEŞVİK VEYA DESTEKTEN FAZLA YARARLANILAN SÜRELERE AİT GERİ ALINACAK PRİMLERE İLİŞKİN USUL VE UYGULAMALAR:

    4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında "bu maddeyle sağlanan prim desteği 2020/Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay olarak uygulanır. Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibariyle 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile Kuruma engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanır." hükmü yer almaktadır.

    13/07/2018 tarihli 129 sayılı TÜRMOB sirkülerinde de açıklandığı üzere, sigortalının destek kapsamında işe başladığı işyerinden 12 ay/18 ay destek süresi dolmadan işten ayrılıp aynı işyerinde veya aynı işverene ait farklı bir işyerinde veyahut farklı bir işverene ait işyerinde yeniden işe başlaması durumunda, yeniden işe başladığı tarihteki durumu dikkate alınarak, 4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesinde aranılan şartların sağlanması kaydıyla, sonradan işe girdiği işyeri işverenlerince bu sigortalıdan dolayı kalan süre kadar destekten yararlanabilecektir.

    Ancak SGK tarafından yapılan incelemede bazı işyerlerinden;

    ▪ 17103 kanun numaralı teşvik tanımlaması yapılan işyerinden destek süres bitmeden ayrılarak 27103 teşviki kapsamında başka bir işyerine girdiklerinde,

    ▪ 27103 kanun numaralı teşvik tanımlaması yapılan işyerinden destek süresi bitmeden ayrılarak 17103 teşviki kapsamında başka bir işyerine girdiklerinde,

    Yeni işe girdikleri işyeri işvereni tarafından yapılan tanımlama sırasında sigortalı için ilk tanımlama yapılan işyerinden kalan süre yerine 12 ay ya da 18 aylık sürelerin verildiği,dolayısıyla prim teşvikinden ya da prim teşviki ile birlikte ücret desteğinden yersiz yararlanıldığı anlaşılmıştır.

    Konuyla ilgili gerekli düzeltmeler yapılmasına karşılık geriye yönelik olarak haksız şekilde yararlanıldığı belirtilen teşvik ve destekler için haksız yere yararlanılan işyerlerine mahsus olmak üzere, tahakkuk edecek borç bu işverenlere gecikme cezası ve gecikme zammı olmaksızın 5 iş günü içerisinde tebliğ edilecek, 5 iş günü içerisinde ödenmesi halinde bu işverenlere ayrıca gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacaktır.

    Saygılarımızla…

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/169) görüntülemek için tıklayınız

    Sosyal Güvenlik Kurumu'nun  08/11/2019 tarihli ve 17331001 Sayılı “4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesi hatalı tanımlamalar” konulu Genel Yazısını görüntülemek için tıklayınız.



    11 Kasım - 14 Kasım 2019 Hafta içi saat : 17:00 - 23:00 arası


    • Bilirkişilik  Temel Eğitimi, 5 yıllık mesleki kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel teorik ve uygulama bilgileri içeren bir eğitimdir.

    • Temel eğitim 18 saati  teorik ve 6 saati uygulama eğitimi olmak üzere 24 ders saatinden oluşmaktadır.

    • Dersler 11 Kasım -14 Kasım 2019 tarihleri arasında 17:00 - 23:00 saatlerinde toplam 24 saat olarak yapılacaktır.

    • Eğitime başlanılan gün gerekli eğitim çantası verilecektir. Eğitim çantası içinde basılı kaynak kitap, bilirkişi el kitabı, bloknot ve kalem bulunmaktadır.

    • Derslere katılım zorunludur. En fazla 1/12 oranında devamsızlık hakkı bulunmaktadır. Buna göre, toplam eğitim programının 2 ders saatinden fazlasına devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir. İlişiği kesilenlere ücret iadesi yapılmaz.

    • Eğitim sonunda EĞİTİM KATILIM BELGESİ verilecektir. Bu nedenle kayıt esnasında gerekli tüm belgeleri eksiksiz teslim ediniz.

    • Kayıt sonrası iptal mümkün değildir. Eğitim ücreti iade  edilmez, ancak bir başka eğitim dönemi veya eğitim programına tekrar kayıt yapılabilir.

    • Eğitim ücreti 850 TL + %18 KDV’dir. Kayıt esnasında tüm ücretim ödenmesi gerekmektedir. Eğitim  ücreti ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacaktır.

    • Eğitim ücreti kredi kartı ile ödenebilir. Kredi kartına 9 taksit yapılabilmektedir. Hangi kartlara taksit yapıldığını kayıt sırasında öğrenebilirsiniz.

    • Eğitime katılmak isteyenlerin aşağıda bulunan Kayıt Formunu doldurarak odamıza teslim etmesi gerekmektedir.

    Bilirkişilik Temel Eğitimi Kesin Kayıt Formunu buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

    4 Kasım 2019 Pazartesi günü saat 14:30 da Oda binamızda LUCA Genel Koordinatörü SMMM Cenk İçer’in sunumuyla “509 Sayılı VUK Genel Tebliğine Göre e-Uygulamalar” konulu eğitim semineri;

    8 Kasım 2019 Cuma günü saat 14:00 da Oda binamızda , Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO ve Odamız işbirliği ile "Yabancı İşçi Çalıştırma Mevzuatı ve Uygulaması" konulu eğitim semineri;

    9 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 15:00 da Oda binamızda İstanbul SMMM Odası Eğitim Müdürü SMMM İnci Şalcı’nın sunumuyla “Güncel VUK 509 Kapsamında e-Uygulamalar“ konulu eğitim semineri düzenlenecektir.

    Ayrıca 11-14 Kasım 2019 tarihleri arasında Bilirkişilik Temel Eğitimi düzenlenecektir.

    Bilirkişilik Temel Eğitimi, 5 yıllık mesleki kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel teorik ve uygulama bilgileri içeren bir eğitimdir.

    Temel eğitim 18 saati teorik ve 6 saati uygulama eğitimi olmak üzere 24 ders saatinden oluşmaktadır.

    Dersler 11 Kasım -14 Kasım 2019 tarihleri arası 17:00 - 23:00 saatlerinde toplam 24 saat olarak yapılacaktır.

    Eğitime başlanılan gün gerekli eğitim çantası verilecektir. Eğitim çantası içinde basılı kaynak kitap, bilirkişi el kitabı, bloknot ve kalem bulunmaktadır.

    Derslere katılım zorunludur. En fazla 1/12 oranında devamsızlık hakkı bulunmaktadır. Buna göre, toplam eğitim programının 2 ders saatinden fazlasına devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir. İlişiği kesilenlere ücret iadesi yapılmaz.

    Eğitim sonunda EĞİTİM KATILIM BELGESİ verilecektir. Bu nedenle kayıt esnasında gerekli tüm belgeleri eksiksiz teslim ediniz.

    Kayıt sonrası iptal mümkün değildir. Eğitim ücreti iade edilmez, ancak bir başka eğitim dönemi veya eğitim programına tekrar kayıt yapılabilir.

    Eğitim ücreti 850 TL + %18 KDV’dir. Kayıt esnasında tüm ücretim ödenmesi gerekmektedir. Eğitim ücreti ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacaktır.

    Eğitim ücreti kredi kartı ile ödenebilir. Kredi kartına 9 taksit yapılabilmektedir. Hangi kartlara taksit yapıldığını kayıt sırasında öğrenebilirsiniz.

    Eğitime katılmak isteyenlerin www.esmmmo.org adresinde bulunan Kayıt Formunu doldurarak odamıza teslim etmesi gerekmektedir.



    15/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ve bu kanuna bağlı 02 Kasım 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Turizm Payı Beyannamesi Genel Tebliği ile bazı işletmeler için yeni bir vergi ve yeni bir elektronik ortamda beyanname verme zorunluluğu getirilmiştir.

    Konaklama tesisleri ve Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinin gelirleri üzerinden Binde 7,5, Seyahat acentalarının gelirleri üzerinden ise On Binde 7,5 Turizm Payı, Gelir Vergisi mükellefleri için 3 aylık, Kurumlar Vergisi Mükellefleri içinse Aylık dönemlerde beyan edilip ödenecektir.
    Beyanlar ilgili dönemleri takip eden ayın son günü vergi dairesine elektronik ortamda yapılacak ve beyan edilen turizm payının aynı süre içerisinde ödenecektir. Beyan edilecek tutar olmasa da boş beyan verilecektir.

    Turizm Payı Beyannamesi vermek zorunda olanlar 18 Kasım tarihine kadar mükellefiyet tesisini, İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine yapabileceklerdir.

    Beyanname verme yükümlülüğünün sona ermesi halinde ise 1 ay içinde vergi dairesine bildirim yapılacaktır.

    Kurumlar vergisi mükellefleri Ekim/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini bu ayın sonuna kadar

    Gelir Vergisi Mükellefleri ise Ekim-Kasım-Aralık/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini Ocak/2020 sonuna kadar beyan etmeleri gerekmektedir.

    Neşet ERTOY
    Eskişehir SMMM Odası Başkanı

    Turizm Payı Beyanname Uygulaması BDP programına eklenmiş olup, başvuru paneli İnteraktif Vergi Dairesi üzerinde aktif hale getirilmiştir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/167) görüntülemek için tıklayınız

    Turizm Payı Beyannemesi ile ilgili Usül ve Esalar (İSMMMO) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili Kanuna ulaşmak için tıklayınız.
    İlgili Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.  

    Katılımcılar  Meslek mensubu, stajyer veya büro  çalışanlarından oluşabilir.

    Takımlar 7 Asil , 3  Yedek olmak üzere en fazla 10 kişiden oluşabilir.

    Fikstür katılımcı  listelerine göre belirlenecektir.

    Maçlar tek maç üzerinden  eleme usulü yapılacaktır.

    Katılacak takımlar spor  kıyafetlerini kendileri temin edecektir.

    Katılacak takımların  aşağıdaki DOSYALAR bölümündeki formları doldurarak 5 Kasım 2019 tarihine kadar  odamız sekreteryasına teslim etmesi gerekmektedir.

    Katılımcı listeleri spor  komisyonu tarafından kontrol edilecektir.

    Katılım ücretsizdir.

    Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sıra No: 4)

    ÖZET :

    Halen yıllık %22 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı 25 Ekim 2019 tarihinden itibaren yıllık %19 olarak belirlendi.25 Ekim 2019 tarihli ve 30929 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: C SIRA NO: 4) ile yapılan düzenlemeyle halen yıllık %22 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı 25 Ekim 2019 tarihinden itibaren yıllık %19 olarak belirlenmiştir.6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine göre belirlenen tecil faizinin belirli yüzdesi esas alınarak anılan Kanunun 48/A maddesine göre tecil edilen alacaklar için hesaplanan tecil faizi oranı da bu Tebliğle belirlenen oran ve uygulama esasları dikkate alınarak tespit edilecektir.

    25 Ekim 2019 tarih ve 30929 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sıra No: 4)”görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/165) görüntülemek için tıklayınız

    Bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.

    19/10/2019 Tarih ve 510 Sıra Nolu VUK. Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/160) görüntülemek için tıklayınız

    19 Ekim 2019 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30923

    TEBLİĞ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 240)’NDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 510)


    MADDE 1 – 28/6/1995 tarihli ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nin “B-İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
    Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.
    Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.
    Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.
    İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.
    Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim yeni vergi dairesine verilecektir.
    Mükelleflerin adres değişikliğine ilişkin dilekçeyi yeni vergi dairesine vermesi üzerine, vergi dairesi tarafından mükellefin bildirdiği yeni iş yeri adresinde yoklama yapılacaktır.
    Yeni vergi dairesi tarafından yapılan yoklama sonucunda mükellefin yeni adresinde faaliyete başladığının tespit edilmesi hâlinde yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesinde bulunan mükellefiyet kaydı nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin edilecektir.
    Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler dilekçelerini yeni vergi dairesine verebilecekleri gibi başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda da yapabileceklerdir.
    Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için vergi dairesine dilekçe vermesi hâlinde vergi dairesi tarafından bu belgeler nev'i ve sayı itibarıyla tespit edilerek tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalandıktan sonra tutanağın bir örneği mükellefe verilecektir. Mükelleflerin bu başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi sistemi üzerinden elektronik ortamda yapmaları hâlinde ise kullanılmamış belgelere ilişkin tutanak düzenlenmeyecektir.
    Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacaktır.
    Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecektir.
    İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 1/4/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacaktır.”
    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.

    Mal Müdürlükleri de, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlayacaktır. Mal Müdürlüklerine bağlı faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir.

    19/10/2019 Tarih ve 511 Sıra Nolu VUK. Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/162) görüntülemek için tıklayınız

    19 Ekim 2019 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30923

    TEBLİĞ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 456)’NDE DEĞİŞİKLİK
    YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 511)


    MADDE 1 – 27/8/2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 456)’nin “2. Amaç ve Kapsam” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Tebliğin amacı, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre muhataplarına tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir.”
    MADDE 2 – Aynı Tebliğin “3. Tanımlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (i) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
     “f) İnternet Vergi Dairesi:  Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr,  https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamları,”
    MADDE 3 – Aynı Tebliğin “6.Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi”  başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “vergi dairesi” ibaresi “tebligatı yapan birim” olarak değiştirilmiş, aynı bölüme aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
    “Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilir. Bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez.”
    MADDE 4 – Aynı Tebliğin “7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış” başlıklı bölümüne aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
     “Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Kanunun 93 üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır.”
    MADDE 5 – Aynı Tebliğin “10. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün ikinci paragrafı yürürlükten kaldırılmış ve aynı bölüme aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
    “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.
    Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri), elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları tamamlandığından, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlanılacak olup, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre 31/12/2019 tarihine kadar örnekleri bu Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir. Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yeni mükellefiyet tesis ettiren ve bu Tebliğde getirilen zorunluluk kapsamında olan kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre işlem yapacaklardır.”
    MADDE 6 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    MADDE 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     



    A- 1- e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu bulunan mükellefler, e-Fatura uygulamasına geçiş süresi içinde (e-Fatura uygulamasına yıl içinde zorunlu olarak geçen mükellefler bakımından izleyen yılın başından itibaren),

    A- 2- Bağımsız denetime tabi olan şirketler 1/1/2020 tarihinden itibaren, 2020 ve müteakip yıllarda bağımsız denetime tabi olma şartlarını sağlayan mükellefler ise şartların sağlandığı yılı takip eden yılın başından itibaren, e-Defter uygulamasına geçmek zorundadırlar.

    B- Defter ve berat dosyalarını oluşturma, NES veya Mali Mühürle imzalama/onaylama ve Başkanlık onaylı berat dosyalarını alma süreleri aşağıdaki tabloda yeniden belirlenmiştir.

    19/10/2019 Tarih ve 3 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/163) görüntülemek için tıklayınız


    1- 2018 ve 2019 yıllarında Satış hasılatı 5.000.000 TL’yi gecenler 01.07.2020 tarihinden itibaren, 2020 yılı ve müteakip hesap dönemlerinde geçenler ise ilgili yılı takip eden yılın 7.ayından itibaren e-fatura kullanmak zorundadırlar.

    2- e-Fatura mükellefleri 01.01.2020 tarihinden itibaren e-Arşiv Faturaya geçmek zorundadırlar.

    3- 01.01.2020 tarihinden itibaren 30.000 TL üstündeki bütün faturaları (Vergi mükellefleri arasında 5.000 TL) e-Arşiv fatura olarak düzenlemek zorundadır.

    4- 01.02.2020 'den önce mükellef olan Serbest Meslek Erbapları 01.06.2020 'den itibaren, bu tarihten sonra işe başlayanlar ise işe başladıkları ayı izleyen üçüncü ayın sonundan itibaren e-serbest meslek makbuzu düzenleyeceklerdir.

    5- Bazı sektörlerde e-irsaliye, e-müstahsil makbuzu ve e-bilet zorunla hale gelmektedir.

    19/10/2019 Tarih ve 509 Sayılı VUK  E-Uygulamalar Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/164) görüntülemek için tıklayınız

    ÖZET:

    1. Yatırım teşvik belgesi kapsamında makine ve teçhizat teslimleri ile yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarında belediyeler ve il özel idareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olan minibüslerde istisna kapsamına alınmıştır.

    2. Ulusal güvenlik amaçlı teslim ve hizmetlere ilişkin istisna kapsamına, ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için kullanılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin araştırma geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması gereken tesislerin teslimi de dahil edilmiştir.

    3. KDV Kanun’un 13’üncü maddesinin birinci fıkrasına 23/2/2017 tarihli ve 6824 sayılı Kanunun 7’nci maddesi ile yapılan düzenlemeyle 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yabancılara gayrimenkul satışı istisna kapsamına alınmıştır. Bu kapsamda Bedelin Türkiye’ye Getirildiğinin Tevsikinde Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferlerinin;

    ⎯ Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgilere (proje adı, adresi,bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya

    ⎯ Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler tarafından,transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya,alıcı ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgileri (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi kaydıyla istisna uygulamasında Türkiye’ye getirilen döviz olarak 16.10.2019/159-2 kabul edileceği belirtilmiştir.

    4. Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine,Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna uygulaması kapsamında mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfında bulunmakla birlikte, anılan Vakıf tarafından karşılıksız, süresiz ve geri dönüşsüz olarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen madde kapsamındaki ibadethane ve din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla bağışta bulunan söz konusu Vakfa yapılan teslim ve hizmetlerin de istisna kapsamında olacağı belirtilmiştir.5. İTUS ile HİS Sertifikalarının iptal edilmesi ile olarak olumsuz rapora dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı kararları ile terkin edilmesi halinde mükellefe tekrar sertifika verileceği belirtilmiştir. Daha önce bu uygulama için nihai yargı kararı aranılıyordu.

    15 Ekim 2019 tarih ve 30919 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 27)”görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/159) görüntülemek için tıklayınız


    VUK 118 Nolu Sirküler

    Meslek Mensuplarımız için Mücbir Sebebe ilişkin olarak yayınlanan 15.10.2019 tarihli ve VUK-118 sayılı Sirkülerle, meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün veya daha az süre kalmış olması durumunda, yakını veya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 nci güne uzatılmıştır. Sirküler uygulamasında; eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi meslek mensubunun yakını kabul edilecektir.

    VUK 118 Nolu Sirküleri görüntülemek için tıklayınız

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

     

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/118

     

    Konusu: Kendisi veya yakını  vefat eden meslek mensuplarının beyanname/bildirimlerini verdiği mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması

    Tarihi: 15/10/2019

    Sayısı: VUK-118/2019-8

    1. Giriş

    Kendisi veya yakını vefat eden meslek mensuplarının beyanname ve bildirimlerini verdikleri mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesinde yer alan zor durum hükümlerinden faydalandırılması hakkında açıklamalar işbu Sirkülerin konusunu teşkil etmektedir.

    2. Mevzuat

    213 sayılı Kanunun “Mühlet verme” başlıklı 17 nci maddesine göre, zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir. Bu mühletin verilebilmesi için:

    1. Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.

    2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.

    3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.

    Mezkûr maddenin üçüncü fıkrasına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.

    Aynı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan düzenleme ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi ile beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.

    Öte yandan aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre Bakanlığımızın beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef veya vergi sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik ortamda gönderilen beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından verilmiş addolunur.

    Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup, muhtelif Genel Tebliğlerde de beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin diğer açıklamalara yer verilmiştir. Durumları belirlenen kriterlere uyan mükelleflerin, istemeleri halinde kendi beyannamelerini kullanıcı kodu, parola ve şifre almak suretiyle elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüş olup belirtilen şartları taşımayan mükelleflerin beyannamelerini, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen açıklamalar doğrultusunda,  elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla anılan Tebliğ ekinde yer alan sözleşmelerden durumlarına uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle elektronik ortamda göndermeleri gerektiği açıklanmıştır. Ayrıca elektronik ortamda gönderilme zorunluluğu getirilen beyannameler için belirlenen usul ve esaslar, elektronik ortamda gönderilme zorunluluğu getirilen bildirimler için de geçerlidir.

    3. Meslek mensuplarının kendisinin veya yakınının vefatı durumunda beyanname ve bildirimini verdikleri mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması

    Yukarıda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde hâlihazırda birçok mükellef beyanname ve bildirimlerini 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler (meslek mensubu) aracılığıyla göndermek zorunda olup, meslek mensupları aracılığıyla gönderilen beyannameler mükellef tarafından verilmiş kabul edilmektedir.

    Öte yandan, beyanname ve bildirimleri meslek mensubu aracılığıyla verilen mükellefler, meslek mensubunun vefatından geç haberdar olabilmekte ya da yakını  vefat eden meslek mensupları, defin işlemleri ve vefatla ilgili diğer vecibelerin yerine getirilecek olması nedeniyle süreye ihtiyaç duyabilmekte, bu nedenlerle beyanname ve bildirimlerin verilme süreleri aşıldığından vergi cezaları ile muhatap olunabilmektedir.

    Bu itibarla, 213 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün veya daha az süre kalmış olması durumunda, yakını veya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 nci güne uzatılmıştır.

     Beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması, vergi dairelerince yukarıda belirtilen şartların oluştuğunun anlaşılması durumunda re’sen yapılabileceği gibi ilgililerin yazılı başvurusuna istinaden de yapılabilir. Vergi dairesince re’sen uzatma yapılmadığı durumlarda, bu sürelerin dolmasından önce veya sonra beyanname/bildirimleri veren meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat ettiğinin ve vefat tarihinin ispat ve tevsik edilmesi şarttır.

    Bu Sirküler uygulamasında; eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi meslek mensubunun yakını kabul edilir.

    Örnek 1: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Keçiören Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (A) 20.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bay (A)’nın vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (A) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 26.11.2019 tarihine 7 günden az kalmış olması nedeniyle, 26.11.2019 tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu beyannameler 03.12.2019 tarihine kadar verilecek, tahakkuk eden vergiler yine 03.12.2019 tarihine kadar ödenecektir.

    Örnek 2: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bayan (B)’nin kardeşi 25.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bayan (B)’nin kardeşinin vefat ettiği tarih itibarıyla, bildirimleri Bayan (B) tarafından verilen mükelleflere ait Ba-Bs bildirimlerinin verilme süresinin bitimi olan 02.12.2019 tarihine 7 gün kalması nedeniyle, 02.12.2019 tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu bildirimler 09.12.2019 tarihine kadar verilecektir.

    Örnek 3: Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı İslahiye Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (C)’nin kayınvalidesi 19.10.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bay (C)’nin kayınvalidesinin vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (C) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 28.10.2019 tarihine, 7 günden fazla kalması nedeniyle, bu Sirküler kapsamında zor durum hükümlerinden faydalanılmayacak, söz konusu beyannameler 28.10.2019 tarihine kadar verilecek ve tahakkuk eden vergiler de 28.10.2019 tarihine kadar ödenecektir.

    Duyurulur.

     

     

        Bekir BAYRAKDAR

      Gelir İdaresi Başkan V.

    Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlar, İkamet adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunanlar, Sermayesi 350.000 TL’nin üzerinde olan Sermaye şirketlerinin adres değişikliği ve şube yoklamaları ile Gerçek kişinin ölümü halinde mükellefiyet terki, Tüzel kişilerin tasfiye-iflas nedeniyle işi bırakma için vergi dairesi yoklama tutulması zorunluluğu kaldırılmıştır.

    İlgili GİB - 2019/5 Uygulama İç Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/161) görüntülemek için tıklayınız

    Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemeleri görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve işleri, bu davalara bağlı kanun yolları, iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetlerinde KDV yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmiştir.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.

    Bağımsız Denetçilerden, Odalarımızda yapılacak olan eğitimlere katılmak isteyenler, eğitim ücretlerini; http://denetciegitimi.tesmer.org.tr adresi üzerinden yapacakları başvuru sırasında kredi kartı ile on-line olarak ödeyebileceklerdir.

    Bağımsız Denetçilere Yönelik Sürekli Eğitim Programlarına Başvuru süresi konulu, 10.09.2019 Tarih ve 5533 Sayılı TÜRMOB yazısını görüntülemek için tıklayınız.

         T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 02.08.2019 tarihli ve 29537098-220.01-E. 112462 sayılı yazısı ile elektronik beyanname uygulaması ile ilgili olarak 18.10.2007 tarih ve 26674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 376 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde “Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin (malmüdürlüklerinin) otomasyona geçme çalışmaları devam etmekte olduğundan, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin mükelleflerine bu tebliğ ve daha önceki tebliğlerle getirilmiş olan elektronik ortamda beyanname gönderme zorunluluğu, bağlı vergi dairelerinin otomasyona geçtiğinin Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden ('www.gib.gov.trl duyurulmasını izleyen otuzuncu günden itibaren başlayacaktır.” açıklamasının yer aldığı, söz konusu Tebliğ hükmüne istinaden bağlı vergi dairesi müdürlükleri (malmüdürlükleri) mükelleflerinin elektronik ortamda gönderme zorunluluğu bulunan beyannamelerini bağlı oldukları vergi dairelerine elektronik ortamda gönderecekleri hususunun Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden 02/08/2019 tarihinde duyurulduğu, buna göre bağlı vergi dairesi müdürlükleri (malmüdürlükleri) mükelleflerinin 01/09/2019 tarihinden itibaren verecekleri elektronik ortamda gönderme zorunluluğu bulunan beyannameleri bağlı oldukları vergi dairelerine elektronik ortamda gönderileceği bildirilmiştir.

    Bu nedenle, bağlı vergi dairesi müdürlükleri (malmüdürlükleri) mükelleflerinin 01.09.2019 tarihinden itibaren verecekleri elektronik ortamda gönderme zorunluluğu bulunan beyannameleri ile Ba Bs bildirim formlarının bağlı oldukları vergi dairelerine (malmüdürlüklerine) elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.

    Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 02.08.2019 tarihli Mal Müdürlüğü Mükelleflerinin E-Beyanname Zorunluluğunun Başlaması hakkındaki yazısını görüntülemek için tıklayınız.

    02 Ağustos 2019 Tarihli ve 30850 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) görüntülemek için tıklayınız.



    2 Ağustos 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30850

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    BAZI VARLIKLARIN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI
    HAKKINDA GENEL TEBLİĞ
    (SERİ NO: 1)

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam ve Dayanak
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 17/7/2019 tarihli ve 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 90 ıncı madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
    (2) Bu Tebliğ;
    a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,
    b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,
    ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (G.V.K.)’nun geçici 90 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve
    Verginin Ödenmesi
    Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim
    MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, geçici 90 ıncı madde hükümleri çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
    (2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.
    (3) Birinci fıkra kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan madde hükmünden yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
    (4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 19/7/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.
    (5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, maddenin uygulamasında bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden 31/12/2019 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.
    a) Bir bildirimde bulunulduktan sonra aynı ay içerisinde, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı ya da artırıcı yeni bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde, ilk bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir.
    b) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde de önceki bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda, banka ve aracı kurumlarca Ek-2’de yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebinin banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılması esastır.
    c) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde ise önceki bildirimin düzeltilmesi söz konusu olmayacak, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirim yapılacaktır.
    ç) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.
    Örneğin; 2019/Ağustos ayında 100.000 TL karşılığı döviz beyanında bulunan bir gerçek kişinin, aynı ay içerisinde bildirdiği tutarı 50.000 TL’ye düşürmek ya da 150.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir.
    Ağustos ayında 100.000 TL karşılığı döviz beyanında bulunan bir gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 50.000 TL’ye düşürmek istemesi halinde, Ağustos ayındaki bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir. Banka ve aracı kurumlarca Ek-2’de yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebi ise banka veya aracı kurumlar aracılığıyla yapılacaktır.
    Ağustos ayında 100.000 TL karşılığı döviz beyanında bulunan bir gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 150.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ise Eylül veya Ekim ayına ilişkin 50.000 TL’lik yeni bir bildirim vermesi gerekecektir. Yeni verilen bildirimler önceki bildirim ile ilişkilendirilmeyeceğinden, sadece ilave tutarın bildirilmesine dikkat edilecektir.
    d) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır. Bu çerçevede, 31/12/2019 tarihine kadar yapılan bildirimlerin bu tarihten sonra düzeltilmesi mümkün olmayacaktır.
    Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi
    MADDE 4 – (1) Geçici 90 ıncı madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır. Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
    (2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.
    (3) 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla anılan madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.
    (4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 31/12/2019 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.
    (5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;
    a) Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,
    b) Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.
    (6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.
    (7) 31/12/2019 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.
    (8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.
    Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi
    MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.
    (2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.
    (3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.
    (4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %1 oranında tarh edilen vergi, söz konusu beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.
    (5) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Türkiye'de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi
    Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı
    MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.
    (2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.
    (3) Geçici 90 ıncı madde kapsamında beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir.
    Verginin ödenmesi
    MADDE 7 – (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %1 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Ortak Hükümler
    Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu
    MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına geçici 90 ıncı madde kapsamına giren varlıkları 19/7/2019 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
    (2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.
    Varlıkların bildirim veya beyan değeri
    MADDE 9 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:
    a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.
    b) Altın, rayiç bedeliyle.
    c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.
    ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;
    1) Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    2) Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    3) Yatırım fonu katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.
    4) Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.
    (2) Bildirim veya beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.
    (3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
    (4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.
    (5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.
    (6) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 31/12/2019 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.
    Bildirilen veya beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi
    MADDE 10 – (1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.
    (2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, geçici 90 ıncı maddenin sağladığı imkanlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.
    (3) Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.
    (4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 18 inci, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.
    (5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.
    (6) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, 9 uncu maddede yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.
    Gider ve amortisman uygulaması
    MADDE 11 – (1) 5 inci ve 7 nci maddeler kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.
    (2) Beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.
    (3) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
    İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller
    MADDE 12 – (1) Geçici 90 ıncı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
    (2) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi; bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
    (3) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.
    (4) 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.
    Diğer hususlar
    MADDE 13 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin geçici 90 ıncı madde uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %1 oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.
    (2) Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan maddede yer alan diğer şartların yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca, bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.
    Tebliğ olunur.

    Ekler için tıklayınız



    Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi Uygulaması 01.01.2020 Tarihine Kadar Ertelenmiştir.

    27 Temmuz 2019 Tarihli ve 30844 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 6 Sıra Nolu Tebliğ ile Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi Uygulaması 01.01.2020 tarihine kadar ertelenmiştir.

    Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 6 Sıra Nolu Tebliği görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/137) görüntülemek için tıklayınız



    7186 Sayılı Kanun –

    19 Temmuz 2019 Tarihli ve 30836 Sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan  Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 7186 Sayılı Kanunu görüntülemek için tıklayınız.


    19 Temmuz 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30836 (Mükerrer)

    KANUN

    GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

    Kanun No. 7186                                                                                                     
    Kabul Tarihi: 17/7/2019

    MADDE 1 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 113 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “Hasılat esaslı kazanç tespiti
    MADDE 113 – Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.
    Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin;
    a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.
    b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
    c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.
    4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz.
    Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
    Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

    MADDE 2 – 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 90 – Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler.
    Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
    Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.
    Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
    Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilir. Beyan edilen söz konusu varlıklar, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Bu fıkra kapsamında beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.
    Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
    Bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.
    Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren altı aya kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi, bildirim ve beyanı ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim veya beyana esas değerlerin tespiti, bildirim ve beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

    MADDE 3 – 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (I) numaralı bendinin (c) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (II) numaralı bendinin (g) alt bendine aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    “c) Bankaların ve Bankaca uygun görülecek diğer mali kuruluşların bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek,”
    “Banka talepleri gerçek zamanlı ve anlık karşılanır. Bu taleplerin karşılanmasını teminen Bankaca kurum ve kuruluşların bilgi işlem sistemlerine erişim sistemleri kurulabilir. Uygulamaya yönelik her türlü usul ve esas Bankaca belirlenir.”

    MADDE 4 – 1211 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin (II) numaralı fıkrasının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci paragrafında yer alan “taahhütlerine karşı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
    “Bankalar ve elektronik ödeme araçlarını çıkaran kuruluşlar dâhil olmak üzere Bankaca uygun görülecek diğer mali kuruluşlar, Banka nezdinde açılacak hesaplarda bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak, nakden zorunlu karşılık tesis ederler. Zorunlu karşılığa tabi bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerin kapsamı, zorunlu karşılıkların oranı, tesis süresi ve tesis edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek faiz oranı, mevduat veya katılım fonlarından olağanüstü çekilişler ve birleşme, devir ve bölünme hâllerinde yapılacak işlemler de dâhil olmak üzere uygulamaya yönelik her türlü usul ve esas Bankaca belirlenir.”

    MADDE 5 – 1211 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “yüzdeler” ibaresi “yüzde” şeklinde değiştirilmiş, “fevkalade” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Son yıl kârından ayrılan ihtiyat akçesi hariç, birikmiş ihtiyat akçeleri her yıl kâra katılarak dağıtılabilir.”

    MADDE 6 – 1211 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 12 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ayrılmış bulunan ihtiyat akçelerinin tamamı, birikmiş fevkalade ihtiyat akçelerinin ise son yılın kârından ayrılan kısmı hariç tamamı Genel Kurul kararı aranmaksızın Hazineye verilir.”

    MADDE 7 – 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 52 – 9/5/2018 tarihli ve 7141 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla kurulan üniversitelere devredilen bina ve tesislerin bulunduğu taşınmazlardan hâlen bu bina ve tesislerin eski maliki üniversitelerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, talep etmeleri hâlinde Yükseköğretim Kurulunun onayıyla bu üniversitelere devredilebilir. Kurulan üniversitelere bağlanan birimlerin hangi bina, tesis ve taşınmazları kapsadığı hususundaki tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.”

    MADDE 8 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 3 – Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
    Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır.”

    MADDE 9 – 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan  “% 32’sidir.” ibaresi “%45’idir.” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

    MADDE 10 – 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin başlığı “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” şeklinde, dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
    “Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.”

    MADDE 11 – 3201 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına “aybaşından itibaren” ibaresinden sonra gelmek üzere “kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca” ibaresi eklenmiştir.

    MADDE 12 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun geçici 5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

    MADDE 13 – 3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 9 – Kısmi aylık bağlanmış olanlar dahil olmak üzere bu maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışında geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunanlardan tahakkuk ettirilen borçlarını yasal süresi içinde ödeyenlerin, sigortalılık sürelerinin hangi statüde değerlendirileceğinin ve tahakkuk ettirilecek borç tutarının tespitinde önceki hükümler esas alınır.”

    MADDE 14 – 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 10 – Bu Kanunun 235 inci maddesi uyarınca mevcut bir soruşturma kapsamında bulunan veya el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilen kara ulaşım araçları ile ilgili olarak 31/12/2019tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi hâlinde, araç hakkında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmez, mevcut kararlar kaldırılır ve el konulan araç sahibine iade edilir. İadesi talep edilen ulaşım araçlarının muhafazasına ilişkin masraflar araç sahibince ödenir.
    Bu karar gümrük idaresi tarafından ilgili başsavcılığa/mahkemeye bildirilir. Tasfiyesi tamamlanmış ulaşım araçları için bu fıkra kapsamında başvurular kabul edilmez.
    Birinci fıkrada belirtilen oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak ilk iktisabı gerçekleşmiş kara ulaşım araçları ile ilgili olarak, bu Kanunun 235 inci maddesi kapsamında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmesi gereken fiilin gümrük idaresince tespit edilmesinden önce ve birinci fıkrada belirtilen süre içinde kendiliğinden bildirilmesi durumunda %15 olarak uygulanır.
    Cumhurbaşkanı birinci fıkrada yer alan başvuru süresini altı aya kadar uzatmaya yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

    MADDE 15 – 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 6 – 4/6/2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan biyokütletanımı kapsamına dahil edilen kaynaklardan enerji üreten tesisler için YEK Destekleme Mekanizmasında öngörülen süreler, üretim tesisinin YEK Destekleme Mekanizmasına dahil edildiği tarihten itibaren başlar.”

    MADDE 16 – 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Karşılıklar, teminatlar ve kayıttan düşme
    MADDE 53 – Bankalar, krediler ile ilgili olarak doğmuş veya doğması muhtemel zararların karşılanması için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, kredilerin kalitesine ve sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesi ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre kayıttan düşülmesine, kredilerin yeniden yapılandırılması dâhil geri ödenmelerine ilişkin politikaları oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve işletmek zorundadır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
    Bu madde uyarınca krediler ile ilgili olarak ayrılan özel karşılıkların tamamı ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
    Bu madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen krediler, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunur.”

    MADDE 17 – 5411 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 32 – Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoringşirketleri ve finansman şirketleri ile bu maddede tanımlanan diğer finansal kuruluşlarla kredi ilişkisinde bulunan ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre hazırlanan Çerçeve Anlaşmalarda belirlenen borçlular, bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesini sağlamak amacıyla, dahiloldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırmaya tabi tutulabilir. Bu madde uyarınca yapılacak finansal yeniden yapılandırmalara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar ile belirlenir. Bu madde hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanır. Bu süreyi iki yıl daha uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
    Bu maddenin uygulanmasında;
    a) Alacaklı kuruluşlar: Bu Kanunun 3 üncü maddesinde geçen bankalar, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 3 üncü maddesinde geçen şirketler, borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt dışında kurulu bankalar ve finansal kuruluşlar, Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan çok taraflı bankalar ve kuruluşlar, alacak tahsiline yönelik olarak bu alacaklılar tarafından kurulacak özel amaçlı şirketler ile aynı amaçla 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonlarını,
    b) Bağımsız Denetim Kuruluşu: 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliği esaslarına göre kurulu ve faaliyet gösteren, Bağımsız Denetim Kuruluşu Resmi Siciline kayıtlı kuruluşları,
    c) Birlik: Türkiye Bankalar Birliğini,
    ç) Borçlu: Bu Kanun, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6361 sayılı Kanun, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile yatırım ortaklıkları hariç 6362 sayılı Kanunun 35 inci maddesine tabi kuruluşlar dışında kalan Türkiye’de kurulu şirketleri,
    d) Çerçeve Anlaşmaları: Kurumca çıkarılan yönetmelik uyarınca Birlik tarafından hazırlanan ve alacaklı kuruluşlarca imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarını,
    e) Sözleşme: Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları kapsamında borçlu ile alacaklı kuruluşlar arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerini,
    ifade eder.
    Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumlarının tespit edilmesi ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması sonucunda borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacağına kanaat getirilmesi şarttır. Borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçlular finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamaz.
    Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumunun tespiti ve finansal yeniden yapılandırmanın uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirme; bağımsız denetim kuruluşlarına, Çerçeve Anlaşmaları kapsamında belirlenecek yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip kuruluşlara veya borçlu tarafından kabul edilmesi hâlinde alacaklı kuruluşlara yaptırılır.
    Bu madde kapsamında finansal yeniden yapılandırmalarda; kredilerin vadelerini uzatmak, kredileri yenilemek, 6361 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilave kredi vermek, anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi ilişkisinden doğan diğer her türlü alacağı indirmek veya bunlardan kısmen veya tamamen vazgeçmek, teminat azaltmak, anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, özel amaçlı şirketler ile 6362 sayılı Kanuna göre kurulan yatırım fonlarına aynî, nakdî  ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak, bilanço dışına çıkarmak, diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi gerekli görülen tedbirler alınır. Finansal kiralama sözleşmelerine konu mallar için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 307 nci maddesi hükümleri kıyasen uygulanır.
    Kredilerin teminatlarının ya da alacaklı kuruluşlar tarafından iştirak olarak edinilecek borçluların varlık ve yükümlülüklerinin gerçeğe uygun değerine ilişkin değerleme, taraflardan birinin talep etmesi durumunda, Sermaye Piyasası Kurulunca değerleme yapmaya yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılır. 6362 sayılı Kanuna göre kurulan yatırım fonları için sermaye piyasası mevzuatında yer alan değerlemeye ilişkin düzenlemeler saklıdır.
    Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca;
    a) Yapılacak işlemler cezaevi harcı ve 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan (yargı harcı dahil) ve düzenlenecek kâğıtlar (Çerçeve Anlaşmaları ve Sözleşmeler dahil) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisinden,
    b) Alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
    c) Kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımını destekleme fonundan,
    müstesnadır. Bu fıkrada yer alan istisnalar, alacaklı kuruluşların Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmeler kapsamındaki işlemleri dolayısıyla doğrudan veya dolaylı edindikleri varlıkları ve teminatları, alacaklı kuruluşların kendi aralarında veya borçluya devri hariç, elden çıkardıkları hâllerde uygulanmaz.
    13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan istisna hükmü, kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanır.
    25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yer alan istisna hükmü, ilgili varlıkların Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında alacaklı kuruluşlara devir ve teslimi ile bu suretle ilgili varlıkları devralan alacaklı kuruluşların bu varlıkları devir ve tesliminde de uygulanır.
    Sözleşme hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır. Alacaklı kuruluşlar tarafından dahil oldukları risk grubunda bulunan borçlularla yapılan yeniden yapılandırma işlemlerinde bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
    Sözleşmelere göre borçları yeniden yapılandırılan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ve ihracat taahhüt süreleri ile 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20 nci maddesi çerçevesinde sağlanan kefaletleri de içermek üzere kredi garanti kurumları tarafından verilen garanti ve kefaletlerin süreleri, sözleşmeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.
    Bu madde hükümlerine göre finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınan bir borçlunun borçlarının Sözleşmenin imza tarihini izleyen yılın başından itibaren iki yıl içerisinde tekrar finansal yeniden yapılandırmaya konu edilmesi hâlinde, bu madde hükmünde belirtilen vergi istisnaları ve teşvikler uygulanmaz.
    Sözleşmeler ile uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi hâlinde dahi, uygulanmış olan vergi, fon ve harç istisnaları geri alınmaz.
    Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmeler için sağlanan vergi istisnaları ve teşvikler, bu madde kapsamında düzenlenen sözleşmelere istinaden yapılacak işlemlere birinci fıkrada yer alan süreyle sınırlı olmaksızın uygulanır.
    Bu madde uyarınca yapılacak teminat azaltma, anapara ve diğer alacaklardan vazgeçilerek kayıttan düşme yahut benzer işlemlerle kredilerin yeniden yapılandırılması bu Kanunun 160 ıncı maddesi ile düzenlenen zimmet suçunu oluşturmaz.”

    MADDE 18 – 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 35 inci maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesine “onaylı muvafakati” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya e-Devlet uygulaması üzerinden kimlik teyidi ile verilen izni” ibaresi eklenmiş, ikinci cümlesinde yer alan “idarelerinin kanunlarında” ibaresi “idareleri ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili mevzuatında” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle, fıkranın mevcut üçüncü cümlesine “kamu idareleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası,” ibaresi eklenmiştir.
    “Kurum, kişisel sağlık verilerini kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, verilen sağlık hizmetlerinin uygunluğunun ve yerindeliğinin takibi ve finansmanının planlanması amacıyla talebi hâlinde Sağlık Bakanlığı ile paylaşır.”

    MADDE 19 – 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 12 – (1) 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 80 inci maddesi kapsamında teşviklerden yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için münhasıran Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, destek kararında belirlenen kadarıyla, bu yatırımları dolayısıyla bu Kanunun 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları yatırıma katkı tutarını, söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31/12/2035 tarihine kadar vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi suretiyle kullandırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
    (2) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

    MADDE 20 – 8/3/2007 tarihli ve 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “15 Türk Lirası” ibaresi “50 Türk lirası” şeklinde, “bu miktarı” ibaresi “bu miktarı üç katına kadar artırmaya veya” şeklinde ve yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(7) Bu madde uyarınca alınan harcın çıkış başına 15 Türk lirası (Cumhurbaşkanınca 15 Türk lirasından düşük bir miktar belirlenmesi hâlinde belirlenen miktar) 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun 2 ncimaddesinin (f) bendine göre Toplu Konut İdaresine aktarılır, kalan miktar genel bütçeye gelir kaydedilir.”

    MADDE 21 – 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 11 – (1) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle başlatılan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bulunan ve müsadere kararı verilmemiş kara taşıtları ile ilgili olarak;
    a) Taşıtın tasfiyesinin tamamlanmamış olması,
    b) 31/12/2019 tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi,
    şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde, araç hakkında el koyma ve müsadere kararı verilmez, mevcut el koyma kararı kaldırılır ve el konulan aracın sahibine iade edilmesine karar verilir. İadesi talep edilen ulaşım araçlarının muhafazasına ilişkin masraflar araç sahibince ödenir. Cumhurbaşkanı bu fıkrada yer alan başvuru süresini altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.
    (2) 4458 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi kapsamında iade edilen araçlar hakkında el koyma veya müsadere kararı verilmez.
    (3) Birinci ve ikinci fıkrada belirtilen durumlarda, eşyanın müsaderesi yerine eşyanın gümrüklenmiş değerinin ödenmesine karar verilir.
    (4) Birinci fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı müştereken yetkilidir.”

    MADDE 22 – 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 51 inci maddesinin onbirinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(11) Tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve Kurumun MCKS’si arasında paylaşılabilir veya işlenebilir.”

    MADDE 23 – 5809 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “(1) İşletmeciler, elektronik kimlik bilgisi değiştirildiği tespit edilen, uluslararası dolaşım hizmetlerine yönelik düzenlemeler ve Kurum düzenlemelerine uymayan elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremezler. Ancak, Kurumun MCKS’sinde kayıtlı iken elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış gerçek cihazlar ve mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeciler tarafından finansman borcu bulunduğu bildirilen cihazlar borcun devam ettiği süre boyunca sadece eşleştirme yapılan abone numaraları ile kullanılmak üzere kullanıma açılır. İşletmeciler finansman borcu ödenen cihazları, eşleştirme yapılan numara kısıtınınkaldırılmasını teminen MCKS’ye bildirir.”
    “(3) Kurumun MCKS’sinde kayıtlı iken kesintisiz yedi yıl süreyle elektronik haberleşme şebekelerinden hizmet almayan cihazların elektronik kimlik bilgileri kayıtlı olmaktan çıkarılır. Bu yedi yıllık sürenin hesaplanmasında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki süre de dikkate alınır. Bu suretle elektronik kimlik bilgileri kayıtlı olmaktan çıkarılan cihazların kullanıcılarının, Kurum düzenlemeleri çerçevesinde başvuru yapmaları hâlinde cihazların elektronik kimlik bilgileri tekrar kayıtlı hâle getirilir.
    (4) Bu maddenin uygulanmasına ve cihaza ilişkin borcun ödenmemesi hâlinde cihazların MCKS üzerinden kullanıma kapatılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”

    MADDE 24 – 5809 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Elektronik kimlik bilgisi değiştirilen ve borcu bulunan cihazlar
    GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Kurumun MCKS’sinde kayıtlı olmakla birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş olan cihazlar ile Kurumun uluslararası dolaşım hizmetleri çerçevesinde yaptığı düzenlemelere uymayan cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesi dört ay içinde engellenir. Bu cihazların kullanıcılarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Kurum düzenlemeleri çerçevesinde başvuru yaparak iki yüz elli Türk lirası tutarındaki kayıt ücretini genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı muhasebe birimi hesabına yatırmaları hâlinde, cihazların elektronik kimlik bilgisi ilgili abonenin numaraları ile eşleştirilerek kullanılabilir.
    (2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca finansman borcu bulunduğu bildirilen cihazların kısıtlanmasına ilişkin hüküm, bu maddenin yürürlük tarihinden sonraki iş ve işlemlere uygulanır.”

    MADDE 25 – 1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 14 – (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 49 uncu maddesiyle bu Kanuna eklenen geçici 13 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında İdari Teşkilat kadro ve pozisyonlarına atanıp Milli Saraylar İdaresi Başkanlığında görevlendirilen İdari Teşkilat personeli Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına atanabilir. Bu şekilde atananlara göreve başladıkları tarihi izleyen ay başından geçerli olmak üzere atama tarihinden önceki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak atandıkları tarih itibarıyla almakta oldukları aylık, ücret, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı gibi mevzuatında kadro ve pozisyonuna bağlı olarak öngörülen mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenmeye devam edilir. Ataması yapılmayan personelin görevlendirmeleri sonlandırılmış sayılır.
    (2) Birinci fıkra kapsamındaki personelin kadro ve pozisyonları, diğer mevzuattaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın atandıkları tarih itibarıyla ihdas edilmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar, herhangi bir nedenle boşalma hâlinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
    (3) Bu madde kapsamında ataması yapılanların İdari Teşkilat kadro ve pozisyonlarında geçirdikleri süreler, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığında geçmiş sayılır.
    (4) Bu madde kapsamında ataması yapılan personele iş sonu tazminatı ödenmez.
    (5) 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 49 uncu maddesiyle bu Kanuna eklenen geçici 13 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında İdari Teşkilat kadro ve pozisyonlarına atanıp Milli Saraylar İdaresi Başkanlığında görevlendirilen İdari Teşkilat personelinden, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığındaki görevlendirmesi devam ederken doğum, askerlik veya ücretsiz izin nedenleriyle görevlerinden ayrılan ve bu nedenlerle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla görevinde bulunmayanlar ile bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kadrolarına atananlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.”

    MADDE 26 – 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Finansal kiralama ve finansman şirketleri” ibaresi “Şirket” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(3) Bu madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacaklar, 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunur.”

    MADDE 27 – 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 31 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(4) İhraççıların borçlanma araçlarına ilişkin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, MKK tarafından düzenlenip hak sahiplerine verilen belge 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.”

    MADDE 28 – 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ö) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (p) bendi eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    “p) Sözleşme bedeli: Sözleşme kapsamında işletme dönemi boyunca yükleniciye ödenecek kullanım bedeli ile mecburi hizmet bedelinin yönetmelik çerçevesinde hesaplanan net bugünkü değerleri üzerinden elde edilen toplamını,”

    MADDE 29 – 6428 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan “değiştirmemek” ibaresi “artırmamak” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    “Bu kapsamdaki sözleşme değişikliklerinde, sözleşme bedelinin artırılmaması kaydıyla kullanım bedeli veya hizmet bedeli artırılmak veya azaltılmak suretiyle değiştirilebilir. Sözleşme bedeli, net bugünkü değer dikkate alınarak belirlenir ve net bugünkü değer hesaplanmasına ilişkin esaslara yönetmelikte yer verilir. İdare tarafından gerekli görülmesi hâlinde yükleniciye ödenecek kullanım bedeli ödemelerine ilişkin Türk lirası veya döviz cinsinden alt ve üst limitler sözleşme değişikliği düzenlemelerine uygun olarak belirlenebilir.”

    MADDE 30 – 6428 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasında yapılan değişiklik hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş sözleşmelere de uygulanır.”

    MADDE 31 – 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Lisanssız üretim projelerinde tüketim bağı kurulması
    GEÇİCİ MADDE 25 – (1) Bu Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan faaliyetler kapsamındaki bağlantı anlaşması süreleri; çağrı mektubu tarihinden bağlantı anlaşması süresi sonuna kadar tüketim-üretim bağı kopmuş olanlar için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde çağrı mektubuna esas abonelik ile en az aynı özellikleri haiz eski ve/veya yeni bir tüketim tesisi aboneliği ihdas ederek ilgili şebeke işletmecisine bildirmesi hâlinde söz konusu bildirim tarihini izleyen yüz yirmi günü; bağlantı anlaşması süresi bittiği hâlde geçici kabulü yapılmamış olanlar ve henüz bağlantı anlaşması süresi bitmemiş olanlar için ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüz yirmi günü kapsayacak şekilde kendiliğinden uzamış kabul edilir.”

    MADDE 32 – 6446 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Sözleşme süre uzatımı ve devir
    GEÇİCİ MADDE 26 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce; 5 inci maddenin onikinci fıkrası ve ilgili mevzuatı kapsamında yarışması yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden ilgili sözleşmeler ile 18 inci maddenin beşinci fıkrası kapsamında özelleştirme ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden yenilenebilir enerji kaynakları veya yerli kömüre dayalı elektrik üretim tesisi kurulması amacıyla yapılmış Devir Sözleşmeleri ve Elektrik Satış Anlaşmaları kapsamındaki hak ve yükümlülükler için öngörülen süreler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz altı ay süreyle uzatılır. Bu madde kapsamında uzatılan süre içerisinde talepte bulunulması hâlinde ilgili sözleşme/anlaşma (proje şirketi bünyesinde hisse devri de dahil) devredilebilir. Bu durumda devir alacaklarda teknoloji sağlayıcı koşulu hariç ilk yarışmadaki/ihaledeki şartlar aranır. Ancak devirden kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz. Devir nedeni ile idareden herhangi bir hak talebinde bulunulamaz.  Bu kapsamda devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmaz.
    (2) Birinci fıkra kapsamında düzenlenen sözleşmeler/anlaşmalar özel hukuk hükümlerine tabidir. Anılan sözleşme/anlaşmalarda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı onayı ile sözleşme konusu ve bedelini değiştirmemek ve finans sağlayıcıların haklarına ilişkin hususlarla sınırlı kalmak kaydıyla, idarenin fesih hakkının ötelenmesi de dahilolmak üzere taraflarca değişiklik yapılabilir. Bu fıkra hâlihazırda imzalanmış sözleşme/anlaşmalar hakkında da uygulanır.”

    MADDE 33 – 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(30) Bu fıkrayı ihdas eden Kanunla ilga edilen son cümlesi dahil onbeşinci fıkraya ilişkin hata ve düzeltmeye dayalı mükellefçe talep edilen red, iade ve ödemeler, idarelerin en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yüzde biri oranında pay ayrılmak suretiyle yapılır. Talep edilen toplam tutarın, ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde red, iade ve ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, idareye başvuru tarihi veya dava açılması hâlinde mahkeme ilamının idareye tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitli ödeme süresince 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.”

    MADDE 34 – Bu Kanunun;
    a) 8 inci ila 13 üncü maddeleri ile 20 nci maddesi yayımı tarihini izleyen ay başından itibaren,
    b) 32 nci maddesi 17/1/2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.

    MADDE 35 – Bu Kanunun;
    a) 25 inci maddesini Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
    b) Diğer hükümlerini Cumhurbaşkanı,
    yürütür.

    19/7/2019


    Mesleki Uyum Eğitimi’nin son uygulaması, Serbest Muhasebeci unvanlı meslek mensuplarımıza gerekli duyuru yapılarak Ağustos-Eylül/2018 döneminde gerçekleştirilmiştir. 

    Bu duruma karşın; mazeretleri nedeniyle Mesleki Uyum Eğitimi’ne başvuru yapamamış, başvuru yaptığı halde süreçleri tamamlayamamış, son Mesleki Uyum Eğitimi’nin yapılmasından sonra stajlarını tamamlayarak Serbest Muhasebeci unvanı almaya hak kazanmış ya da daha önce yapılmış olan Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavlarında başarılı olamamış meslek mensuplarımızın eğitime ve sonrasında Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavı’na katılabilmelerini sağlamak üzere, Eylül-Ekim/2019 döneminde Mesleki Uyum Eğitimi yapılmasına karar verilmiştir.

    Yapılacak olan Mesleki Uyum Eğitimi’ne ilişkin başvurular,http://uyumegitimi.turmob.org.tr adresli internet sitesi üzerinden 26 Ağustos - 13 Eylül 2019 tarihleri arasında yapılabilecektir.

    TÜRMOB'un ilgili yazısını ve mesleki uyum eğitimi 2019 yılı eğitim takvimini görüntülemek için tıklayınız

    Daha önce SGK’nın 03/07/2019 tarihli Genel Yazısı ile Haziran ayı aylık prim ve hizmet bildirgesinin Mali Tatil nedeniyle verilme süresi 29/07/2019 açıklanmışken, bu defa 16/07/2019 tarihli SGK Genel Yazısı ile bildirgelerin verilme süresi 25/07/2019 olarak düzeltilmiştir.

    İlgili SGK Genel Yazısını görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/131) görüntülemek için tıklayınız.

    MESLEK MENSUPLARIMIZA  VE MÜKELLEFLERE BAZI MALİ KONULARDA HATIRLATMALAR


    • SONA EREN VE DEVAM EDEN KDV VE ÖTV  İNDİRİMLERİ


    Mobilya ve Ticari araçlardaki KDV  indirimi 30.06.2019 tarihinde sona erdi.

    Daha önce başlatılan Mobilya ve Ticari Araçlardaki KDV indirimi 21 Mart 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 843 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 Haziran 2019 tarihine kadar uzatılmıştı. Mobilyada yüzde 8’e, Ticari araçların tesliminde ise yüzde 1’e çekilen KDV indirimlerinin süresi tekrar uzatılmayıp sona erdi. 01 Temmuz 2019 tarihinden itibaren Mobilya ve Ticari Araç satışlarında KDV oranı eskisi gibi yüzde 18 olarak uygulanmaya başlayacak.  

    Binek Araçlar ve Beyaz Eşyadaki ÖTV  indirimi de sona erdi.

    Motor hacmi 1600 cc’nin altında kalan otomobillerdeki 15 puanlık ÖTV indirimi ile, ÖTV kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan; klima, buzdolabı, su ısıtıcısı, termosifon, çamaşır yıkama ve kurutma makineleri, bulaşık makineleri, elektrik süpürgesi ve elektrikli küçük ev aletlerine uygulanan yüzde 6,7 oranındaki ÖTV indirimleri de 30 Haziran 2019 tarihi itibarı ile son buldu.

    Konut ve İşyeri teslimlerindeki KDV  indirimi ile Tapu Harçlarındaki indirim ise 31.12.2019 tarihine kadar devam  edecek.

    Konut ve İşyerleri teslimlerinde KDV oranı, 30 Nisan 2018 ve 5 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararları ile yüzde 8’e indirilmiş ve 843 Sayılı Kararın 2’nci maddesi ile indirimli oran uygulaması 31 Aralık 2019 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu karar ile Konut ve İşyeri satışlarında yıl sonuna kadar indirimli oran uygulanmaya devam edecektir.

    Aynı karar ile Tapu harçlarında daha önce yüzde 4'ten 3'e indirilen oranda yıl sonuna kadar uygulanmaya devam edecek.


    • GECİKME ZAMMI  ORANI DEĞİŞTİ

    29 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere % 2,5’e yükseltilmiştir. Karar ile süresi içerisinde ödenmeyen Amme Alacağının ödenmeyen kısmına 01 Temmuz 2019 tarihinden itibaren aylık % 2.5 Gecikme Zammı işletilecektir. Önceki oran % 2’idi.


    • İMAR BARIŞI ÖDEME SÜRELERİ UZATILDI

    31/12/2017 Tarihinden Önce Yapılmış Ruhsatsız veya Ruhsat ve Eklerine Aykırı Yapılar İçin Yapı Kayıt Belgesi Almak Üzere Başvuruda Bulunmuş Olanların Yapı Kayıt Bedeli Ödeme Süresi 01 Temmuz 2019 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 1267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile en az % 25’ini 31.07.2019 tarihine kadar ödemek ve geri kalanı takip eden aylarda eşit taksitlerle % 2 artırarak her ayın 1. inde ödemek koşuluyla 31.12.2019 a kadar uzatılmıştır.


    • e-UYGULAMALARIN BAŞLANGIÇ TARİHLERİ

    Gelir İdaresi Başkanlığının web sayfasında 15 Nisan 2019 tarihinde güncellenen Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ Taslağına göre;

    • 2018 veya müteakip yıllar cirosu 5 milyon TL’yi aşan mükelleflerin, e-Fatura ve e-Defter uygulamasına geçiş 1.1.2020 tarihinde ve yine
    • e-Serbest Meslek Makbuzu uygulaması, tüm serbest meslek erbapları için 1/1/2020 tarihinden
    • itibaren zorunlu hale getirilmesi düşünülmektedir.


    • 2019 YILI MALİ TATİL UYGULAMASI (2 TEMMUZ-20 TEMMUZ  ARASI)

     

    5604 sayılı kanun ile her yıl Temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) mali tatil uygulanmakta, Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde ise, mali tatil, Temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden (02 Temmuz 2019) başlamaktadır.


    MALİ TATİL NEDENİ İLE BEYAN VE ÖDEME  TARİHLERİ TAKVİMİ

    BEYANNAME/BİLDİRGE ÇEŞİDİ           SON BEYAN GÜNÜ                   SON ÖDEME GÜNÜ 

    Muhtasar Beyanı                                          26/07/2019                                        26/07/2019

    Katma Değer Vergisi Beyanı                       26/07/2019                                        26/07/2019

    Sürekli Damga Vergisinin Beyanı               26/07/2019                                        26/07/2019

    SGK Aylık Bildirgesi                                      25/07/2019                                        31/07/2019


    • 2018 YILI YEVMİYE DEFTERLERİ KAPANIŞ TASDİKİ


    Türk  Ticaret  Kanunu’na göre 2018 yılında  fiziki  ortamda  tutulan yevmiye defterlerinin,         (30 Haziran 2019 Pazar gününe denk geldiği için) 1 Temmuz 2019 Pazartesi  (Bugün) gününe kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce "Görülmüştür" ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması gerekmektedir.


    • MUH - SGK UYGULAMASININ BAŞLAMASI


    Halen pilot il olarak Amasya, Bartın, Çankırı ve Kırşehir’de uygulanan Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi (MUH - SGK) uygulamasının bir uzatma söz konusu olmadığı takdirde Temmuz dönemine ait Muhtasar Beyanname ve yine aynı döneme ait SGK Aylık Prim Bildirgesini kapsamak üzere 1 Temmuz 2019 tarihinden itibaren tüm Türkiye genelinde uygulamaya başlanacaktır.

    Neşet ERTOY

    Eskişehir SMMM Odası Başkanı

                                                                                                                   

    ÖZET:

    Türk Ticaret Kanunu’na göre 2018 yılında fiziki ortamda tutulan yevmiye defterlerinin, (30 Haziran 2019 Pazar gününe denk geldiği için) 1 Temmuz 2019 Pazartesi gününe kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce "Görülmüştür" ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması gerekmektedir.

    Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmamaktadır.

    Vergi Usul Kanununun 13’üncü ve 15’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından mücbir sebep halinin ilan edildiği yerlerde,defterlerin kapanış onayları, mücbir sebebin sona erdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar yaptırılabilir.

    Türk Ticaret Kanunu’nda, ticari defterlerin açılış veya kapanış onaylarını noterde zamanında yaptırmayanlara, 2019 yılı için 7.658 TL idari para cezası öngörülmüştür.


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/120) görüntülemek için tıklayınız.


    VUK 507 Nolu Genel Tebliği

    ÖZET:

    507 sıra No.lu VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ ile GÜVENLİ MOBİL ÖDEME VE ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM SİSTEM(Sistem) ile ilgili düzenleme yapıldı.

    Tebliğde Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi,“finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile birlikte özel entegratör kuruluşlar tarafından bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun gerçekleştirilen satış, ödeme/tahsilat işlemleri ile bu işlemlere ilişkin mali belgelerin elektronik belge olarak oluşturulması,iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesi süreçlerine ilişkin olarak Bakanlıkça izin verilen sistem”olarak tanımlanıyor.

    Tebliğde belirtilen finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri tarafından sunulan Sistemden aşağıdaki belirtilen mükellef grupları 1 Eylül 2019 tarihinden itibaren ihtiyari olarak yararlanabilirler:

    a) Ticari kazancı basit usulde tespit edilen mükellefler,

    b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,

    c) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler,

    ç) Serbest meslek kazancı elde eden mükellefler,

    d) Gerçek usulde vergilendirilen zirai kazancı elde eden mükellefler,

    e) Vergiden muaf esnaf.

    Bu mükelleflerden Tebliğle getirilen Sisteme dahil olanlar, Sistem kapsamında gerçekleştirdikleri mal satışı ve hizmet ifasına ilişkin 21 3sayılı Kanun gereğince kendilerine düzenleme zorunluluğu getirilen 03.06.2019/109-2 mali belgeleri elektronik belge olarak düzenlemek ve müşterilerine belgenin türü ve niteliğine bağlı olarak elektronik ve/veya kağıt ortamda iletmek zorundadırlar.

    Vergiden muaf esnaflar, belge düzenleme zorunlulukları bulunmadığından, format ve standardı Başkanlık tarafından belirlenen ve www.efatura.gov.tr internet adresinde yayınlanan Teknik Kılavuz da belirlenen mali değeri bulunmayan, bilgi amaçlı “Bilgi Fişi”düzenleyeceklerdir

    .Sisteme dahil olan mükellefler, sistem kapsamında verilmeyen banka vb. kuruluşlara ait EFT-POS cihazlarını, ödeme kaydedici cihazlarla 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ve bu Tebliğe dayanılarak Başkanlık tarafından yayımlanan Teknik Kılavuzlar,Protokol dokümanları ve Başkanlık tarafından www.ynokc.gib.gov.tr internet adresinde yapılan duyurularla belirlenen kurallara uygun kullanılması şartıyla kullanmaya devam edebilirler.

    Sistemi mükelleflere sunan finans kuruluşları tahsilata ilişkin bilgileri,özel entegratörler ise bu sistem kapsamında oluşturulan elektronik belgeleri 10 yıl süre ile gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde muhafaza etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk, hizmetten yararlanan mükelleflerin 213 sayılı Kanunla getirilen muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

    Sisteme dahil olan mükellefler mücbir sebepler ve 494 Sıra No.lu VergiUsul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen haller dışında, Sistem kapsamında elektronik ortamda düzenlenmesi gereken belgeleri kağıt ortamında düzenleyemezler. Bu nedenle mücbir sebep veya zorunlu durumlarda kullanılmak üzere yeterli miktarda matbu belge bulundurulması zorunludur.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/109) görüntülemek için tıklayınız

    01 Haziran 2019 Tarihli ve 30791 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:507) görüntülemek için tıklayınız


    22 Ağustos - 1 Eylül 2019

    17-26 Ağustos 2019 tarihleri arasında yapılacağı duyurulan 2019/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik Sınav tarihleri 22 Ağustos - 1 Eylül 2019 tarihleri arasında yapılmak üzere değiştirilmiştir. Bu sınava ilişkin başvuru tarihleri aşağıdaki gibidir.

    2019/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik Sınav Tarihleri
    22 Ağustos - 1 Eylül 2019
    İlk kez sınava katılacaklar için son başvuru tarihi
    17 Haziran 2019
    Tekrar sınava katılacaklar için başvuru tarihleri
    17 Haziran 2019 - 17 Temmuz 2019


    İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların 17 Haziran 2019 tarihi itibariyle sınava katılım için gerekli olan hizmet sürelerini fiilen tamamlamış olmaları gereklidir.

    İlk kez sınava katılacak adayların https://ssi.tesmer.org.tr adresinden ön başvurusunu yaptıktan sonra bu belgelerin yazıcı çıktısını sınav başvuru dosyaları ile birlikte PTT veya kargo yolu ile Başkanlığımıza göndermeleri gerekmektedir.

    Tekrar sınava katılacak adayların isehttps://ssi.tesmer.org.tr adresinden başvuru yapmaları yeterlidir.

    TÜRMOB'un Odamıza göndermiş olduğu yazıyı aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.



    SGK Genelgesi 2019-10

    ÖZET

    Şirket kuruluş aşamasında 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılması halinde,ticaret sicil müdürlüklerince sigortalı tesciline esas olan bilgiler SGK’ ya on-line olarak aktarılarak sigortalıların tescil işlemleri otomatik olarak yapılacak olup, bu sigortalılar için ayrıca sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmeyecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/101) görüntülemek için tıklayınız.

    16 Mayıs 2019 tarihli 2019-10 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET

    Zaman içinde yapılan yasal değişiklikler ile yönetmelikle yapılan ikincil mevzuat düzenlemeleri sonucunda çalışanların sigortalılık durumları ile hizmetleri konusunda değişiklikler olmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu ilgili mevzuat bölümünde belirtilen genelge ile sigortalılık işlemleri konulu 2013/11 sayılı genelgede değişiklikler yapılmıştır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/98) görüntülemek için tıklayınız.

    24 Nisan 2019 tarihli 2019-9 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.


    11-12 Mayıs 2019

    23. Olağan Genel Kurul toplantımız çoğunluk aranmaksızın 11 Mayıs 2019 saat 10:30'da, seçimler 12 Mayıs 2019 Pazar günü saat 09:00 - 17:00 arasında Oda binamızda yapılacaktır.


    .



    Tarih: 29/04/2019

    Sayı: VUK-116 / 2019-6


    T.C.

    HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

     

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/116

    Konusu: Elektronik defter (e-Defter) uygulamasına dâhil olanlar tarafından 30 Nisan 2019 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması.

    Tarihi : 29/04/2019

    Sayısı  : VUK-116 / 2019-6

    1. Giriş:

    Başkanlığımıza iletilen talepler doğrultusunda, 213 Vergi Usul Kanunun mükerrer 242 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak, elektronik defter     (e-Defter) uygulamasına dâhil olanlar tarafından 30 Nisan 2019 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

     2. Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması:

    30 Nisan 2019 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 6 Mayıs 2019 günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

     

    Bekir BAYRAKDAR

            Gelir İdaresi Başkan V.





    Poşet Beyannamesi Uygulaması

    POŞET BEYANNAMESİ HAKKINDA ÖZET BİLGİLER


    1. Beyanname Kurumlar Vergisi Mükellefleri için aylık, Gelir Vergisi Mükellefleri için 3 aylık dönemler halinde verilecektir. 
    2. İlk üç ay için (Ocak, Şubat, Mart) beyannameler her ay ayrı satırda gösterilerek tek beyanname halinde 24 Nisan tarihine kadar verilip katılım payı ay sonuna kadar ödenecektir.
    3. Mükellef beyanname verdiği dönemde mükellefiyeti otomatik olarak GİB tarafından açılacaktır. Beyanname verilmeden resen mükellefiyet kaydı açılmayacaktır.
    4. Mükellefiyet kaydı açılmış olanlarda, poşet satışının olmadığı aylarda beyanname boş olarak verilecektir.
    5. Plastik poşet kullanmayan işyerleri için beyanname verilmeyecektir.
    6. Mükellefiyet açıldıktan sonraki dönemlerde plastik poşet kullanımı sona ermişse bir ay içinde interaktif vergi dairesinden bildirimde bulunarak mükellefiyet kapatılabilir.
    7. 01.01.2019 tarihinden önce alınmış poşetler için poşet temin edilen kişinin TC / Vergi Kimlik Numarası alanına beyanname veren kişinin kendi TC / Vergi Kimlik Numarası yazılacaktır.

    GİB'in hazırlamış olduğu Poşet Beyannamesi Kılavuzuna ve İSMMM Odası tarafından hazırlanan Poşet Beyannamesi Uygulama Rehberine aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    "Kurumlar Vergisi 2019" konulu eğitim dökümanı; Sürekli Eğitici Eğitimi başlıklı internet sitesinde yayına açılmıştır.

    Meslek mensuplarımız , http://see.tesmer.org.tr adresli internet sitesinden " Kurumlar Vergisi 2019 " başlıklı eğitim dökümanına ulaşabilirler.


    AFAD, insanların açlıktan öldüğü Yemen için insani yardım kampanyası başlattı.

    Yemen’de 2015 yılında şiddetlenen çatışmalarda bugüne kadar 29 milyonluk ülke nüfusunun 22.2 milyonu yardıma muhtaç duruma geldi.

    5 milyon çocuk yetersiz beslenme, temiz suya ulaşımın olmaması, ilaç ve tıbbi malzemelerdeki eksiklikler gibi nedenlerle kolera başta olmak üzere salgın hastalıklarla mücadele ediyor.

    Ülkede her 10 dakikada, 5 yaşından küçük bir çocuk, önlenebilir sebepler yüzünden, hayatını kaybediyor.

    #YemeneUmutOl

    Hiçbir çocuk açlıktan ölmemeli; ilaç bulunamadığı için annesiz kalmamalı…

    AFAD, Yemen’de vicdanları yaralayan bu insani krizin kurbanlarına destek olmak için bir yardım kampanyası başlattı.

    “Yemen” yazıp 1866’ya göndererek 10 TL katkıda bulunabilir ya da AFAD internet sistesi üzerinden bağış yapabilirsiniz.

    Şimdi Yemenli çocuklara ve Yemen’e umut olma vakti!

    Bundan sonra her 10 dakikada bir çocuğun yaşama tutunabilmesi için.

    Yemen Yardım Kampanyası Hesap Numaraları

    T.VAKIFLAR BANKASI T.A.O. TUNALI HİLMİ ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR360001500158007308197253
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR030001500158048017356503
    EURO Hesap IBAN No
    TR410001500158048017356498
    Banka Swift Kod No
    TVBATR2A

     KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş BALGAT ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR620020500009510603500002
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR510020500009510603500103
    EURO Hesap IBAN No
    TR240020500009510603500104
    Banka Swift Kod No
    KTEFTRISXXX

    ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR670020300007792009000004
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR400020300007792009000005
    EURO Hesap IBAN No
    TR130020300007792009000006
    Banka Swift Kod No
    BTFHTRIS

     T.C.ZİRAAT KATILIM A.Ş ANKARA KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR380020900000412303000004
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR110020900000412303000005
    EURO Hesap IBAN No
    TR810020900000412303000006
    Banka Swift Kod No
    ZKBATRIS

    T.C ZİRAAT BANKASI A.Ş ANKARA KAMU ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR820001001745555555555139
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR760001001745555555555150
    EURO Hesap IBAN No
    TR430001001745555555555162
    Banka Swift Kod No
    TCZBTR2AXXX 

     DENİZBANK A.Ş BAŞKENT TİCARİ MERKEZ VE KAMU FİNANSMANI ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR790013400001559775900004
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR520013400001559775900005
    EURO Hesap IBAN No
    TR250013400001559775900006
    Banka Swift Kod No
    DENITRIS

    VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş ANKARA KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR090021000000016349000003
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR680021000000016349000105
    EURO Hesap IBAN No
    TR410021000000016349000106
    Banka Swift Kod No
    VAKFTRISXXX

    TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş BAŞKENT ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR440006400000142990976901
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR060006400000242992559747
    EURO Hesap IBAN No
    TR650006400000242992559752
    Banka Swift Kod No
    ISBKTRIS

    AKBANK T.A.Ş. BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR950004600832888000137929
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR190004600832001000137930
    EURO Hesap IBAN No
    TR660004600832036000137931
    Banka Swift Kod No
    AKBKTRIS

    TÜRKİYE EKONOMİ BANKASI A.Ş ÇANKAYA ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR170003200000000064827819
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR540003200000000064827832
    EURO Hesap IBAN No
    TR050003200000000064827841
    Banka Swift Kod No
    TEBUTRIS

    T.HALK BANKASI A.Ş. BAKANLIKLAR ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR450001200940800005000226
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR820001200940800058000263
    EURO Hesap IBAN No
    TR550001200940800058000264
    Banka Swift Kod No
    TRHBTR2A

    QNB FİNANSBANK A.Ş ÜMİTKÖY ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR120011100000000081398327
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR340011100000000081398416
    EURO Hesap IBAN No
    TR570011100000000081398487
    Banka Swift Kod No
    FNNBTRIS

    ŞEKERBANK T.A.Ş ANKARA ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR840005900060130006008134
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR570005900060130006008135
    EURO Hesap IBAN No
    TR300005900060130006008136
    Banka Swift Kod No
    SEKETR2A
    DİĞER BANKALAR

    İşlem Basamakları:

    • Bağış yapılacak bankanın 'İnternet Bankacılığı' veya 'Mobil Bankacılık' sistemine giriş yapılır
    • 'Ödemeler', 'İşlem Yap' v.s (bankalara göre değişiklik gösterebilmektedir) sekmesine giriş yapılır
    • 'Bağış' sekmesi seçilir
    • 'AFAD T.C. Başbakanlık' ve ardından bağış yapılacak 'Kampanya (AFAD Filistin)' seçilir
    • 'Bağış Tutarı' belirlenir (TL, USD, EURO)

    04 Nisan 2019 tarih ve 30735 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1) i görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/86) görüntülemek için tıklayınız.


    4 Nisan 2019 PERŞEMBE

    Resmî Gazete

    Sayı : 30735

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    GERİ KAZANIM KATILIM PAYI BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 1)
    BİRİNCİ BÖLÜM

    Amaç, Dayanak ve Tanımlar

    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı ve konusu, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununa ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden plastik poşetler için ödenecek geri kazanım katılım payının beyanı ve tahsiline ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.      
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
    a) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,
    b) Geri Kazanım Katılım Payı: 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesi gereğince Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan, plastik poşetler için satış noktalarından alınan payı,
    c) Satış noktası: Tüketicilere/kullanıcılara verilmek üzere plastik poşet temin ederek toptan ve/veya perakende olarak mal veya ürün satışını yapan mağaza, market ve benzeri satış yerlerini,
    ç) Plastik poşet: Plastikten yapılmış, satış noktalarından tüketicilere/kullanıcılara mal veya ürünleri taşıma amacıyla temin edilen saplı veya sapsız poşetleri,
    d) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi: 2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden satış noktalarınca tüketicilere/kullanıcılara verilen plastik poşetler için ödenmesi gereken geri kazanım katılım payının bildirilmesine ilişkin beyannameyi,
    e) Meslek Mensubu: 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirleri,
    f) Meslek Odası: 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında esnaf ve sanatkârlar tarafından kurulan odaları,
    ifade eder.

    İKİNCİ BÖLÜM

    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin Verilmesine İlişkin İşlemler
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi
    MADDE 4 – (1) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetkiye dayanılarak Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda beyan edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
    (2) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olsun veya olmasın tüm satış noktaları Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorundadırlar.
    (3)  2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetkiye dayanılarak beyan dönemleri;
    a)  Kurumlar vergisi mükellefleri için aylık,
    b)  Diğerleri için üç aylık,
    olarak belirlenmiştir.
    (4) Üç aylık beyan dönemleri aşağıda belirtildiği gibi olacaktır:
    a) Birinci dönem; Ocak-Şubat-Mart.
    b) İkinci dönem; Nisan-Mayıs-Haziran.
    c) Üçüncü dönem; Temmuz-Ağustos-Eylül.
    ç) Dördüncü dönem; Ekim-Kasım-Aralık.
    (5) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, plastik poşetin satışının yapıldığı beyan dönemini takip eden ayın 24 üncü günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
    (6) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, beyan dönemi içerisinde plastik poşet satışı yapmamış olsalar dahi Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlüdürler. Bu durumda beyannamenin “Beyan edilecek geri kazanım katılım payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek gönderilmesi gerekmektedir.
    ÖRNEK 1: Ankara ilinde market işletmeciliği faaliyetinde bulunan (A) Ltd. Şti.’nin,  Başkent Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Perakende olarak mal satan (A) Ltd. Şti. ürün satışlarında tüketicilere ücret karşılığında plastik poşet vermektedir. (A) Ltd. Şti. Nisan/2019 beyan dönemi içerisinde tüketicilere hiç plastik poşet satışı yapmamıştır.
    Bu durumda (A) Ltd. Şti.’nin Nisan/2019 beyan dönemine ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, “Beyan edilecek geri kazanım katılım payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek 24/5/2019 günü saat 23.59’a kadar Başkent Vergi Dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
    (7) Faaliyetleri sırasında hiçbir şekilde plastik poşet kullanmayan veya münhasıran kağıt, karton, tekstil gibi plastikten farklı bir malzemeden imal edilmiş poşet kullanan satış noktaları Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vermeyecektir.  
    ÖRNEK 2:  İstanbul ilinde tekstil ürünleri satışı yapan (B) Ltd. Şti.’nin Kadıköy Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Perakende olarak mal satan (B) Ltd. Şti. ürün satışlarında kağıt poşet kullanmaktadır.
    Bu durumda (B) Ltd. Şti. Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vermeyecektir.
    (8) Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında ücretlendirme uygulamasından muaf tutulan plastik poşetleri tüketiciye/kullanıcıya temin eden satış noktaları, bu poşetler için Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vermeyecektir.
    (9) Üç aylık beyan dönemleri hâlinde verilecek Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinde, aylık dönemlere ilişkin bilgilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin verileceği vergi dairesi
    MADDE 5 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesi;
    a) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesi hükmü gereğince; gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu,
    b) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden; gelir veya kurumlar vergisinden mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler için yerleşim yeri adresinin bulunduğu, gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu,
    yer vergi dairesidir.
    ÖRNEK 3: Ankara ilinde ticari faaliyette bulunan (C) A.Ş.’nin,  Seğmenler Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Mükellefin aynı zamanda İstanbul, Çorum, Samsun illerinde ve Bursa ili Gemlik ilçesinde şubeleri vardır.
    (C) A.Ş.’nin, merkez ve şubelerinden yapmış olduğu plastik poşet satışlarına ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini, plastik poşet satışının yapıldığı beyan dönemini takip eden ayın 24 üncü günü saat 23.59’a kadar kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunduğu Seğmenler Vergi Dairesine elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.
    ÖRNEK 4: Konya ilinde faaliyet gösteren üç ortaklı (ABC) Adi Ortaklığının Meram Vergi Dairesinde katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Ortak (A) nın Ankara ili Kızılbey Vergi Dairesinde gelir vergisi mükellefiyeti, Ortak (B) nin Konya ili Meram Vergi Dairesinde gelir vergisi mükellefiyeti, Ortak (C) nin ise İzmir ili Kordon Vergi Dairesinde gelir vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır.
    (ABC) Adi Ortaklığının, yapmış olduğu plastik poşet satışlarına ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini plastik poşet satışının yapıldığı beyan dönemini takip eden ayın 24 üncü günü saat 23.59’a kadar (ABC) Adi Ortaklığının katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyetinin bulunduğu Meram Vergi Dairesine ortaklık adına elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.    
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin elektronik ortamda bizzat mükelleflerce gönderilmesi
    MADDE 6 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini;
    a) 30/9/2004 tarihli ve 25599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 340 ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan diğer düzenlemelere göre beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderme şartlarını taşıyan mükellefler,
    b) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte geri kazanım katılım payını beyan etme zorunluluğu bulunanlar,
    elektronik ortamda kendileri gönderebileceklerdir.
    (2) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce kendileri tarafından elektronik ortamda beyanname göndermek üzere kullanıcı kodu, parola ve şifre alan mükellefler mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini gönderebileceklerdir.
    (3) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilebilmesi için bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenlerin bu Tebliğin Ek-1’inde yer alan Elektronik Ortamda Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Gönderme Talep Formunu  doldurarak yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri gerekmektedir.
    (4) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlardan beyannamelerini elektronik ortamda kendileri göndermek için talepte bulunanlara, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre yetkili vergi dairesince kullanıcı kodu, parola ve şifre verilecektir.
    (5) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alanlar, istemeleri hâlinde Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda gönderebileceklerdir. Bu durumda ilk beyanname gönderilmeden önce gerekli kayıt işlemlerinin yapılması için yetkili vergi dairesine müracaat edilmesi gerekmektedir.
    (6) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini elektronik ortamda bizzat gönderme şartlarını taşımayan mükelleflerin (adi ortaklıklar dahil) elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan sözleşmelerden durumuna uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler
    MADDE 7 – (1) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden;
    a) 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi bulunan meslek mensuplarının müşterilerine ait,
    b) 17/12/2017 tarihli ve 30273 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:486)’nde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere “Defter-Beyan Sistemi”ni kullanma yetkisi bulunan meslek odalarının üyelerine ait,
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüştür.
    (2) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik ortamda beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek ve tüzel kişiler; mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak müşterileriyle/üyeleriyle aralarında daha önce düzenlemiş oldukları mevcut sözleşmelerine dayanarak (yeni bir sözleşme düzenlemeden) müşterilerine/üyelerine ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda gönderebileceklerdir.
    (3) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra elektronik ortamda beyanname gönderme aracılık yetkisi alacak olan gerçek ve tüzel kişiler; bağlı oldukları vergi dairesince kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak müşterileriyle/üyeleriyle aralarında durumlarına uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle müşterilerine/üyelerine ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda gönderebileceklerdir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin onaylanması, tahakkuk fişinin düzenlenmesi ve ödenmesi
    MADDE 8 – (1) Elektronik ortamda gönderilen Geri Kazanım Katılım Payı Beyannameleri sistem tarafından ön kontrolü yapıldıktan sonra kabul edilecektir.
    (2) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinde, geri kazanım katılım payının tahakkuk ettirilmesini engelleyen hata tespit edilmesi hâlinde bu hata kaynağı ile birlikte beyannameyi gönderene elektronik ortamda bildirilecek ve beyannameyi gönderen tarafından söz konusu hatalar düzeltildikten sonra beyanname tekrar gönderilecektir.
    (3) Elektronik ortamda gönderilen Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin geçerliliği ve matematiksel hata içermediği sistem tarafından saptandıktan sonra, beyannameyi gönderenin ekranından beyannameye onay vermesi istenecektir. Onaylama işleminin gerçekleşmesiyle birlikte Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vergi dairesine verilmiş sayılacaktır.
    (4) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin kanuni süresinde verilen beyanname olarak kabulü için onaylama işleminin beyannamenin verilmesi gereken son gün saat 23.59’a kadar tamamlanmış olması gerekmektedir.
    (5) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler tarafından elektronik ortamda gönderilmesi ve onay işleminin yapılmasıyla birlikte bu beyanname mükellef tarafından verilmiş sayılacaktır. Onaylama işlemi tamamlanan beyannameye ait tahakkuk fişi düzenlenerek mükellefe veya aracılık yetkisi verilmiş gerçek/tüzel kişiye elektronik ortamda iletilecektir.
    (6) Tahakkuk eden geri kazanım katılım payı, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar, vergi daireleri veznelerine, PTT işyerlerine, anlaşmalı bankalara ödenebileceği gibi Başkanlığın internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden banka kartı ve banka hesabından havale yöntemi ile de ödenebilecektir.
    Süresinde beyan edilip ödenmeyen geri kazanım katılım payının tahsili
    MADDE 9 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin süresi içinde verilmesine rağmen beyan edildiği ayın sonuna kadar katılım payının ödenmemesi hâlinde vergi dairesince 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55 inci maddesi uyarınca düzenlenecek ödeme emrinin tebliği ile ve söz konusu alacağa vade tarihinden itibaren Kanunun 51 inci maddesi kapsamında gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle takip işlemlerine başlanılır. Ayrıca, süresinde beyan edilmekle birlikte ödenmeyen geri kazanım katılım payı bilgileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaşılır.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin süresinde beyan edilmediğinin veya eksik beyan edildiğinin tespiti
    MADDE 10 – (1) Geri kazanım katılım payı beyanlarına ilişkin bilgiler Başkanlık tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaşılır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca geri kazanım katılım payı beyannamesinin süresinde beyan edilmediğinin veya eksik beyan edildiğinin tespiti hâlinde beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen katılım payının her bir dönemi ayrı ayrı belirtilmek üzere tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğine ilişkin yazı ilgiliye Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tebliğ edilir. Ayrıca söz konusu yazının bir örneği ile tebliğ edildiği tarihi içeren bilgi vergi dairesi ile paylaşılır. Bir aylık ödeme süresinin son günü vade tarihi kabul edilerek vergi dairesince geri kazanım katılım payının takibine 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre düzenlenecek ödeme emrinin tebliği ile başlanılır. Söz konusu alacak beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanarak aynı Kanuna göre tahsil edilir.
    Süresinden sonra verilen geri kazanım katılım payı beyannamesi
    MADDE 11 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin kanuni süresinden sonra ödeme süresinden önce verilmesi hâlinde vade tarihi beyan edildiği ayın son günü kabul edilerek, geri kazanım katılım payının beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak faiz ile birlikte aynı Kanuna göre tahsil edilir.
    (2) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin beyan edilmesi gerektiği aydan sonra verilmesi hâlinde katılım payının, beyannamenin verildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bir aylık ödeme süresinin son günü vade tarihi kabul edilerek süresinde beyan edilmeyen katılım payının beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanarak aynı Kanuna göre tahsil edilir.
    (3) 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (z) bendi gereğince ilgiliye idari para cezası verilmesi için durum vergi dairesince Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesine ilişkin düzeltme beyannamesi
    MADDE 12 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin kanuni beyanname verme süresi içinde elektronik ortamda verilmesi esastır. Kanuni süresi içinde veya kanuni süresinden sonra verilen beyannamenin hatalı ve/veya eksik olduğu hallerde, süresinde veya süresi geçtikten sonra bu hata ve/veya eksiklikleri düzeltici mahiyette elektronik ortamda yeni bir beyanname verilmesi mümkündür.
    (2) Daha önce verilen Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi veya beyannamelerindeki hata ve/veya eksikliklere ilişkin verilecek düzeltme beyannamelerinin, söz konusu beyan dönemlerine münhasır olarak verilen beyannamelerde yer alan bilgileri de kapsaması gerekmektedir.
    (3) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi süresinde verilmekle birlikte beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannameleri üzerine ödenmesi gereken katılım paylarına ilişkin bu Tebliğin 11 inci maddesinde yer alan hükümlere göre işlem yapılması gerekmektedir.
    (4) Geri Kazanım Katılım Payı tutarını azaltıcı mahiyetteki düzeltme beyannamesi verilmesi hâlinde bu beyannamelere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ilgili il müdürlüklerinden görüş istenilecek ve alınan cevaba göre gerekli düzeltme işlemleri yapılacaktır.
    Ceza uygulaması
    MADDE 13 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesine ilişkin fiillerin 2872 sayılı Kanun gereğince idari para cezası gerektirmesi hâlinde;
    a) Bildirim ve beyan yükümlülüğünü zamanında ve/veya tam olarak yerine getirmediği tespit edilenlere 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmü,
    b) Geri kazanım katılım payını ödemediği tespit edilenlere 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (z) bendi hükmü,
    gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından idari yaptırım uygulanacaktır.
    (2) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak bildirim ve beyanlarda yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunanlar hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2872 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi doğrultusunda işlem tesis edilir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler
    Diğer hususlar
    MADDE 14 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin olarak bu Tebliğde belirtilmeyen hususlar hakkında, 340 ve 486 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
    (2) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesine ilişkin bu Tebliğde belirtilmeyen hususlar hakkında, 2872 sayılı Kanun ve bu Kanun kapsamında çıkarılan diğer mevzuatta yer alan hükümlere göre işlem yapılacaktır.
    (3) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte geri kazanım katılım payını beyan etme zorunluluğu bulunanlar, Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere kendilerine verilmiş bulunan kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini başka amaçla kullanamayacakları gibi bir başkasının kullanımına da izin vermeyeceklerdir. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar kullanıcı kodu, parola ve şifrelerinin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dâhil) Gelir İdaresi Başkanlığının 189 numaralı Vergi İletişim Merkezine (VİMER) telefonla veya ilgili vergi dairesine dilekçe ile derhal bilgi vereceklerdir. Söz konusu kişiler bildirim anına kadar yapılan işlemlerden ve taraflarına verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından sorumlu olacaklardır.
    (4) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi https://ebeyanname.gib.gov.tr/internet adresinden görüntülenebilecektir.
    (5) 2872 sayılı Kanun gereğince Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanların bu yükümlülüklerinin sona erdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde bağlı bulundukları vergi dairesine yükümlülüğün sona erdiğini bildirmeleri gerekmektedir.
    Geçiş dönemi uygulaması
    GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 2872 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmü gereğince 2019 yılının Ocak ve Şubat ayında satılan plastik poşetlere ilişkin Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi 24/4/2019 tarihine kadar verilecek ve 30/4/2019 tarihine kadar ödenecektir.
    (2) 24/4/2019 tarihine kadar beyan edilmesi gereken Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinde Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin geri kazanım katılım paylarının ayrı ayrı bildirilmesi gerektiğinden Ocak ayı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmiş olan beyanların da bu Tebliğ hükümlerine göre verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda 24/4/2019 tarihine kadar beyan edilecek Ocak ayına ait katılım payları da vergi dairelerine veya vergi tahsilatına yetkili bankalara ödenebilecektir.
    Yürürlük
    MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     

    Eki için tıklayınız.

     


    25 Nisan - 5 Mayıs 2019 tarihleri arasında Ankara ilinde yapılacak olan Yeminli Mali Müşavirlik Sınavlarına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    Katılımcılar, Sınav Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı, süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri, sınavdan bir hafta öncehttp://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    3568 Sayılı Kanun’a, 5786 sayılı ICanun’un 20. maddesi ile eklenen Geçici 11. madde uyarınca düzenlenen Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları 7 Temmuz 2019 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde yapılacaktır.

    Sınava katılmak isteyen Meslek Mensupları, 06.05.2019 - 14.06.2019 tarihleri arasındahttp://mue.tesmer.org.tr adresi üzerinden başvuru yapabilirler. Sınav bedeli ders başına 250,00-TL’dir. Sınav bedelinin; T.İş Bankası Dikmen / Ankara Şubesi 0686938 veya Halk Bankası Yenişehir/Ankara Şubesi 16000140 no.lu TESMER hesaplarından birisine ödenmesi gerekmektedir.

    Sınav yeri ve saatleri daha sonra http://www.tesmer.org.tr adresinde duyurulacaktır

    5786 sayılı Yasa ile değişik 3568 sayılı Yasa ve 19 Ağustos 2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre,düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yapılacaktır.

    Bu sınava; stajını tamamlayan serbest muhasebeci mali müşavir aday meslek mensupları, Serbest Muhasebeci meslek mensupları ve anılan Yasa’nın 6’ncı maddesine göre, hizmet sürelerini stajdan saydıran aday meslek mensupları katılacaktır.

    2019/2 Dönemi, SMMM Sınav Tarihleri : 6-7 Temmuz 2019

    İlk kez katılacaklar için başvuru tarihleri : 08.04.2019 -06.05.2019

    Tekrar katılacaklar için başvuru tarihleri : 06.05.2019-14.06.2019

    İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların; 15/05/2019 tarihi itibariyle stajlarını fiilen tamamlamış olmaları (Stajdan sayılan hizmetler, stajdan sayılan kurslar v.b) ve staj bitirme belgelerinin dosyalarında bulunması gereklidir.

    TÜRMOB'un 2019-2 Dönem SMMM Sınav Duyurusu konulu yazısını aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.


    Staja Giriş Sınavı, Ankara Üniversitesi tarafından 29 Haziran 2019 Cumartesi günü Ankara, İstanbul (Anadolu ve Avrupa Yakası) olmak üzere, 3 bölgede yapılacaktır. Bu sınava Kanunun 4.maddesindeki genel şartlar ile 5/A-a maddesindeki öğrenim şartlarına haiz Lisans/Yüksek lisans mezunları başvuru yapabileceklerdir.

    Staja Giriş Sınavına katılmak isteyen adaylar, başvurularını https://ssi.tesmer.org,tr web adresi üzerinden yapacaklardır. Sınav ücreti, sınav başvurusu sırasında web üzerinden sanal pos ile ödenebileceği gibi aşağıda yer alan banka şubelerine de ödenebilir.

          İlk kez başvuru yapan adaylar, sınav başvuru formalarını staj başvuru dosyaları ile birlikte odasına teslim edecektir.

         Sınav süresi devam eden adayların web üzerinden başvuru yapmaları yeterlidir.

    Staj ve Sınav Uygulama Yönergesi gereğince, Staja Giriş Sınavında ilk girişinde başarılı olamayanlar, sınav sonuçlarının ilanı tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde açılacak 9 sınava daha girebilirler. Bu sınav süresi hiçbir nedenle uzatılamaz.

    “Sınava Giriş Belgeleri” sınavdan 1 hafta önce http://belge.tesmer.org.tr adresinde yayımlanacaktır. Sınav katılımcıları, sınava girerken yanlarında "Sınav Giriş Belgesi" ile "Geçerli Kimlik Belgesi"ni (T.C Kimlik No yazılı güncel fotoğraflı nüfus cüzdanı, T.C Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport veya Geçici Kimlik Belgesi) bulundurmaları gerekmektedir. Sınav giriş belgesi ve geçerli kimlik belgesi olmayanlar sınava alınmayacaktır. Sınav başvurusunda bulunan adaylardan,herhangi bir mazeret nedeniyle sınava katılmayanların sınav bedeli iade ve mahsup edilmeyecektir.

    Başvuru ve Banka Bilgileri

    Sınav Tarihi
    29 Haziran 2019
    Sınav Başvuru Tarihleri
    01.04.2019 - 30.04.2019
    Odalara Dosya Tesliminin Son Tarihi
    30.04.2019
    Staj Dosya ve Başvuru Bedeli Banka Bilgisi
    1.400,00-TL
    İş Bankası Ankara/Dikmen Şubesi 487 239 Halkbank Yenişehir /Ankara Şubesi 16000 140
    Staja Giriş Sınav Bedeli Banka Bilgisi
    220,00-TL
    İş Bankası Ankara /Dikmen Şubesi 48/ 286 Halkbank Yenişehir /Ankara Şubesi 16000 140



    26 Nolu KDV Genel Uygulama Tebliği

    28 Mart 2109 Tarihli ve 30728 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ikinci  el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerde binek otomobillerin  KDV’siyle ilgili 26 Nolu KDV Genel Uygulama Tebliği'ni görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/81) görüntülemek için tıklayınız.

    22 Mart 2109 Tarihli ve 30722 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İkinci el araç ticaretiyle iştigal eden mükelleflerin, satın aldıkları araçların tesliminde uygulanan KDV oranını satışlarında da uygulayabilmesiyle ilgili 845 Nolu Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız

    845 Nolu Cumhurbaşkanı Kararıyla ilgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/73) görüntülemek için tıklayınız.

    KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 25 Nolu Tebliğ

    23 Mart 2019 tarih ve 30723 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren  KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 25 Nolu Tebliği görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/76) görüntülemek için tıklayınız.

    2019/8 Sayılı SGK Genelgesi

    ÖZET:

    2016, 2017 ve 2018 yıllarında işverenlerimize verilen ve 2019 yılında da bazı değişikliklerle devam ettirilen asgari ücret desteğinin uygulama usul ve esasları 22.03.2019 tarih 2019-8 sayılı SGK Genelgesinde açıklanmıştır. Buna göre, 2019 yılında; 2019 yılı öncesi tescil edilen işyerleri için prime esas günlük kazancı 102 TL, toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 203,00 TL ve Linyit ve Taşkömürü çıkarılan işyerleri için 271 TL ve altında olan, 2019 yılında tescil edilen işyerleri için ise uzun vadeli sigorta kollarına tabi tüm sigortalıların çalışma gün sayısının; 2018/ Ocak ila 2018/ Kasım ayında bildirilen sigortalı sayısının ortalaması, 2019 yılında tescil edilen işyerleri için bildirim yapılan aydaki sigortalı sayısı dikkate alınarak,sigortalı sayısı 500’ün altında olan işyerleri için günlük 5 TL, 500 ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 TL ile çarpılması sonucu bulunacak tutar kadar şartları taşıyan işverenlere sigortalı başına asgari ücret desteği verilecektir. 2019 yılının bütün aylarında asgari ücret desteği verilecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/74) görüntülemek için tıklayınız.

    22 Mart 2019 tarihli 2019-8 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    Muhtasar ve KDV Beyannameleri 26 Mart 2019 tarihine, Gelir Vergisi Beyannameleri ise 1 Nisan 2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

    22 Mart 2019 tarihli ve 114 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile;

    25 Mart 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler ile Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 26 Mart 2019 Salı günü sonuna kadar,

    25 Mart 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2018 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 1 Nisan 2019 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar

    uzatılmıştır.

    Elektronik ortamda beyanname veren mükelleflerin, beyannamelerini gün sonuna kadar gönderebilmeleri mümkündür.

    Söz konusu sirkülere ulaşmak için tıklayınız.

    2019-7 Sayılı SGK Genelgesi

    ÖZET:

    01/02/2019 ila 30/04/2019 tarihleri arasında işyerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları/döneminde 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak işe alınanlar için;

    • İlave olarak işe alınan sigortalıların prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar ücret desteği,

    • İlave olarak işe alınan sigortalıların çalıştığı işyerinin imalat sektöründe veya bilişim sektörüne ait işkolu kodlarında faaliyet göstermesi halinde, ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82.maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı kadar prim desteği,

    • İlave olarak işe alınan sigortalıların diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde sigortalının, 5510 sayılı Kanunun 82.maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı kadar prim desteği, sağlanmaktadır.

    21 Mart 2019 tarihli 2019-7 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    7166 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/72) görüntülemek için tıklayınız.

    845 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    22 Mart 2109 Tarihli ve 30722 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 845 Nolu Cumhurbaşkanı Kararı ile; 

    İkinci el araç ticaretiyle iştigal eden mükellefler, satın aldıkları araçların tesliminde uygulanan KDV oranını satışlarında da uygulayabilecektir.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/73) görüntülemek için tıklayınız.

    ÖTV ve KDV İndirimlerinin Uzatılması Hakkındaki 843 Nolu Cumhurbaşkanı Kararı

    21 Mart 2109 Tarihli ve 30721 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 843 Nolu Cumhurbaşkanı Kararı ile;

    -Tapu Harçlarındaki indirim ile 150 m2 üzeri konutların teslimleri ve işyeri teslimlerindeki KDV indirimi 31.12.2019 tarihine kadar, 

    -Mobilya ve Ticari araçlardaki KDV indirimi 30.06.2019 tarihine kadar,

    -Binek araçlar ve beyaz eşyadaki ÖTV indirimi ise 30.06.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/71) görüntülemek için tıklayınız.

    Yasal Süresi Dışında Düzenlenen Aylık Prim Hizmet Belgelerinin SGK’ya Elektronik Olarak Verilebilmesiyle İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    ÖZET:

    Sosyal Güvenlik Kurumu, süresi içinde düzenlenen aylık prim hizmet belgelerini e-Sigorta sistemi üzerinden elektronik olarak alırken,süresinde verilmeyen veya süresi dışında düzenlenen aylık prim hizmet belgelerini manuel olarak kağıt ortamında alabilmekteydi. Yapılan düzenleme ile artık süresi dışında düzenlenen asıl, ek veya iptal aylık prim hizmet belgeleri SGK’ ya elektronik olarak verilebilecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/70) görüntülemek için tıklayınız.



    306 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    15 Mart 2019 tarihli ve 30715 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 306 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'ni görüntülemek tıklayınız

    ÖZET:

    306 seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği’nde 7161 ve 7162 sayılı Kanunlarla Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklere istinaden;

    — Uçuş ve dalış hizmetlerinde gelir vergisi istisnası,

    — Tazminat ödemelerinde gelir vergisi istisnası uygulaması

    — İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılan satışlarda esnaf muaflığı

    — 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen ek tazminatlar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi konularında açıklamalar yapıldı.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/69) görüntülemek için tıklayınız.


    307 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 301)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

    15 Mart 2019 tarihli ve 30715 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 307 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 301)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği görüntülemek tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/68) görüntülemek için tıklayınız.

    Eski Nesil ÖKC lerin Kayıtlardan Silinmesine İlişkin GİB Duyurusu

    ESKİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ KULLANAN MÜKELLEFLERİMİZİN DİKKATİNE

    08.03.2019

       Başkanlığımıza intikal eden olaylardan, eski nesil ÖKC’lerin hurdaya ayrılması ve kayıtlardan silinmesine yönelik iş ve işlemler hakkında tereddüt edilen hususlar ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

       Bilindiği üzere, 3100 Sayılı Kanun kapsamında yayımlanan 9 Seri No.lu Genel Tebliğin"1.Ödeme Kaydedici Cihazlara İlişkin Kayıt ve Tasdik İşlemleri" başlıklı bölümünde, ÖKC'lerin kayıt işlemini müteakip "Ödeme Kaydedici Cihazlara Ait Levha'nın mükelleflere verileceği, kayda ilişkin belgeler ile bu levhada yer alan bilgilerin mükelleflerin vergi dairesindeki dosyasında saklanacağı, işi bırakma, yeni bir cihaz alma veya herhangi bir nedenle eski cihazlarını hurdaya ayırılmasının istenmesi durumunda işlemlerin 60 Seri No.lu ÖKC Genel Tebliğin "4.Hurdaya Ayrılan Cihazlar" başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde ÖKC'lerin hurdaya ayrılma işlemlerinin gerçekleştirileceği belirtilmiştir.

       Diğer taraftan, 483 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ve bu Tebliğde belirtilen yetkiler çerçevesinde Başkanlığımızca hazırlanıp https://ynokc.gib.gov.tr/ internet adresinde yayınlanan Teknik Kılavuzlara göre; gerek eski nesil gerekse yeni nesil ÖKC'lerden gerçekleştirilen perakende mal ve hizmet satışlarına ilişkin aylık satış raporu bilgilerinin ÖKC bazında GİB'e bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiş olduğundan GİB bilgi sistemlerinde yer alan ÖKC kayıt bilgilerinin doğruluğu önem arz etmektedir.

       Mükellefiyeti devam eden (faal) mükelleflerin sahip oldukları ÖKC'lerinin hurdaya ayırma işlemlerinin yapılmasına rağmen, zamanında vergi dairesine bildirilmemesi vb. sebeplerle hâlâ GİB Bilgi Sistemlerinde (Tercih Bildirim Ekranı/Adıma Kayıtlı Ödeme Kaydedici Cihazlar) aktif olarak görünmesi durumunda; hurdaya ayrılan cihaza ait servis tutanağı veya ÖKC levhasından herhangi birinin ibraz edilmesiyle ya da bu belgeleri ibraz edilememekle/vergi dairesi tarh dosyası içeriklerinden ulaşılamamakla birlikte vergi dairesi/mal müdürlüğüne verilecek yazılı dilekçe üzerine ilgili cihazlara ait kayıtlar silinebilecektir. 

       Konu ile ilgili olarak, mükellefler tarafından kullanılan eski nesil ÖKC’leri fiilen hurdaya ayrıldığı halde GİB Bilgi Sistemlerinde (Tercih Bildirim Ekranı/Adıma Kayıtlı Ödeme Kaydedici Cihazlar) aktif olarak görünmesi durumunda ilgili cihaza ait kayıtların silinmesi için vergi dairesi/mal müdürlüğüne verilmesi gereken dilekçe örneğine ulaşmak için tıklayınız.

    %5 Vergi İndiriminden Faydalanma Şartlarını Sorgulama Ekranıyla İlgili GİB Duyurusu


    ÖNEMLİ DUYURU

    İnteraktif Vergi Dairesinde Yeni Hizmet,Vergi İndirimi Sorgulama

       193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121 inci maddesi hükümlerine göre vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indirimi (%5) müessesesinden anılan maddede sayılan şartları taşıyan mükellefler yararlanabilmektedir. Bu kapsamda,mükelleflerimizin beyannamelerini vermeden önce durumlarını sorgulayabilmeleri amacıyla hazırlanan sorgulama ekranı Başkanlığımızın https://ivd.gib.gov.tr adresindeki İnteraktif Vergi Dairesinde yer alan "Sorgulamalar" sekmesi altında gelir vergisi mükellefleri için uygulamaya açılmıştır.

       Kurumlar vergisi mükellefleri için söz konusu sorgulama ekranı beyan dönemi başlamadan önce (1 Nisan) kullanıma açılacaktır. 08.03.2019

       Kaynak : https://ebeyanname.gib.gov.tr/index.html

    Kredi Kartı Satışlarının KDV Beyannamesine Otomatik Yansıtılmasına İlişkin GİB Duyurusu



    Defter Beyan Sistemi

    Kredi Kartı İşlemlerinin KDV Beyanına Otomatik Eklenmesi

       Sisteme gelir kaydı yapılırken tahsil edilen tutara ilişkin olarak “Kredi Kartı” alanına kaydedilen tutarların, KDV beyannamesinin “Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin KDV Dahil Karşılığını Teşkil Eden Bedel” satırına otomatik olarak yansımasına ve söz konusu tutarın bankalardan alınan POS satış bilgileri ile karşılaştırılarak farklılıkların “Beyanname Onay”aşamasında kullanıcılara mesaj olarak gösterilmesine yönelik çalışma tamamlanmış ve kullanıma açılmıştır. 07.03.2019

    Kaynak : https://www.defterbeyan.gov.tr/tr/duyurular

    Defter Beyan Sistemi Üzerinden Verilen Yıllık Gelir Vergisi İade Talep Dilekçelerinin Alınmasına Dair GİB Duyurusu

    Defter Beyan Sistemi

    Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine İlişkin

    İade Talep Dilekçesi Alınmaya Başlanmıştır


       Defter-Beyan Sistemi üzerinden verilen Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine (1001E) ilişkin “İade Talep Dilekçesi” https://intvrg.gib.gov.tr adresinden alınmaya başlanmıştır. “Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talebi Giriş (GEKSİS)” işlemlerine yönelik geliştirme çalışmaları devam etmekte olup, söz konusu çalışmanın tamamlanması sonrası tekrar bilgilendirme yapılacaktır.

    Kaynak : https://www.defterbeyan.gov.tr/tr/duyurular

    Temel Fatura Olarak Düzenlenen E-Faturaların İptal Portalı Kullanımına İlişkin GİB Duyurusu

    GİB E-FATURA DUYURUSU

    FATURA İPTAL PORTALI KULLANIMA AÇILMIŞTIR

    Temel senaryoda düzenlenen faturaların iptal edilebileceği Fatura İptal Portalı kullanıma açılmıştır. Fatura İptal Portaline ulaşmak için tıklayınız..

    Temel Fatura İptal Portalı Kullanım Kılavuzuna ulaşmak için tıklayınız..

    Kaynak : http://www.efatura.gov.tr/anasayfa.html

    İhracat Bedellerinin 180 Gün İçerisinde Türkiye’ye Getirilmesi ve %80’inin Bankaya Bozdurulması Zorunluluğuna İlişkin Süre Altı Ay Daha Uzatılmasıyla İlgili 64 Nolu TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/64) görüntülemek için tıklayınız.

    İş Akdinin Feshinde Arabuluculuk Faaliyetinin Anlaşmayla Sonuçlanması Halinde İşveren İş Kanunu’nun 21’inci Maddesi Gereği SGK’ya Geriye Yönelik Belge Vermek ve Prim Ödemek Zorunda Olmamasına İlişkin 63 Nolu TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/63) görüntülemek için tıklayınız.

    üzgünüz... kederliyiz... acılıyız...

    5 Mart 2019 Salı günü saat 12:30 da Valilik Meydanında Atatürk Anıtına Çelenk Sunma Töreni ve Basın Açıklaması düzenlenecektir. Saat 14:00 da ise Oda binamızda Özellik Arz Eden Dönem Sonu İşlemleri, Güncel Vergi Uygulamaları, İndirimli Kurumlar Vergisi ve Vergi Teşvikleri Konulu Eğitim Semineri düzenlenecektir.


    Muhtasar ve KDV Beyannamelerinin Verilme Süresi ile Defter Beyan Sistemi Kayıt Süreleri Uzatılmıştır

    Tarih: 25/02/2019


    T.C.

    T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/113

    Konusu: 25/2/2019 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri, Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2018 takvim yılına ilişkin yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak Defter-Beyan Sistemine yapılması gereken kayıt süresinin uzatılması ve Defter-Beyan Sisteminden verilmesi gereken bahse konu beyannamelerin Beyanname Düzenleme Programı aracılığıyla da verilmesi

    Tarihi: 25/2/2019

    Sayısı: VUK-113 / 2019-3

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza gelen yoğun talep nedeniyle, 25/2/2019 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri, Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2018 takvim yılına ilişkin yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak Defter-Beyan Sistemine yapılması gereken kayıt süresinin uzatılması ve Defter-Beyan Sisteminden verilmesi gereken bahse konu beyannamelerin Beyanname Düzenleme Programı aracılığıyla da verilmesi bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. 2019/Ocak Dönemi Beyannameleri ile Basit Usule Tabi Olanların Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme Sürelerinin Uzatılması: 

    25/2/2019 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 26/2/2019 günü sonuna kadar, ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2018 takvim yılına ilişkin yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süresi 28/2/2019 günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Beyanname verme sürelerinin uzatılması ödeme süresini etkilemeyeceğinden, mükelleflerin beyan ettikleri vergileri kanuni süresinde ödeyecekleri tabiidir.

    3. 2019/Ocak Dönemine İlişkin Defter-Beyan Sistemine Yapılması Gereken Kayıt Süresinin Uzatılması:

    Defter-Beyan Sistemi kapsamında yer alan mükellefler tarafından 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak 25/2/2019 günü sonunu kadar yapılması gereken kayıt süresi 15/3/2019 günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    4. 2019/Ocak Dönemi Beyannamelerinin Beyanname Düzenleme Programı Aracılığıyla da Verilebilmesi:

    Defter-Beyan Sistemi kapsamında yer alan mükellefler tarafından 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannameler, Sistemin yanı sıra mevcut e-Beyanname uygulaması üzerinden Beyanname Düzenleme Programı aracılığıyla da verilebilecektir.

    Duyurulur.





    Poşet Beyannamesi 24 Nisan 2019 Tarihine Ertelendi. Kanun No: 7166

    22 Şubat 2019 tarihli ve 30694 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7166 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile poşet beyannamelerinin verilme süresi 24 Nisan 2019 tarihine ertelenmiştir.

    İlgili kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    Kurumlar Vergisi 1 Nolu Genel Tebliğinde Değişiklik Yapan 17 Nolu Tebliğ

    15  Şubat 2019 tarihli ve 30687 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 17) i görüntülemek için tıklayınız

    (Değişikliklerle ilgili açıklayıcı bilgiler kısa bir süre içerisinde yüklenecektir.)



    KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 23 Nolu Tebliğ

    Bu Tebliğ ile 7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı KDV Kanununda yapılan düzenlemelere ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümlerinde değişiklik yapılmıştır. 

    Ayrıca, indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade talep süresi, tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talep süresi ve kısmi tevkifat uygulanan işlemlere ilişkin iade talep sürelerine yönelik olarak düzenlemeler yapılmıştır.

    (Diğer değişikliklerle ilgili açıklayıcı bilgiler kısa bir süre içerisinde yüklenecektir.)

    15  Şubat 2019 tarihli ve 30687 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 23) i görüntülemek için tıklayınız

    İndirilecek KDV’nin 109 No.lu Satıra Kaydedilmek Suretiyle İndirim Konusu Yapılması Hakkındaki TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    ÖZET:

    Gelir İdaresi Başkanlığının e-Beyanname hizmetini verdiği internet sayfasında yer alan 1.2.2019 tarihli duyuru güncellenmiş olup; tam tevkifat kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak sorumlu sıfatıyla 2 no.lu KDV beyannamesinde beyan edilen KDV’nin de, tevkifatı yapan mükellefler tarafından “109 - Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV” satırında indirim konusu yapılabileceği belirtildi.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/48) görüntülemek için tıklayınız.



    İl Sınırları İçerisinde Otobüsle Toplu Taşıma Faaliyetinde Bulunanlar Hasılat Esaslı Vergileme Sistemine Tabi Tutulmuşlardır.

    7 Şubat 2019 tarihli ve 30679 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 718 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile il sınırları içerisinde otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunanlar hasılat esaslı vergileme sistemine tabi tutulmuşlardır. 

    Düzenleme 1 Mart 2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir. Vergi oranı hasılatın % 1.5’i, yürürlük tarihi 1 Mart 2019

    ÖZET:

    718 sayılı CK ile Katma Değer Vergisi Kanununun 38’inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme kapsamında sektör ve vergi oranı konusunda düzenleme yapıldı.

    Buna göre 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen,toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dâhil en az on sekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı %1,5 olarak belirlendi.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/50) görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik

    30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili yönetmeliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/49) görüntülemek için tıklayınız.

    ÖZET:

    30.01.2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik ile Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmeliğinde,İcra ve İflas Kanunu ve 7155 sayılı Kanunla getirilen değişiklikler kapsamında Konkordato Komiserliği kurumuna ilişkin temel bilgiler yer aldı.

    Bu kapsamda 2/6/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserinin Niteliklerine ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.Komiserlik eğitimi Bakanlıkça izin verilmek kaydıyla; bünyesinde hukuk fakültesi bulunan üniversiteler ile Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından verilecektir.

    Asliye ticaret mahkemesince görevlendirilen Komiserlere, eğitim izni verilen kuruluşlarca, toplam on iki saatten az olmamak üzere üç yılda bir defa yenileme eğitimi verilecektir.


    30 Ocak 2019 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30671

    YÖNETMELİK

    Adalet Bakanlığından:
    KONKORDATO KOMİSERLİĞİ VE ALACAKLILAR
    KURULUNA DAİR YÖNETMELİK
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca görevlendirilecek konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller ve konkordato komiserliği ile alacaklılar kuruluna dair diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 2004 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ile 290 ıncımaddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
    a) Bağımsız denetçi: Bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavirlik ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen kişileri,
    b) Bakanlık: Adalet Bakanlığını,
    c) Başkanlık: Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Bilirkişilik Daire Başkanlığını,
    ç) Bölge kurulu: Bilirkişilik bölge kurulunu,
    d) Kanun: 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununu,
    e) Komiser: Kanunun 287 ve devamı maddeleri gereğince asliye ticaret mahkemesince görevlendirilen konkordato komiserini,
    f) Liste: Bölge kurulu tarafından oluşturulan komiser listesini,
    g) Temel eğitim: Mevzuatta yer alan esaslar ve Bakanlık tarafından belirlenen ilkeler kapsamında listeye kayıt için alınması gereken zorunlu komiserlik eğitimini,
    ifade eder.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Konkordato Komiseri
    Komiserin nitelikleri
    MADDE 4 – (1) Komiserde aşağıdaki nitelikler aranır:
    a) Türk vatandaşı olmak.
    b) Tam ehliyetli olmak.
    c) En az dört yıllık lisans eğitimi veren fakültelerden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olmak ve beş yıldan az olmamak üzere mesleki tecrübeye sahip bulunmak.
    ç) İflas etmemiş olmak.
    d) Son üç yıl içinde görevin gerektirdiği özen yükümlülüğüne uymadığından dolayı komiserlik görevine son verilmemiş olmak.
    e) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış olmak, sanat icrasından veya mesleki faaliyetten yasaklı bulunmamak.
    f) Kamu hizmetinden yasaklı olmamak.
    g) Fiilen yürütmekte olduğu mesleğinin ilgili mevzuatında, komiserliği yürütmesine engel bir hüküm bulunmamak.
    ğ) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak.
    h) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak.
    ı) Bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla komiserlik eğitimini tamamlamış olmak.
    Komiserin görevlendirilmesi
    MADDE 5 – (1) Mahkeme, komiseri, bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesinde kurulu bulunan bölge kurulu tarafından oluşturulan listeden seçer. Bu listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve yapılan bu görevlendirme bölge kuruluna bildirilir.
    (2) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda; komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla bağımsız denetçiler arasından seçilir. Seçilecek komiserlerden bir diğerinin ise hukukçu olması tercih edilir.
    (3) Listeye kayıtlı komiser kendisine verilen görevi kabulle yükümlüdür.
    (4) Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz.
    (5) Komiserin görevinin sona ermesi hâlinde bu durum mahkemesince sebepleriyle birlikte derhâl bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesinde kurulu bulunan bölge kuruluna bildirilir.
    Komiserin yasaklılık sebepleri ve yasak işler
    MADDE 6 – (1) Komiser;
    a) Kendisinin,
    b) Eşinin, nişanlısının yahut kan ve kayın alt ve üstsoyunun veya üçüncü derece dâhil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve kayın hısımlarının,
    c) Kanuni temsilcisi veya vekili, çalışanı, kayyımı ya da yasal danışmanı bulunduğu bir şahsın,
    menfaati olan işleri göremez ve bu durumda derhâl görevlendirmeyi yapan asliye ticaret mahkemesine haber vermek zorundadır. Mahkeme tarafından müracaat yerinde görülürse komiserin görevine son verilir.
    (2) Komiser, görevi kapsamında kendisi veya başkaları hesabına sözleşme yapamaz, yaparsa hükümsüzdür.
    Komiserlikten kaçınma ve ayrılma sebepleri
    MADDE 7 – (1) Aşağıdaki kişiler komiserlik görevini kabul etmekten kaçınabilirler:
    a) Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi yapmakta güçlük çekecek olanlar.
    b) Uhdesinde birden fazla komiserlik görevi bulunanlar.
    c) Mahkemece kabul edilecek başka mazereti bulunanlar.
    (2) Görevi kabulden kaçınma talebi, görevlendirmenin öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içinde, görevlendirmeyi yapan mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır. Dilekçeye, kaçınma sebebi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir. Mahkeme dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda, talebin yerinde olmadığına karar verirse, komiser görevi kabulle yükümlüdür. Bu karara rağmen komiser görevden kaçınmaya devam ederse, mahkeme başka bir komiser görevlendirir ve kaçınan komiseri bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesinde kurulu bulunan bölge kuruluna bildirir.
    (3) Komiser haklı bir mazeretin ortaya çıkması hâlinde, mazeretin ortaya çıktığı tarihten itibaren beş gün içinde görevden ayrılmayı talep edebilir. İkinci fıkra hükümleri kıyasen burada da uygulanır.
    Komiserin yükümlülükleri
    MADDE 8 – (1) Komiser, görevini yerine getirirken aşağıdaki yükümlülüklere uymak zorundadır:
    a) Görevini kanun, bu Yönetmelik ve dürüstlük kuralları çerçevesinde tarafsız, objektif ve özenle yerine getirmek.
    b) Kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmek.
    c) Görevi sebebiyle öğrendiği sırların gizliliğini sağlamak ve korumak.
    ç) Görevi sırasında elde ettiği bilgileri kendisi, yakınları veya üçüncü kişiler yararına doğrudan veya dolaylı bir menfaat elde etmek için kullanmamak.
    d) Görev, unvan ve yetkilerini kullanarak kendisi, yakınları veya üçüncü kişiler lehine menfaat sağlamamak, hediye kabul etmemek ve aracılıkta bulunmamak.
    (2) Birinci fıkranın (c), (ç) ve (d) bentlerinde sayılan yükümlülükler komiserlik görevi sona erdikten sonra da devam eder.
    (3) Komiser, görev almak için reklam sayılabilecek nitelikte girişim ve eylemlerde bulunamaz.
    (4) Birinci fıkrada sayılan yükümlülüklere aykırı davranan komiserin görevine mahkemece son verilir. Bu durum derhâl bölge kuruluna ve ayrıca eylemin suç oluşturması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.
    Komiserin bilgi ve belge temini ile iletişimi
    MADDE 9 – (1) Komiser, görevi kapsamında ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri, özel ve kamu kurum ve kuruluşları ile ilgililerden talep edebilir, doğrudan yazışma yapabilir ve iletişim kurabilir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Komiserlik Eğitimi
    Temel eğitim
    MADDE 10 – (1) Temel eğitim, komiserlik görevinin yürütülmesi için gerekli teorik ve pratik bilgileri içerir.
    (2) Temel eğitim, en az otuz altı ders saatinden oluşur. Eğitim kuruluşları, Başkanlığın uygun görüşü ile eğitim ders saatini arttırabilirler.
    (3) Temel eğitim medeni usul ve icra iflas hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku ile işletme, iktisat, maliye ve muhasebe alanında profesör, doçent veya doktor unvanına sahip olanlar tarafından verilir.
    (4) Temel eğitim; icra ve iflas hukukunun genel ilkeleri, konkordato mevzuatı, komiserin taşıması gereken nitelikler, komiserin görevi, yetkisi, yükümlülükleri ile hukuki ve cezai sorumluluğu, konkordato projesi, alacaklılar kurulu ve görevleri, işletme yönetimi, finansal raporların analizi, işletmelerde kriz yönetimi, rapor yazım usul ve tekniği ile Başkanlık tarafından gerekli görülen diğer konuları kapsar.
    (5) Temel eğitime katılmak zorunludur. Eğitim kuruluşlarınca, katılımcıların derslere devam durumunu gösteren çizelge düzenlenir ve derslerin 1/12’sine devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir.
    (6) Temel eğitimin içeriği, yöntemi ile usul ve esasları bu alanlardaki ihtiyaca göre Başkanlık tarafından güncellenebilir.
    (7) Temel eğitime ilişkin usul ve esaslar genelgeyle belirlenir.
    Yenileme eğitimi
    MADDE 11 – (1) Komiserlere, eğitim izni verilen kuruluşlarca, toplam on iki saatten az olmamak üzere üç yılda bir defa yenileme eğitimi verilir. Komiser, yenileme eğitimine listeye kaydedildiği tarihten itibaren üçüncü yılın içinde katılmak zorundadır. Yenileme eğitimi almayan komiser listeye tekrar kaydedilmez.
    (2) Yenileme eğitimi hakkında 10 uncu madde hükmü kıyasen uygulanır.
    Katılım belgesi
    MADDE 12 – (1) Eğitim kuruluşları, temel ve yenileme eğitimlerini tamamlayan katılımcılara en geç on beş gün içinde eğitimi tamamladıklarına dair bir belge verir.
    Komiserlik eğitiminden muaf tutulacaklar
    MADDE 13 – (1) Medeni usul ve icra iflas hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku ile işletme, iktisat, maliye ve muhasebe alanında profesör veya doçent unvanına sahip olanlar komiserlik eğitiminden muaftır.
    Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi ve izin süresinin uzatılması
    MADDE 14 – (1) Komiserlik eğitimi Bakanlıkça izin verilmek kaydıyla; bünyesinde hukuk fakültesi bulunan üniversiteler ile Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından verilir.
    (2) İzin verilen eğitim kuruluşlarının listesi Başkanlık tarafından elektronik ortamda yayımlanır.
    (3) İzin için başvuru Başkanlıkça belirlenecek usule göre yapılır. Başvuruda; eğitimin içeriği ve sürelerini kapsar şekilde eğitim programı, eğiticilerin sayısı, unvanları, uzmanlıkları ve yeterlilikleri ile eğitim verilecek mekânlar hakkında gerekçeli ve yeterli bilgiler verilir.
    (4) Başkanlık tarafından altmış gün içinde yapılacak inceleme sonucunda, eğitimin amacına ulaşıp ulaşmayacağı, eğitimin yapılacağı mekânların uygunluğu ve eğitim kuruluşlarında eğitim faaliyetinin devamlılığının sağlanıp sağlanmayacağı gözetilerek ilgili eğitim kuruluşuna en çok üç yıl için geçerli olmak üzere izin verilir; başvuran kuruluşun aranılan nitelikleri taşımadığının tespiti hâlinde talep reddedilir ve ilgilisine bildirilir.
    (5) Eğitim kuruluşu, izin süresinin bitiminden en az iki ay önce bu sürenin uzatılması için başvurmak zorundadır.
    (6) Başkanlık tarafından, eğitim kuruluşunun 15 inci maddeye göre sunduğu raporlar ile yapılan denetime ilişkin raporların incelenmesi sonucunda, eğitimin belirlenen şartlar ve içerikte başarılı bir şekilde devam ettiğinin ve 16 ncı maddede düzenlenen eğitim izninin iptalini gerektirir hâllerin bulunmadığının anlaşılması hâlinde, verilen izin üç yıla kadar uzatılabilir.
    (7) İzin süresi uzatılmayan eğitim kuruluşu listeden çıkarılır. Bu eğitim kuruluşuna ait belgeler dosyasında saklanır.
    Bilgi verme yükümlülüğü
    MADDE 15 – (1) Eğitim kuruluşları, Başkanlığa her yıl Ocak ayında bir önceki yıl içinde gerçekleştirdikleri eğitim programı sayısı, eğitime katılan ve eğitimi tamamlayan kişi sayısı, eğitim alan kişilerin uzmanlık alanları ile meslekleri, eğitim veren kişiler, eğitim verilen yerler ile istenilen diğer hususları içeren bir rapor sunar.
    (2) Rapor sunmayan eğitim kuruluşuna, on beş gün içinde raporun sunulmaması hâlinde, eğitim izninin iptal edileceği hususu yazılı olarak ihtar olunur.
    Eğitim kuruluşuna verilen iznin iptali
    MADDE 16 – (1) Aşağıdaki hâllerde eğitim kuruluşuna verilen izin Bakanlık tarafından iptal edilir:
    a) İzin şartlarından birinin ortadan kalktığının veya mevcut olmadığının sonradan anlaşılması.
    b) Belirlenen usul ve esaslara uygun eğitim verilmediğinin tespit edilmesi.
    c) Katılım belgesi düzenlenmesinde sahtecilik yapılması.
    ç) 15 inci maddede belirtilen bilgi verme yükümlülüğünün yapılan ihtara rağmen yerine getirilmemesi.
    d) Eğitim kuruluşunun iznin iptali için yazılı talepte bulunması.
    (2) İzni iptal edilen eğitim kuruluşu listeden çıkarılır. Bu eğitim kuruluşuna ait belgeler dosyasında saklanır.
    Eğitim kuruluşunun denetimi
    MADDE 17 – (1) Eğitim kuruluşları, komiserlik eğitimiyle ilgili faaliyetleri açısından Başkanlığın gözetimi ve denetimi altındadır.
    (2) Eğitim kuruluşları, Başkanlık tarafından doğrudan veya bölge kurulu marifetiyle; komiserlik eğitiminin verilip verilmediği, verilen eğitimin içeriği, kim tarafından ve nerede verildiği, sınıf mevcutları ve eğitim başvurusu için sunulan bilgi ve belgeler ile belirlenen diğer hususlar yönünden her zaman denetlenebilir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Başvuru ve Liste
    Listeye kayıt için başvuru
    MADDE 18 – (1) İlgili, listeye yazılmak için Başkanlık tarafından belirlenen takvim ve esaslara göre yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna başvuru yapar.
    (2) İlgili, başvuru sırasında kimlik, yerleşim ve iletişim bilgileri ile 4 üncü maddede aranan nitelikleri taşıdığına dair belgeleri ve aynı maddenin birinci fıkrasının (ç), (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde gösterilen engellerin kendisinde bulunmadığına dair beyannameyi sunar.
    (3) Bölge kurulu, listeye kayıt için aranılan şartların sağlandığını tespit ederse ilgiliyi üç yıl için listeye kaydeder; aksi hâlde başvuruyu reddeder. Ret kararı ilgilisine bildirilir.
    (4) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olma niteliklerini taşıyan bağımsız denetçilerin listesini kaydedilmek üzere bölge kuruluna bildirir.
    (5) Oluşturulan listeler bölge kurulu tarafından internet sitesinde ilan edilir.
    (6) Komiser, ikinci fıkrada sayılan hususlarla ilgili olarak kendisine ait bilgilerde meydana gelen her türlü değişikliği bir ay içinde varsa belgesiyle birlikte listeye işlenmek üzere bölge kuruluna iletir.
    (7) Komiser, yerleşim yeri, görev veya iş yeri değişikliği nedeniyle başka bir bölge kurulu listesine nakil talebinde bulunabilir.
    Listeden çıkarılma
    MADDE 19 – (1) Aşağıdaki hâllerde komiser, bölge kurulu tarafından listeden çıkarılır:
    a) Komiser tarafından talep edilmesi.
    b) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından komiserin bağımsız denetçi olma niteliğini kaybettiğinin bildirilmesi.
    c) Komiserliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya listeye kayıt tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
    ç) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak görevin kabul edilmemesi veya görevin bırakılması.
    d) Görevin gerektirdiği güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
    e) 8 inci maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması.
    İncelemenin usul ve esasları
    MADDE 20 – (1) Bölge kurulu başkanı, 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hâllerde başvuru üzerine veya resen gerekli inceleme ve araştırmayı bizzat veya bölge kurulu üyelerinden biri vasıtasıyla yapabilir.
    (2) Bölge kurulu başkanı veya görevlendirilen üye, yapacağı denetim ve inceleme sırasında komiser hakkındaki iddiaları ciddi bulursa komisere tebligat yaparak bir hafta içinde yazılı savunma yapmasını ister.
    (3) Bölge kurulu başkanı veya görevlendirilen üye, bizzat veya istinabe suretiyle delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin beyanlarını alır ve yapacağı inceleme sonucunda hazırladığı raporu bölge kuruluna sunar.
    (4) Bölge kurulu başkanı veya görevlendirilen üye, inceleme sırasında yargı mercilerinden, kamu kurum ve kuruluşlarından, meslek odalarından, özel hukuk tüzel kişilerinden ve gerçek kişilerden inceleme konusuyla ilgili bilgi ve belge talep edebilir. İlgililerce bu talebin yerine getirilmesi zorunludur.
    (5) Yapılacak inceleme sonucunda 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hâllerden birinin gerçekleştiğinin anlaşılması hâlinde komiserin listeden çıkarılmasına karar verilir. Karar komisere tebliğ edilir ve kesinleştikten sonra komiserin görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere bildirilir.
    (6) Komiser hakkındaki inceleme, ivedilikle ve her hâlde başvuru veya resen incelemeye başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Alacaklılar Kurulu
    Alacaklılar kurulunun oluşturulması
    MADDE 21 – (1) Mahkeme tarafından kesin mühlet kararıyla birlikte veya en geç Kanunun 299 uncu maddesi gereğince alacaklıların alacaklarını bildirmesi ve Kanunun 300 üncü maddesi gereğince borçlunun alacaklılar hakkındaki beyanı alındıktan sonra, yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla komiserin de görüşü alınarak alacaklılar kurulu oluşturulabilir.
    (2) Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir.
    Alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller
    MADDE 22 – (1) Hukuki nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer alacaklar, aynı alacaklı sınıfında yer alır. Rehinli alacaklılar, rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları bakımından ayrı bir sınıf olarak kabul edilir.
    (2) En az üç alacaklı sınıfı bulunması kaydıyla, alacaklı sayısının iki yüz elliyi veya alacak miktarının yüz yirmi beş milyon Türk Lirasını aşması hâlinde alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunludur.
    Alacaklılar kurulunun görevleri
    MADDE 23 – (1) Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve Kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir.
    (2) Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.
    Alacaklılar kurulunun çalışma usul ve esasları
    MADDE 24 – (1) Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır. Alacaklılar kurulunun aylık olağan toplantıları komiser tarafından belirlenerek bildirilen gün ve yerde yapılır.
    (2) Alacaklılar kurulu ayrıca üyelerinin salt çoğunluğunun talebi üzerine her zaman toplanabilir. Bu hâlde, yapılacak toplantıların komisere bildirilmesi zorunludur.
    (3) Alacaklılar kurulu toplantıda hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser toplantılarda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar.
    ALTINCI BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler
    Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
    MADDE 25 – (1) 2/6/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Konkordato Komiserinin Niteliklerine ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
    Geçiş hükmü
    GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce alınan komiserlik eğitimleri, listeye kayıt için yapılacak başvuruda dikkate alınmaz.
    (2) Bu Yönetmeliğe göre oluşturulan listeler, bölge kurulu tarafından ilan edilir. Bu ilan yapılıncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilmesine devam olunur ve bu komiserler listede bulunmasalar dahi mevcut dosyalardaki görevlerini tamamlar.
    Yürürlük
    MADDE 26 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 27 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

    Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik

    30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili yönetmeliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/49) görüntülemek için tıklayınız.

    30 Ocak 2019 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30671

    YÖNETMELİK

    Adalet Bakanlığından:
    KONKORDATO TALEBİNE EKLENECEK BELGELER
    HAKKINDA YÖNETMELİK
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, konkordato talebine eklenecek belgelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
    Kapsam
    MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, konkordato talebine eklenecek belgeleri, bu belgelerin şeklini, içeriğini ve diğer hususları kapsar.
    Dayanak
    MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 286 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
    a) Bağımsız denetim kuruluşu: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşlarını,
    b) Bağımsız Denetim Standartları: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yürürlüğe konulan ve uluslararası standartlarla uyumlu olan bağımsız denetim standartlarını,
    c) Finansal raporlama çerçevesi: Borçlunun, 26/3/2018 tarihli ve 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar uyarınca bağımsız denetime tabi olması durumunda, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu düzenlemelerine göre uyguladığı Türkiye Muhasebe Standartlarını, bunlar dışındaki borçlular için yürürlükteki mevzuatı,
    ç) Güvence Denetimi Standartları: Türkiye Denetim Standartları kapsamında Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan ve uluslararası standartlarla uyumlu olan güvence denetimi standartlarını,
    d) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,
    e) Türkiye Denetim Standartları: 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yürürlüğe konulan, bilgi sistemleri denetimi dâhil olmak üzere, bağımsız denetim alanında uluslararası standartlarla uyumlu eğitim, etik, kalite kontrol ve denetim standartları ile bu alana ilişkin diğer düzenlemeleri,
    f) Türkiye Muhasebe Standartları: Kurum tarafından yayımlanan, Türkiye Finansal Raporlama Standartları, Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı ile farklı işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için belirlenen standartlar ve bunlarla ilişkili diğer düzenlemeleri,
    ifade eder.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler
    Talebe eklenecek belgeler
    MADDE 5 – (1) Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler:
    a) Konkordato ön projesi.
    b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.
    c) Alacaklı ve alacak listesi.
    ç) Karşılaştırma tablosu.
    d) Makul güvence veren denetim raporu.
    (2) Borçlu, iflasa tabi olmayan kişilerden ise sadece birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yazılı belgeler ile uygun düştüğü ölçüde (b) bendinde yazılı belgeleri konkordato talebine ekler.
    (3) Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse mahkeme, birinci veya ikinci fıkrada belirtilen belge ve kayıtların eksiksiz olarak sunulması için borçluya makul bir süre verir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.
    Konkordato ön projesi
    MADDE 6 – (1) Konkordato ön projesinde aşağıdaki hususlar yer alır:
    a) Borçlunun, borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceği.
    b) Alacaklıların, alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacakları.
    c) Borçlunun, ödemelerin yapılması için mallarını satıp satmayacağı.
    ç) Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağı hangi yöntemle sağlayacağı; bu kapsamda sermaye artırımı veya kredi temini yoluna gidip gitmeyeceği yahut başka bir yöntem kullanıp kullanmayacağı.
    Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler
    MADDE 7 – (1) Borçlu, malvarlığının durumunu gösterir belgeleri konkordato talebine ekler. Şayet borçlu, defter tutmaya mecbur kişilerden ise ayrıca aşağıdaki belgeleri de ekler:
    a) 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço.
    b) Gelir tablosu.
    c) Nakit akım tablosu.
    ç) İşletmenin devamlılığı esasına göre hazırlanan ara bilanço.
    d) Aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilanço.
    e) Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri.
    f) Maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler.
    g) Tüm alacak ve borçları, vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.
    ğ) Borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler.
    (2) 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca bağımsız denetime tabi olan borçlular için, birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların bağımsız denetimden geçmiş olması gerekir.
    (3) Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan finansal tabloların tarihi bakımından, bunlara ilişkin hesap dönemi kapanışı üzerinden bir takvim yılı geçmemiş olmalıdır. Diğer bentlerde sayılan tablo, bilgi ve belgelerin tarihi ise mahkemeye başvuru tarihinden en fazla doksan gün öncesine ait olabilir.
    (4) Birinci fıkranın (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde sayılan tablolar finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanır.
    Alacaklı ve alacak listesi
    MADDE 8 – (1) Borçlu; alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi konkordato talebine ekler.
    Karşılaştırma tablosu
    MADDE 9 – (1) Borçlu, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu konkordato talebine ekler.
    Makul güvence veren denetim raporu
    MADDE 10 – (1) Borçlu, 16 ncı madde kapsamında hazırlanan rapor ile dayanaklarını konkordato talebine ekler.
    Diğer belge ve kayıtlar
    MADDE 11 – (1) Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Denetim ve Rapor
    Denetimin konusu ve kapsamı
    MADDE 12 – (1) Denetim, borçlunun konkordato ön projesinde yer alan teklifinin gerçekleşeceği hususunda makul güvence verilip verilmeyeceğinin tespiti amacıyla yapılır.
    (2) Bağımsız denetim kuruluşu, makul güvence veren denetim raporunu hazırlarken aşağıdaki belgeleri denetler:
    a) Konkordato ön projesi.
    b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.
    c) Alacaklı ve alacak listesi.
    ç) Karşılaştırma tablosu.
    (3) Bağımsız denetim kuruluşu, yapacağı denetimde yukarıda sayılan belgelerin dışında gerekli gördüğü diğer bilgi ve belgeleri de isteyebilir.
    Denetimde uyulacak standartlar
    MADDE 13 – (1) Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler ile alacaklı ve alacak listesi, Bağımsız Denetim Standardı 805’e; konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu, Güvence Denetimi Standardı 3000 ve Güvence Denetimi Standardı 3400’e uygun olarak denetlenir.
    Denetim kıstası
    MADDE 14 – (1) Bağımsız denetim kuruluşu denetimi, aşağıdaki kıstasları esas alarak yürütür:
    a) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler ile alacaklı ve alacak listesi açısından finansal raporlama çerçevesi.
    b) Konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu açısından 2004 sayılı Kanunun 285 ve 286 ncı maddeleri.
    Denetim kanıtı
    MADDE 15 – (1) Denetim kanıtı, denetim konusunda denetim kıstası çerçevesinde önemli uyumsuzluklar bulunup bulunmadığı hususunda güvence verilmesini teminen görüş bildirmeye yönelik olarak bağımsız denetçi tarafından elde edilen ve belirlenen güvence seviyesi için yeterli ve uygun bilgi, belge ve beyanlardır. Bu kanıtlar, denetimin Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde ve mesleki şüphecilik içinde planlanması ve gerçekleştirilmesi suretiyle elde edilir ve tevsik edilir.
    (2) Denetim, denetimin konusunda önemli uyumsuzluklara yol açabilecek koşulların mevcut olabileceği göz önünde bulundurularak, mesleki şüphecilik içinde planlanır ve gerçekleştirilir. Önemlilik, mevcut koşullar içinde değerlendirildiğinde, denetim konusu ile denetim kıstası arasındaki uyumsuzluğun boyutuna, niteliğine veya her ikisine bağlıdır.
    (3) Bağımsız denetim kuruluşu, borçlunun ileriye yönelik finansal bilgilere dair varsayım ve tahminlerinin makul olup olmadığına ilişkin kendisini ikna eden kanıtları elde eder. Bu kanıtları elde edememesi durumunda, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesine ilişkin olumlu sonuca varamaz.
    Rapor
    MADDE 16 – (1) Makul güvence veren denetim raporu, denetim kanıtlarının Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda, makul güvence seviyesine uygun şekilde oluşturulan denetçi görüşünün ve varsa dikkat çekilmek istenen diğer hususların, mahkemeye sunulması amacıyla Kurum düzenlemelerine uygun olarak hazırlanan ve imzalayan bağımsız denetim kuruluşu tarafından sorumluluğu üstlenilen belgedir. Bağımsız denetim kuruluşu, yaptığı denetim sonucunda konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda olumlu sonuca varırsa, makul güvence veren denetim raporunu hazırlar.
    Sorumluluk
    MADDE 17 ‒ (1) Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
    Sözleşme ve ücret tarifesi
    MADDE 18 – (1) Borçlu, bu Yönetmelik kapsamında yapılacak denetim için bağımsız denetim kuruluşu ile sözleşme imzalar.
    (2) Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak denetimin toplam ücretinin üst sınırına ilişkin ücret tarifesi, denetimin kapsamı ve niteliği dikkate alınarak Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenebilir.
    Bildirim
    MADDE 19 – (1) Bağımsız denetim kuruluşu, 18 inci madde uyarınca imzalanan sözleşme ile 16 ncı maddede belirtilen raporu borçlunun konkordato talebinde bulunduğu tarihten itibaren altmış gün içinde Kuruma bildirir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler
    Hüküm bulunmayan hâller
    MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliği hükümleri uygulanır.
    Yürürlük
    MADDE 21 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

    Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7162 Sayılı Kanun

    30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7162 Sayılı Kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/44) görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET:

    7162 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler aşağıdaki konulara ilişkindir.

    - Evlerde üretilen çeşitli ürünlerin yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmaması koşuluyla internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satışı esnaf muaflığı kapsamına alındı.

    - İşverenler tarafından hizmet erbabına ödenen işsizlik veya işe başlatmama tazminatı veya diğer benzer adlar altında yapılan ödemelerden sadece 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nagöre ödenen işe başlatmama tazminatının gelir vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alındı.

    - Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için uymaları gereken eksik ödeme sınırı 10 TL’den 250 TL’ye yükseltildi. Söz konusu değişiklik 1/1/2019 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim şartlarının varlığı açısından dikkate alınacaktır.

    - 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi hizmet erbabına red ve iade edilecektir. Madde gerekçesinde karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesi kapsamında yapılsa dahi ek tazminat niteliğinde olmayan ihbar tazminatı, normal ücret, yıllık izin ücreti, geçmiş veya mevcut dönemdeki çalışmalar karşılığı yapılan hizmet primi ve ikramiye ödemeleri ile ücret kapsamında olan benzeri ödemelerden kesilen gelir vergisinin iadesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

    - 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakaları ile ilgili mal teslimi ve hizmet ifalarına KDV istisnası getirildi.

    - 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarının Türkiye’de oynanmasına ilişkin olarak elde edilen kazanç ve iratlar ile ilgili gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti getirildi.

    - Maliye Bakanlığı’na biletle girilen yerlere ilişkin eğlence vergisinin hesaplanması ve ödenmesine dair işlemlerin elektronik belge düzenlenmek suretiyle yapılmasına ait usul ve esasları belirleme yetkisi verildi.

    551 sayılı KHK yürürlükten kaldırıldığından 6769 sayılı Kanun kapsamında patent veya faydalı model belgesi verilerek koruma altına alınan buluşların da Sınai mülkiyet hakları istisnasından faydalanabilmesi imkanı getirildi.



    0 Ocak 2019 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30671

    KANUN

    GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
    YAPILMASINA DAİR KANUN


    Kanun No. 7162                                                                                                         
    Kabul Tarihi: 18/1/2019
    MADDE 1 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine “işyeri açmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 2 – 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “1. Ölüm, engellilik ve hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımlar ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre ödenen işe başlatmama tazminatı;”
    MADDE 3 – 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “10 Türk lirasına” ibaresi “250 Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiş ve bende “ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.”
    MADDE 4 – 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 89 – 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edilir.
    Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.
    Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmü uygulanmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
    MADDE 5 – 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının beşinci cümlesine “ödeme kaydedici cihaz kullanılarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya elektronik belge düzenlenmek suretiyle” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 6 – 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 40 – 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına ilişkin olmak üzere Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara, bu müsabakalar dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar dolayısıyla yapacakları mal teslimleri ve hizmet ifaları katma değer vergisinden müstesnadır.
    Bu maddede düzenlenen istisnalar dolayısıyla yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler ise 32 nci madde hükümleri uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine nakden veya mahsuben iade edilir.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı istisna ve iadenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 7 – 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa aşağıdaki ek madde ve ekli (1), (2), (3) ve (4) nolu krokiler ile listeler eklenmiştir.
    “EK MADDE 2 – Ekli (1), (2), (3) ve (4) nolu krokiler ile listelerde sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda bu Kanunun kıyılar, sahil şeritleri, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilere ilişkin yapı ve yapılaşmaya dair sınırlayıcı hükümleri uygulanmaz.”
    MADDE 8 – 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Teşvik ve Muafiyetleri Kanununun mülga ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “EK MADDE 1 – Başkanlık tarafından desteklenen araştırma, geliştirme, tasarım, yenilik, girişimcilik, iş geliştirme, üretim ve yatırım faaliyetlerine ilişkin her türlü süreçte görev yapmak ve mesleki bilgi ve deneyiminden faydalanmak üzere geçici süreyle kamu görevlileri ile kamu görevlisi olmayan alanında uzman diğer kişiler görevlendirilebilir. Bu kapsamda görevlendirilen öğretim elemanları ile kamu görevlisi olmayan alanında uzman diğer kişilere 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinde öngörülen aylık tutarın beş katını aşmamak kaydıyla diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olmaksızın ödeme yapılabilir. Yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar; işin ve hizmetin özelliği, görev yeri, çalışma şartları ve süreleri gibi hususlar esas alınmak suretiyle Başkanlıkça belirlenir. 2547 sayılı Kanuna göre görevlendirilecekler, asli görevlerine ait aylık, ücret, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ve diğer mali ve sosyal haklar ile 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde öngörülen ödemelerden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanmaya devam eder. Bu maddede öngörülen ödemeden yararlananlara 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah ödenmez.”
    MADDE 9 – 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile yedinci fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve dördüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Dağıtıcıların, teknik düzenlemelere uygun depolama ve/veya dolum tesisine sahip olması zorunludur.”
    MADDE 10 – 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 78 – Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
    a) 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 102 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
    b) 2019 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
    2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için bu maddede belirtilen tutarlar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 203 Türk lirası olarak esas alınır.
    Birinci fıkrada belirtilen işyerlerinin tespitinde; 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde uzun vadeli sigorta kollarından aylık prim ve hizmet belgeleri veya muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile bildirimi yapılan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı sayısının ortalaması esas alınır. Ortalama sigortalı sayısı; beş yüzün altında olan işyerleri için günlük 5 Türk lirası, beş yüz ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 Türk lirası destek sağlanır.
    Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
    Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
    İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
    Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2018 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2018 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.
    Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.
    3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgarî ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 271 Türk lirası olarak ve 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.
    Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.
    4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.
    2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”
    MADDE 11 – 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine “Kanun Hükmünde Kararname” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu” ibaresi ve (b) bendine “2 nci maddesinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 6769 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 12 – 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 11 – (1) 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarının Türkiye’de oynanmasına ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar.”
    MADDE 13 – 24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “(3) Bu madde kapsamında atananların Başkanlıkta sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. Bu şekilde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanı kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ve diğer ücretler ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır.
    (4) Birinci fıkrada öngörülen yabancı dil şartının değerlendirilmesinde, dil yeterliği bakımından YDS’ye denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belge de dikkate alınır.
    (5) Birinci fıkra kapsamında başvuru hakkını haiz olanlara bu fıkranın yayımı tarihi itibarıyla on günlük ek başvuru süresi verilir.”
    MADDE 14 – 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (y) bendine “gün içi piyasası” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ileri tarihli fiziksel teslimat gerektiren diğer elektrik piyasaları” ibaresi eklenmiş ve (nn) bendinde yer alan “teslimatı veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
    MADDE 15 – 6446 sayılı Kanunun 11 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “(14) EPİAŞ tarafından işletilen veya mali uzlaştırma ile diğer mali işlemleri yürütülen piyasalarda, risk yönetimine ilişkin usul ve esaslar, merkezî karşı taraf ve takas hizmetleri nedeniyle piyasa katılımcılarından alınacak teminatlara ilişkin usul ve esaslar ile piyasa katılımcılarının yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle uygulanacak temerrüt yönetimi ve oluşturulacak temerrüt garanti hesabına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
    (15) EPİAŞ tarafından işletilen veya mali uzlaştırma ile diğer mali işlemleri yürütülen piyasalara ilişkin olarak EPİAŞ ve merkezî uzlaştırma kuruluşu nezdinde tutulan teminatlar ile oluşturulan temerrüt garanti hesabındaki varlıklar, amaçları dışında kullanılamaz, haczedilemez, rehnedilemez, idari mercilerin tasfiye kararlarından etkilenmez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz.”
    MADDE 16 – Bu Kanunun;
    a) 3 üncü maddesi 1/1/2019 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim şartlarının varlığı açısından dikkate alınmak üzere yayımı tarihinde,
    b) 8 inci maddesi 9/7/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
    c) 10 uncu maddesi 1/1/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
    ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    MADDE 17 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

    29/01/2019

     

    Ekleri için tıklayınız.

    Dolandırıcılık Hakkında

         T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün 14/01/2019 tarihli ve 35804503-589-E.109634 sayılı yazısı ile son zamanlarda çeşitli sektörler özelinde İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğünce seminer düzenleneceği, sonrasında katılımcı işletmelere plaket verileceği beyan edilerek adres istenildiği, akabinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı adlı bir kitabın faturası ile birlikte bu adreslere kargo yoluyla gönderildiği yönünde bildirimlerin arttığı bildirilmiştir.

     İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğünün ismi kullanılmak suretiyle yukarıda belirtilen yöntemler veya başka yollar ile işverenlerin zarara uğratılmasının önüne geçmek amacıyla dikkatli olunması rica olunur.

    T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün yazısına aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7161 Sayılı Kanun

    ÖZET:

    7161 sayılı Kanunla 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler aşağıdaki konulara ilişkindir.

    - Varlık finansmanı fonlarının sermaye piyasalarında yaptıkları işlemler nedeniyle elde ettikleri paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna tutuldu.

    - Gelir Vergisi Kanunu’nda pilotlar ve kabin memurlarına ödenen ücretler ile teşvik gayesi ile verilen mükafatların gelir vergisinden müstesna tutulmasına ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapıldı.

    - Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların,gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına yönelik düzenleme 31/12/2023 tarihine kadar uzatıldı.

    - İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için yatırıma katkı oranının artırımlı uygulanabilmesine yönelik düzenleme 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı.

    - Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri inşasına inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den müstesna tutuldu.

    - Kültür ve Turizm Bakanlığınca yayıncılık sertifikası verilmiş yayıncılar tarafından yapılan kitap ve süreli yayınların teslimi KDV’denmüstesna tutuldu.

    - Kur farkının KDV matrahına dahil olduğuna yönelik düzenleme yapıldı.

    - 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama usul ve esasları belirlenen ve sınırları ve koordinatları gösterilen alanda yapılacak iyileştirme, yenileme ve dönüşüm projeleri kapsamında,trampa yolu ile kamulaştırılan taşınmazların Hazineye devir ve teslimi işlemlerinin katma değer vergisi, damga vergisi ve tapu harcından müstesna tutulmasına yönelik düzenlemenin uygulanma süresi 31/12/2020 tarihine kadar uzatıldı. Bu taşınmazların 31/12/2020 tarihine kadar Hazineye devrinden dolayı Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazanç oluşmuş sayılmayacaktır.

    - İmalat sanayine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında; sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisinin altı aylık/ yıllık dönemi izleyen bir yıl içerisinde belge sahibi mükellefe iade olunmasına yönelik düzenlemenin süresi 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı.

    - Şalgam suyu ile Türk Gıda Kodeksine göre çeşnili ve aromalı/aromalandırılmış içme sütleri, bebek ve devam sütleri sayılanlar 18.01.2019 tarihinden itibaren özel tüketim vergisine tabi olmadığı yönünde düzenleme yapıldı.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/35) görüntülemek için tıklayınız.

    18 Ocak 2019 Tarihli ve 30659 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7161 Sayılı Kanun'u görüntülemek için tıklayınız. 

    2019 Yılı 1. Dönem Etik Eğitimi

    Başvurular : 14 Ocak - 01 Mart 2019 tarihleri arasında http://etik.turmob.org.tr adresinden online olarak yapılabilecektir. (Bu dönemden sonraki başvuru dönemleri ayrıca duyurulacaktır.)

    2019/1 Dönem Etik Eğitimi ile ilgili TÜRMOB'un Odamıza göndermiş olduğu yazıya, 

    Etik Eğitim Yardım Kılavuzuna ve

    Etik Eğitim 2019/1 Dönem Takvimine aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    Bilirkişilerin Kullanması Zorunlu Hale Gelen e-Tebligat Sistemi Hakkındaki Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın Duyurusu

    T.C.
    ADALET BAKANLIĞI
    Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü
    Bilirkişilik Daire Başkanlığı

     

       15.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı “İcra ve iflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” doğrultusunda, 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin “Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar” başlıklı 5. maddesi ile; sicile kayıtlı bilirkişiler için yapılacak tebligatların, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

       Daire Başkanlığımızca sicile kayıtlı bilirkişilere ait bilgiler PTT A.Ş’ye iletilmiş olup bu bilgiler doğrultusunda PTT A.Ş tarafından oluşturulacak adreslerin Başkanlığımıza ulaştırılmasına müteakip bilgilendirme yapılacaktır.

       Sicil ve listelere kayıtlı bilirkişiler tarafından UETS üzerinden üretilecek e-tebligat adresi kullanılacak olup, bilirkişilerin bu aşamada kişisel olarak edindiği e-tebligat veya KEP adreslerinin bölge kurullarına bildirilmesine gerek bulunmamaktadır.


    İlgili duyuruyu görüntülemek için tıklayınız.